Anasayfa arrow Multimedya arrow Resim arrow ABD'den sonra İsrail de fosfor bombası kullandı!
 [Detaylı_Ara]
Anasayfa
HİLÂFET ÖZEL
Beyanname
Siyâsi Tahlil
Kitaplar
Haber - Yorum
İktibas
Dünyada Dava
Multimedya
Fikir - İnceleme
Kavram
Sohbet
Soru-Cevap
Sizden Gelenler
Linkler
İletişim
Detaylı Arama

 Yazarlar

Editör
Esad Mansur
Esma Sıddık
Fuad Hamidoğlu
Mahmud Gıtal
Mehmed Aydın
Saliha Aydın
Sümeyye AVCI
Tahir Şanlı
Zeynep Afra
Bir Ayet

10/91 O'na: "Şimdi mi inandın? Daha önce bas kaldırmış ve bozgunculuk etmiştin" dendi.
Kur'an'da Ara
Aranacak kelimeyi giriniz
  
Al-islam.com'a teşekkür ederiz.
Bir Hadis

"Rasul (s.a.v)'e zorluk ve kolaylıkta, işitmek ve itaat etmek üzere; emir sahipleri ile çekişmeyeceğimize, her nerede olursak olalım muhakkak orada hakkı uygulayacağımıza veya hakkı söyleyeceğimize Allah yolunda hiç kimsenin kınamasından korkmayacağımıza dair biat ettik." (Buhari Kitabu'l Ahkam c.8 S.122 Bab 43, Müslim c. 6 s. 14, Nesei c.2 s.180)
Kitap

Siyasi Meseleler [İşgâl Edilmiş Müslüman Beldeler]

ABD'den sonra İsrail de fosfor bombası kullandı! Yazdır E-Posta
islamdevleti.org
24 Temmuz 2006 Pazartesi
ABD'den sonra İsrail de fosfor bombası kullandı!
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Imageİşte o bomba!

ABD Felluce'de kullanmıştı!
Lübnan Devlet Başkanı Emile Lahud, İsrail'in 13 gündür süren saldırılarında fosfor bombası kullandığını söyledi. Siyonist yahudi askerlerinin kimyasal bombaları taşırken çekilmiş fotoğrafını bulduk.

Lahud, Fransız RFI radyosuna yaptığı açıklamada, katliamın en kısa zamanda durdurulması gerektiğini, ancak ondan sonra her şeyin görüşülebileceğini kaydeden Lahud, BM’nin İsrail'in vahşi saldırısını durdurmak için acilen somut adım atması gerektiğini söyledi. İsrail ordusu ise Lübnan'da kullanılan silahların uluslararası kurallara uygun olduğunu açıklamıştı. İsrail’in Lübnan’daki saldırıları ise devam ediyor. İsrailli ordu yetkilileri, operasyonun haftalarca süreceğini söylerken, İsrail kara kuvvetlerinin liman kenti Tire’ye doğru ilerlediği bildirildi. Güney Lübnan’daki çatışmalarda bir İsrail askeri öldü, yakalanan iki Hizbullah militanı ise İsrail’e götürüldü. Şiddet olaylarında şimdiye kadar 360’tan fazla Lübnanlı, 40’a yakın da İsrailli öldü. Lübnan’dan yabancı ülke vatandaşlarının  Suriye, Türkiye ve Güney Kıbrıs üzerinden kaçışı sürüyor. Lübnan'ın çeşitli yerlerinde mahsur kalan  1200 Türk vatandaşı bugün tahliye ediliyor. Bombalardan kaçan onbinlerce Lübnan vatandaşı da komşu ülke Suriye’ye sığınıyor. dw

Image
Lübnan'da çekilen bu fotoğrafta israil askeri kimyasal bombayı taşırken görünüyor...

 

Image
Kimyasal bombanın şeması...

--------------------------------------------------------------------------------

Editör:

Dünkü, siyonistlerin kendi çocuklarına imzalattırarak fırlattığı füze haberimiz geniş yankı buldu. Haberin, sonsayfa.com ve diğer bazı haber sitelerinde de yayınlaması ile daha geniş kitlelelere yayılması sağlandı; işgalcilerin (diyoruz çünkü sahnede israil görünmesine rağmen, uluslararası toplumun sessiz kalıp seyretmesi, diğer büyük işgalci ve israilin en büyük destekçisi ABD'nin her türlü silahlarla onu desteklemesi, bize Müslümanların sahipsizliğini, yetimliğini yine derinden hatırlattı.

