Anasayfa arrow Haber - Yorum arrow Kaddafi sonrası iktidar mücadelesi
 [Detaylı_Ara]
Anasayfa
Haber - Yorum
HİLÂFET ÖZEL
Siyâsi Tahlil
Kitaplar
İktibas
Dünyada Dava
Multimedya
Fikir - İnceleme
Kavram
Sohbet
Soru-Cevap
Sizden Gelenler
Linkler
İletişim
Detaylı Arama

 Yazarlar

Editör
Esad Mansur
Esma Sıddık
Fuad Hamidoğlu
Hakan Bolat
Mahmud Gıtal
Mehmed Aydın
Necati Erdem
Salih Çelik
Saliha Aydın
Sümeyye AVCI
Tahir Şanlı
Yasin İbn-u Ali
Zeynep Afra
Bir Ayet

16/84 Kıyamet günü her ümmetten bir şahit getiririz; inkar edenlere itiraz için izin de verilmez, onların özürleri de dinlenmez.
Bir Hadis

"Hiç biriniz elinin emeğinden daha hayırlı bir şey yememiştir." (Buhari)
Kitap

Siyasi Meseleler [İşgâl Edilmiş Müslüman Beldeler]

Kaddafi sonrası iktidar mücadelesi Yazdır E-Posta
İslamdevleti.org
01 Şubat 2012 Çarşamba

ImageDevrim sonrası iç savaştan endişelenen Libya lideri Mustafa Abdülcelil, "Mevcut durum bizi müdahale kararı almaya zorluyor. İstifa edersek Libya sivil savaşa sürüklenebilir" diye konuştu

Arap Baharı yaşayan Kuzey Afrika ülkelerinde son durumu okurlarına aktaran Sabah gazetesi'nden Nur Batur bugün de Libya Devlet Başkanı Abdülcelil ile görüşmesini yazdı. Devrim sonrası sık sık silahlı gruplar arasındaki çatışmalar ile adını duyulan Libya'nın Cumhurbaşkanı da çatışmalardan kaygı duyduğunu dile getirdi. İşte Nur Batur'un Libya notları:

KADDAFİ SONRASI İKTİDAR MÜCADELESİ

O gün Bingazi'deki karargâhının önünde toplanan kalabalık çok öfkeliydi. Karargâhın kapısını el bombalarıyla havaya uçurup Abdülcelil'in zırhlı jipini de yaktılar. Hem de Abdülcelil binadayken. Öfkeli kalabalığın hedefi sadece yolsuzlukla suçlanan Konsey Başkan Yardımcısı mıydı? Yoksa hedefte Abdülcelil de var mıydı? Kalabalık, korumaların duvarını aşıp Abdülcelil'in bulunduğu kata çıksaydı ne olurdu acaba? Saldırıdan sonra Başkan Yardımcısı istifa etti ama bu saldırı ne ilkti ne de son olacak gibi. Başlangıçta aşiretler ve siyasi gruplar birleşmiş olsa da Kaddafi'nin ardından iktidar mücadelesinin başladığına da hiç kuşku yok. Libya'ya kaos havası hakim. Abdülcelil'in karargâh olarak kullandığı yüksek duvarlarla çevrili devlet konukevini Kalaşnikoflu Tuvarıklar koruyor. Güvenlik öylesine sıkıydı ki, beni götüren Büyükelçi Ali Kemal Aydın'ın şöförü olduğu halde içeri almadılar. Korumalardan birinin aracıyla karargâh olarak kullandığı villaya gittim. Aslında iç savaş tehlikesi altındaki bir ülke liderinin böylesine korunması çok da şaşırtıcı sayılmaz. Bugün Abdülcelil'le çatışmaların tam ortasında Trablus'ta yaptığımız söyleşimize devam edip, Libya'nın yeniden kurulmasındaki iki kilit isme sorularımı yönelttim...

Görüşmemizde "İç savaştan çok korkuyor musunuz?" diye sorduğumda Mustafa Abdülcelil'in yüzü gerildi. "Evet çatışmalardan kaygılıyım" diye söze girdi ve şöyle konuştu: "Biz Konsey olarak orduya ya da güvenlik güçlerine çatışmalara müdahale etmeleri için emir vermek istemiyoruz. Ama mevcut durum bizi bazı kararlar almaya da zorluyor. Eğer Konsey olarak gereken kararları almaz ve istifa edersek Libya sivil savaşa sürüklenebilir." Bunun üzerine "Tek başınıza istifa etmek gibi bir düşünceniz yok mu?" diye üsteledim. Abdülcelil "İstifa edersem ülke iç savaşa sürüklenebilir?" dedi. " Libya'da var olan aşiretler arasındaki çatışmalar parçalanma tehlikesi yaratmıyor mu?" dediğimdeyse Abdülcelil "Hayır. Bazıları söz etse de halk kabul etmiyor. Parçalanmak istemiyor. Libya parçalanmayacak" diye konuştu.

