Dikkat edin! Artık herkes Birleşik Devletlerde (ABD'de) tehlike altında! Korkunç yeni kanun; NDAA  Manal Bader* Birleşik Devletler Kongre temsilcileri ve Senatörleri yemin ederek bir makamın başına geçtiklerinde, Birleşik Devletler (ABD) anayasasının temel ilkelerini muhafaza edeceklerine dair ant içmektedirler. Normal kanun yolu ve ihzar emri dahil, kanunları muhafaza etmek ve güvence altına alınmış temel özgürlükler ilkesini korumak için ant içmektedirler. Buna rağmen, temel sivil özgürlükleri ayaklar altına alan bu saçma yasa tasarısını öneren tam da bu Kongredir. Geçenlerde önerilen yasa tasarısı meselesi şudur: Milli savunma yetki kanunu (NDAA), Birleşik Devletler vatandaşlarının herhangi bir suçlama olmadan ve yargılama yapılmadan, bir askeri hapishanede, süresiz gözaltına alınmalarına izin vermektedir. Herhangi bir Birleşik Devletler vatandaşının, normal kanun yoluna başvurulmadan, dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir terörist davranışta bulunduğundan sadece şüphelenilmesiyle, gözaltına alınabileceğine dair bu tasarı tabi ki büyük bir negatif tepkiyle karşılandı. Tabi ki bu tanım, bir kişinin hükümete karşı herhangi bir itirazı dile getirdiğinde, bunun bir terörist eylem olarak yorumlanabileceği, dolayısıyla herhangi bir suçlama olmadan, süresiz gözaltına alınacağı noktasında aşırı derecede müphem ve geneldir/açıktır. Özellikle senatodaki bazı yüksek yetkililerin, bu yasa tasarısının kanunlaştırılmasının korkunç sonuçları hakkındaki kaygılarını dile getirdiklerini işittik. Hatta bu yasa tasarısını nihayetinde durdurabilecek olan Başkanın idari veto kullanmasından bahsedilmektedir. Ne var ki tehlike gerçek ve yakındır. Amerikan sivil özgürlükler Birliği'nin (ACLU) kıdemli hukuk danışmanı Christopher Anders şöyle dedi: "Bu kanun tasarısı, ordunun gözaltına alma otoritesine destek veriyor ve bunu kalıcı hale getiriyor. Şayet bu tasarı yasallaşırsa, Amerikan vatandaşları ve diğerleri, herhangi bir suçlama ve yargılama olmadan, ordu tarafından hapse kapatılma tehlikesi içerisindedirler." Bu üst düzey münazaradan bir hareket noktası çıkarılmıştır: Fiili savaşçılar için değil Amerikan vatandaşlarına, sokaktaki sade, normal vatandaşa geçerli olan, bir şahsın askeri hapishanede, süresiz gözaltına alınması. Bu büyük bir problem oluşturmaktadır: Guantanamo körfezinin oluşturduğu yaşanmışlık duygusu. Böylece, dünyanın herhangi bir yerinde, bu kabus senaryonun, Amerika'nın şuan kötü pazarladığı, süratle parçalanan demokrasinin değerlerini yok ederek, sürekli mevcut olmasını temin edilecektir. Bu, Kaddafi'nin eski rejimi ve Beşar Esad'ın bugünki rejimiyle dikkat çekici benzerlikler sergilemektedir. Her Müslüman veya Arap veya esmer tenli insan yeni olası hedeftir. "Suçu ispat edilene kadar, herkes masumdur," sözüne ne oldu? Birleşik Devletler anayasası bu tür eylemleri, ihzar emri prosedüründe 1. Maddenin 9. bölümünde belirtildiği üzere, "Gözaltında bulundurulan kişinin suçunun saptanabilmesi için mahkeme daveti hakkı, isyan/ayaklanma veya istila durumları olmadıkça, ertelenemez" ifadesiyle katı bir şekilde yasaklamıştır. Şimdi, herhangi bir kişi, olurda Usame bin Laden veya Enver Evlaki gibi bir dış görünüşe sahipse bu, bu kişinin kaçırılması için yeterli yasal desteğin sağlandığı anlamına gelmektedir. Tutuklanmanın tam manasıyla, belirlenmemiş bir süre askeri hapsedilmeye maruz kalacaktır. Buna delil olarak; Guantanamo körfezinde, mahkumlar herhangi bir yargılama veya suçlama olmaksızın neredeyse on yıldır tutulmaktadırlar. Artık, daha evvel hiç olmadığı kadar derinlere mi işlemiştir ırkçılık ve düşmanlık? Sivil halklar hareketi (Civil Rights Movement) bu camdan duvarları paramparça etmedi mi? Yıllar geçtikçe bunun, hakikatlerden çok uzak olduğu netleşmektedir. Her ırkçı bağnaz, sadece şüpheye, imal edilmiş veya hakiki korkuya dayanarak, ister tesettürlü olsun, ister sakallı ve takkeli olsun Müslüman vatandaşlar üzerindeki otoriteyi haberdar edebilecektir. Bu sadece bu meselenin dış görünüşe dayandırılan kısmıdır. Peki ya, izlenen iç veya dış politikaya karşı olup, düşüncesini bildiren/duyuran ABD vatandaşına ne olacaktır? Bir kişi sadece Birleşik Devletlerin yapmış olduğu istatistiklere göre bir karar verecek olsa, göçmen Müslümanların diğer vatandaşlara kıyasla daha fazla yasalara uygun bir yaşam tarzına sahip olduklarını görecektir. Zor ve muhtaç zamanlarda uyuşturucu kullanımına, yağmacılığa veya Vandalizm'e sapmazlar. Bu göçmen ailelerin çocukları, başarılı bir şekilde üniversite eğitimlerini tamamlıyor ve verimli bir hayat sürüyorlar. Bir diğer endişe verici istatistikte seri katilin veya çocuk tacizcisinin veya tecavüzcünün profili ile alakalıdır. Neden toplumu korumak için, bu tür tehlikeli insanları kapsayacak olan bir yasa tasarısı teklif edilip Birleşik Devletler kanununu olarak geçirilmiyor? Böyle bir durumda, Birleşik Devletlerin alışveriş merkezlerinden daha fazla tutuklama merkezleri olacak ve halkın yaklaşık % 90'ı süresiz hapsedilecektir. Bu yeni kanun tasarısının bir diğer boyutu da yankılanan paranoya ve korku faktörüdür ki bu her zamankinden fazla abartılacaktır. Aslında, NDAA'nın desteğiyle İslamofobinin toplum üzerinde, demokrasinin ve toplumsal dokusunun çöküşünü hızlandıracak, zararlı etkileri olacaktır. Medya abartarak, neredeyse anında, terörist olma ihtimali olan kişilerin listesini yayınlayacaktır. Evet, birçok insan hakları örgütleri bunun illegal olduğunu söyleyecek ve İslami, sivil özgürlükler kurumları topluma hızlı ve aktif bir şekilde, itirazlarını yerel temsilcilerine duyurmaları çağrısında bulunacaklardır. Nihayetinde, İslamofobi ateşli bir canlılık kazanacak ve temel özgürlükler, ABD topraklarında veya başka topraklarda yaşayan ABD vatandaşlarının kaderleri üzerinde hiçbir etkisi olmayacaktır. NDAA'nın yasa tasarısı olarak verilmesi ve muhtemel etkileri, ABD'nin demokrasisini ölüme biraz daha yaklaştıracaktır. ABD kongresinin bu yasa tasarısını, kanun olarak geçirmesi ABD tarihinde ne kadar utanç verici bir gün olacaktır. Bütün bunların Müslümanlara yönelik toplama kamplarının oluşumu yönünde bir başlangıç olmaması için dua edelim. Bu daha önceden ABD topraklarında vukuu bulmuştur ve "Terörle savaş" adı altında tekrar gerçekleşebilir. *Bu makale khilafah.com sayfasından İslamdevleti.org için tercüme edilmiştir |