Siyonist çete devleti kurulurken ve kurdurulduğu günden beri aralıksız katliamlarına devam etti. Tıpkı diğer büyük çete devletler gibi. Amerika Felluceyi kimyasal (fosfor) bombaları ile yakarken de ümmet çaresiz gözü yaşlı seyretmişti.

Muhakkak ki, İslam Devleti Hilâfet 1924'te Batılarca yıkıldığı günden beri bu katliamlar, kan, gözyaşı hiç dinmedi. Ümmet ekmeğine kanın, kan kokusunun bulaşmadığı, gözünü çevirip baktığı tarafta ümmetin/kardeşlerinin kanının akmadığı yer göremez oldu! İşgalci batı ve onun şımarık çocuğu, Müslümanların beldelerine, evlerine, pazar yerlerine, bizim kardeşlerimizin tertemiz kanlarını döktü, dökmeye devam ediyor..

Her zaman Şanlı Peygamberin şu sözünü hatırlatıyoruz ki O Resul (sav) bu günleri görmüş ve şu sözünü söylemişti. "Muhakkak ki, İmam/Halife kalkandır. Onunla savaşılır ve korunulur"

Resul (sav)'in bu mübarek sözü, Müslümanların şayet başlarında kendilerini koruyacak ve kollayacak bir Halifesinin bulunmadığı bir zaman diliminde ne yapmalarını öğütleyen, talep eden bir haberidir. Müslümanların ilk iş olarak tüm gücüyle bu kesin talebi yerine getirmeleri onlar için HAYATÎ, ölüm-kalım derecesinde bir meseledir.

Ey Müslümanlar, ne kadar doğru söylemiş değil mi Peygamber SAV. O ümmetinin bugünlerdeki haline en sağlıklı reçeteyi sunmuştu.

Bugün ümmetin kendisini koruyacak kalkanı yok, kendisine/kardeşlerine savaş açana haddini bildirebileceği, ardında savaşacağı İmam/Halifesi yok. Öyleyse ey Müslümanlar, ey kardeşlerimiz: işgalci kafirlerin acımasız saldırılarına karşı bizi kesinkes koruyacağını bildiğimiz kalkanımızı elimize almak için daha ne zamana kadar oturup bekleyeceğiz?

----------------------------------------------------------------------------------

İşte Lübnan'dan yürek parçalayan kareler:

Image

Image

Image

Image

Image

Image

Image

Image

Image

Image



< Önceki   Sonraki >
20 Kasım 2008 Perşembe
22 Zilkade 1429

Tarihin En Büyük Hilâfet Konferansı Gerçekleştirildi

.:: ALINTI ::.
 
Laik değerlerin kadınlara yeni eziyeti
Asma Saleem | 26.10
 
Kapitalizmin son aşaması: Birleşik devletçi devletler topluluğu
Kaan Benli | 24.10
 
İslam Medeniyeti ve Bilim
| 18.10
 
Halifeye ne kadar ödeme yapılır?
Abdul Kareem | 12.05
 
Filistin'in Tibet'ten eksiği ne?
| 23.04
 
FATİH SULTAN MEHMED'İN AYASOFYA VAKFİYESİ
| 15.04
Fikirlerden
HİZB-UT TAHRİR'İN KURULUŞU

Bu fikirleri müslümanlara taşıyan Hizb-ut Tahrir siyasî bir partidir. İdeolojisi İslâm'dır. Siyaset ise işidir. İslâm ideolojisidir. O, ümmetin İslâm'ı kendisi için dava edinmesini sağlamak, İslâm'ı ve bütün hükümlerini uygulama ve tatbik konumuna getirmesi için Hilâfet'in tekrar kurulmasına yönlendirmek için ümmet arasında ve ümmetle beraber çalışmaktadır.

Hizb-ut Tahrir'in kuruluşu, Allahu Teâla'nın şu sözüne icabeten olmuştur:

"İçinizden hayra davet eden, marufu emr edip münkerden nehyeden bir ümmet (kitle-parti) olsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir." (Âl-i İmran: 104)

Hizb-ut Tahrir; ümmeti, içine düşmüş olduğu şiddetli çöküntüden kalkındırmak, küfür fikirleri, nizamları ve hükümlerinden, kafir devletlerin hegemonyası ve tasallutlarından kurtarmak ve Allah'ın indirdiği ile yönetimin tekrar gelmesi için Raşidî Hilâfet Devleti'ni kurmak için çalışmak gayesi ile kurulmuştur.

 

 
Hizb-ut Tahrir Kültüründen

| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |