|
Yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütüne üye oldukları iddiasıyla 25’i tutuklu 34 sanığın yargılanmasına başlandı. ANKARA - Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasına tutuklu sanıklarla 7 tutuksuz sanık ve sanıkların avukatları katıldı. Kimlik tespitlerinin ardından, sanıklara yönelik, 9 Eylül 2005 tarihinde Hacıbayram Camisi’nde örgüt adına bildiri dağıttıkları ve örgüt adına slogan attıkları suçlamalarına yer verilen iddianame özetlenerek okundu.
Tutuklu sanıkların büyük bölümü, savunmalarında Hizb-ut Tahrir örgütünün üyesi olduklarını, örgüte bağlılık yemini ettiklerini kabul etti. Tutuklu sanıklar mahkemeye yazılı olarak sundukları savunmalarında, Hizb-ut Tahrir’in bir terör örgütü değil, fikri ve siyasi bir hareket olduğunu ileri sürdü. Hiçbir şiddet olayına karışmadıklarını, Hz Muhammed’in İslam öğretisini metod olarak kullandıklarını ve amaçlarının ikinci hilafet devletini kurmak olduğunu ifade etti. Tutuklu sanıkların avukatı Hüseyin Yılmaz, müvekkillerinin tahliyesini talep etti. Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kelkit, tutuklu sanıkların tahliye istemlerinin reddine ve duruşmadaki ifadelerine göre Delibaş ile Ünver’in tutuklanmasına karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti, Ünver’in tutuklanmasına karar verirken, Delibaş’ın tutuklanması istemini ise akli durumunu gözeterek reddederek duruşmayı erteledi. İddianamede, sanıklar hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde tanımlanan “örgüt üyesi” olmak suçu uyarınca 3’er yıldan 5’er yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. ntv ‘Müslümanlığı senden öğrenecek değiliz’
Yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütü davasında ilginç diyaloglar yaşandı. Hizb-ut Tahrir örgütüne üye oldukları iddiasıyla 25’i tutuklu 34 sanığın yargılanmasına Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. 3-5 yıl hapis istemiyle yargılanan sanıklardan Bünyamin Soymacı mahkeme üyelerine, ‘Sizleri Allah’ın dinine destek vermeye çağırıyorum’ dedi. Bu sözlere müdahale eden Mahkeme Başkanı Orhan Karadeniz, ‘Biz dinsiz değiliz. Müslümanlığı senden öğrenmeyeceğiz. Benim dedem de atam da Müslüman. Senin, beni hiçbir yere davet etmeye gücün yetmez’ diye konuştu. Sanık Sedat Yağ da Hacıbayram Camii’ne namaz kılmak için gittiğini, namazın ardından slogan attığını söyleyince, Karadeniz, ‘Camide bildiri dağıtmak, slogan atmak doğru mu? Ben duamı unuturum, sen slogan atınca’ karşılığını verdi. Tutuklu sanıkların tahliye istemlerini reddeden mahkeme heyeti, Ercan Kanat ile Aytaç Yılmaz’ın bir sonraki duruşmaya zorla getirilmelerine karar vererek, duruşmayı erteledi. hürriyet Hakimle sanığın ‘davet’ tartışması ANKARA’DA görülen Hizb–ut Tahrir davasında ilginç diyaloglar yaşandı. Sanıklardan Bünyamin Soymacı, mahkeme heyetine seslenerek “Sizi Allah’ın dinine destek vermeye çağırıyorum” dedi. Mahkeme Başkanı Orhan Karadeniz ise “Biz dinsiz değiliz. Müslümanlığı senden öğrenecek değilim” diye yanıt verdi. akşam Sakka’nın avukatına soruşturma Suriyeli Louai Sakka’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda El Kaide üyesinin avukatlığını yapan Osman Karahan hakkında, “Yargı organlarını aşağıladığı” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. İSTANBUL - NTV - Avukat Osman Karahan’ın, Fatih Camii’nde hilafet gösterisi nedeniyle aranan Hizbut Tahrir örgütü üyesi bir kişinin tutuklanmasının ardından “Bu mahkemedeki hakimler Mossad’ın sözünden çıkmıyorlar” dediği öne sürüldü. Bu sözler nedeniyle Osman Karahan hakkında, Terörle Mücadele Şube ekiplerince tutanak tutuldu. Polisin savcılığa verdiği tutanak üzerine, Karahan hakkında, “Yargı organlarını alenen aşağılamak” suçundan soruşturma başlatıldı. Ancak, suçun Beşiktaş’daki Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanına girmemesi nedeniyle “görevsizlik” kararı verilerek, dosya İstanbul Adliyesi’ne gönderildi. Hizbut Tahrir örgütü üyesi olmak suçundan tutuklanan sanığın, Osman Karahan’ın müvekkili olmadığı da dosyada yer alıyor. 'Müvekkilimi Kandıra'da CIA sorguladı' diye ısrar eden avukatın dosyası, SAVCILIKTA Terör örgütü El-Kaide soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Louai Sakka'nın da avukatı olan Osman Karahan hakkında “Devletin yargı organlarını alenen aşağılamak” suçundan başlatılan soruşturmada “görevsizlik kararı” verilerek, dosya İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Anadolu Ajansı - Yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütüne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınarak Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne getirilen Ali Serkan S'nin tutuklanması üzerine, bu sırada adliyede bulunan ve şüphelinin avukatı olmayan Karahan'ın, “Bu hakimler MOSSAD'ın adamları. MOSSAD'ın sözünden çıkmıyorlar” şeklinde konuştuğuna ilişkin Terörle Mücadele Şubesi'nde görevli polislerce tutanak tutuldu. Beşiktaş'taki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen bu evrakı ihbar kabul eden savcılık, Karahan hakkında, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini, devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak” suçunu tanımlayan TCK'nın 301. maddesinin 2. fıkrası uyarınca soruşturma başlattı. Savcılık, Karahan hakkında bu suçlamaya ilişkin işlem yapılması için “görevsizlik kararı” vererek, dosyayı yetkili ve görevli olan Sultanahmet'teki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. | 2008-03-09 20:51:41 hizbu hahiri desdekliyorum | |