KAPALI KAPILAR ARDINDA
Abdülcelil, birliği korumaya çalışsa da henüz tehlikeyi atlamış sayılmaz. Libya'da sadece aşiretler arasında değil, radikal şeriatçılarla ılımlı Müslümanlar ve laikler arasında da gizli bir mücadele var gibi... Gerçi Abdülcelil, Kaddafi'ye ilk bayrak açan lider olarak sahneye çıktı ama Libya'nın kaderini çizecek başka isimlerin de olduğuna hiç kuşku yok. Bunların başında da 36 yılını ABD'de sürgünde geçirdikten sonra Libya'ya dönerek Başbakan olan Elektrik Mühendisi Prof. Abdurrahin El - Kib geliyor. Kib Amerikan sistemini bilen inançlı bir Müslüman olarak tanınıyor. Nitekim kurduğu kabinede laiklere ve ılımlı Müslümanlara ağırlık vermesi "radikal şeriat" yanlılarıyla "ılımlı Müslümanlar" arasındaki gizli mücadeleyi yansıttı. Kabinede devrimi yürüten bazı önemli aşiretler de kilit bakanlıkları aldılar. Bunlar arasında Kaddafi'ye karşı en şiddetli direnişi verip en fazla da kayıp veren Zintan ve Mistrata şehirleri ile aşiretleri de yer alıyor. Savunma Bakanlığı'na Zintan askeri konseyinin komutanını geldi. Adalet ve İçişleri bakanlıklarını ise Mistratali bir hakimle bir savcı omuzladı. Başbakan, Petrol Bakanlığı'na ise bir teknokratı getirdi. Kaddafi'nin öldürülmesinden sonra geçen 3 ayda saldırıların hedefinin ağırlıkla Abdülcelil olması ve Başbakan ile kabinenin kilit adamlarının geri planda kalması dikkat çekiyor. Bu yönetimde çatlak olduğu söylentilerini alevlendiriyor. Kısacası Libya'da iktidar mücadelesi çoktan başlamış gibi.

LİBYA'DA İKİ KİLİT ADAM
Libya'da bir iç savaşı önleyebilecek iki kilit isim daha var. İlki İçişleri Bakanı Favzi Abdulâli. 40 yaşında, kardeşini iç savaşta kaybeden bir savcı. İkincisiyse 50 yaşındaki Mistratalı hakim olan Adalet Bakanı Ali Himeyda Aşur. Aşur'un önünde silahlarını teslim etmeyen devrimci aşiretlerden devrimcilerin elindeki esirlere, Şeyhülislam'ın yargılanmasından yeni Anayasaya, seçim kanunundan yargı sistemine, toplu mezarlardan Kaddafi'nin linç edilmesine ve bir gecede 2 bin 700 genci öldürdüğü iddia edilen ABU Salim Hapishanesi katliamınana kadar dağ gibi sorunlar var. "Zor dönemden geçiyoruz. Bir devleti başka bir devlet olarak inşa etmeye çalışıyoruz. Başarılı olmak ve Allah'a yardım etmesi için dua ediyorum" diyen Aşur'la söyleşilmize "Anayasa şeriata mı dayanacak, yoksa demokratik devletlerdeki ceza ve medeni kanun mu kabul edilecek?" sorumla başladık. Aşur, "Hala cihattayız. Hem geri kalmışlığa karşı hem de diktatörlük sonrası kalıntılarla savaşıyoruz. Allah'ın izniyle demokratik hukuk devletini kuracağız. Anayasa yapılıp, referanduma sunulacak. Anayasa yönetim biçimi ve yasaların ana kaynağını belirleyecek. Şu anda şeriatın ana kaynak mı olacağı yoksa başka kaynaklara da başvuracak mıyız, tartışıyoruz. Ama tek kaynak olmayacak."

'BİRAZ FAZLA KORKUYOR'
İçişleri Bakanı Abdulâli ise belki de en zor görevi yürütüyor. Abdülcelil'in iç savaş endişesini hatırlatınca "Biraz fazla korkuyor" diye acı acı güldü. Sonra kendinden emin bir ses tonuyla "Çatışmalar azalıyor. İç savaş çıkmayacak" diye konuştu. "Ya Tuvarıkların teslim etmediği Kaleşnikoflar?" dedim. Yine kendinden emin "Acelem yok. Devrimcilere güveniyoruz. Ayrıca Kaddafi'nin çevresinden kalanlar var. Boşluk kolluyorlar. Bu yüzden silahları yavaş yavaş toplayacağız. Devrimciler güvenlikleri için silahlarını vermiyor. Polis ve ordu kurulunca teslim edecekler" dedi. Abdulâli "Eğer sorun olursa askeri operasyonlara başlayabiliriz" diye de sopayı göstermekten de çekinmedi. Zintan'lıların elinde olan Seyfülislam'ı da sorduğumdaysa "Şimdilik Zintan'da tutulması daha güvenli. Başka yerde kaçmasına bile göz yumulabilir" dedi. Kısacası Kaddafi devrildi ama kanlı çatışma henüz bitmedi.

< Önceki   Sonraki >
Paylaş Paylaş
| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |