Anasayfa arrow İktibas arrow İngiltere'nin Türkiye Üzerinden Avrupa'ya Verdiği Mesajlar
 [Detaylı_Ara]
Anasayfa
Haber - Yorum
HİLÂFET ÖZEL
Siyâsi Tahlil
Kitaplar
İktibas
Dünyada Dava
Multimedya
Fikir - İnceleme
Kavram
Sohbet
Soru-Cevap
Sizden Gelenler
Linkler
İletişim
Detaylı Arama

 Yazarlar

Editör
Esad Mansur
Esma Sıddık
Fuad Hamidoğlu
Hakan Bolat
Mahmud Gıtal
Mehmed Aydın
Necati Erdem
Salih Çelik
Saliha Aydın
Sümeyye AVCI
Tahir Şanlı
Yasin İbn-u Ali
Zeynep Afra
Bir Ayet

38/60 Toplulukta bulunanlar ise: "Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin; bunu başımıza getiren sizsiniz; ne kötü bir duraktır!" derler.
Bir Hadis

Yine Nebi (sav)'den rivayet edilen bir başka hadis ise şöyledir: "Sizden öncekiler, aralarında şerefli ve itibarlı biri hırsızlık yaptığı zaman onu bıraktıkları, zayıf biri hırsızlık yaptığında ise elini kestikleri için helak oldular." (Ahmed b. Hanbel, Baki Müs. Ensar, 24134) Aişe (r.anha) rivayet ediyor:
Kitap

Siyasi Meseleler [İşgâl Edilmiş Müslüman Beldeler]

İngiltere'nin Türkiye Üzerinden Avrupa'ya Verdiği Mesajlar Yazdır E-Posta
Barış Tarımcıoğlu
29 Kasım 2011 Salı

Ya da hiç bir mesaj vermeyişi, bir şekilde Osmanlıyı parçalayanların en baş sorumlusu olmalarından dolayı tarihi vicdanları mı rahatsızdır? Hiç sanmıyoruz. Dünyanın öteki ucundaki ufacık bir adayı bile 150 sene sonra kullanmak için akıllıca sömürgeye çeviren bir zihniyete karşı temkinli olmak gerek.

Acaba İngiltere neden son yıllarda hep Türkiye’nin yanında tavır alıyor?

İngiltere herkesten önce batan Avrupa gemisini gördü, bu birliği “düzeltmek” için Türkiye’nin dinamizmine ihtiyacı olduğunu anladı ve hep Türkiye’nin AB’ye girmesi gerektiğini savundu.

Özellikle Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’e yapmış oldukları “royal” karşılama değil mesele, senede bir defa her devlet başkanlarına yapıyorlar. Ancak bu sefer, İngiliz medyası normalden fazla ilgi gösteriyor bu olaya.

Sanki yakın bir gelecekte, daha da derinleşecek, kuvvetlenecek bir bağ için İngiliz kamuoyu hazırlanıyor.

Vakti zamanında durup dururken, gecenin bir körü kendi tarihçilerini BBC’ye çıkartıp, “Efendim, Ermeni soykırımı olmamıştır, Türklere haksızlık yapılıyor” dediklerinde “Hoppala, şimdi durup duruken bu destek niye?” diye kafamız karışmıştı.

Avusturyalı Özgürlük Partisi başkanı Heinz-Christian Strache, Rus tv’lerine geçen gün verdiği mülakatta, “gericiliğin” doruklarına çıkıyor. “Türkler AB’ye girerse, Avrupa’da barış ve huzura dayalı medeniyet çöker” diyor.

Tam da aynı günlerde İngiliz basını Cumhurbaşkanı-Kraliçe buluşmasını vesile ederek, Türkiye hakkında bir sürü olumlu yazılar yayınlıyor, özellikle Türk ekonomisini yere göğe sığdıramıyorlar.

Hele normalde fırsatını bulunca İslamofobik çığırtkanlığı ile bilinen Daily Express, Kraliçenin vermiş olduğu ziyafetin “helal” sertifikalı olup, her şeyin İslami usullere uygun olduğu haberini verirken, o kadar mülayim ki. Sanki bir yerlerden emir almışlar. “Ne yazarsanız yazın her zaman Türkiye’nin ne kadar modern olduğunu vurgulayın” diye. Aynı haberlerin hemen yanlarında “Türkiye’den ev alın, Türkiye’ye yatırım yapın vs.” türünden ilanlar…

İşte belki de bu mesajlar, diğer Avrupa ülkelerine. İngiltere onlara:

“Sizi gidi yaşlı bunaklar topluluğu sizi, birliğiniz dağılıyor, ben ise ileri görüşlü olduğumdan, çoktan yeni yükselen değer Türkiye ile her türlü işbirliğine hazırım” mı diyor?

Zaten bir düşünün, 2007-2008 civarında bizim kamuoyunda da daha AB balonu sönmemişti. O zamanlar bizi alsalardı, o gaz ve şevkle, her bir “anadolu kaplanı” batmakta olan AB ekonomilerine subap olurdu, zaten belki de İngiliz bunu gördüğünden  hep Türkiye’yi destekledi.

İyiki de almamışlar, hala abuk sabuk “ekonomi derecelendirme kurumlarını” ciddiye almak zorunda kalırdık. Gerçi hala o zihniyeti uzaktan da olsa ciddiye alanlar var bizim basınımızda, “ah keşke Cumhurbaşkanı ile ben de Buckingham’a sarayına davet edilseydim, ne güzel frak giyerdim” diye iç geçirenler var.  Bu zihniyet hem frak giymeyi sever, hem de derecelendirme kuruluşlarının verdiği notları “bilimsel” zanneder.

Oysa İngiliz çok daha ince hesaplar yapar, dikkatli olmak lazım.

Öyle yelkenleri suya indirmeyelim. Bu aralar İngiltere’den hasır altı edilecek bir vaka ile noktalayalım yazımızı. BBC’nin haberine göre Manchester’de camilere sızmayı başarmış İngiliz polisi.  Eh, ne yapacaklardı cami eşrafı, “selamun aleyküm, bize İslamı öğretin” diyen gençleri geri çevirecek değillerdi ya.

İngiliz polisinin bu sızma operasyonundaki derdi, “radikalleri gözlem altına alıp, terör faaliyetleri ile bağlantıları olup olmadıklarını araştırmak için” miş. Bu sivil polisler, mahalle cemaatlerine karışmayı başarmış.

Medine döneminde, Peygamberimizin(sav) mescidine musallat olan münafıklar gibi.

Ne de olsa evrensel bir illettir, bu “sahtekarlık”.

Bir atasözü hatırladık giderayak;

“İngiliz, kafasından geçenin 10′da 9′unu yüksek sesle söylemez”.

haricihaber

< Önceki   Sonraki >
Paylaş Paylaş
19 Mayıs 2012 Cumartesi
28 Cumâde'l Âhira 1433
.:: son 30 günün ::.
| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |