Anasayfa arrow Haber - Yorum arrow "Cameron Almanya ve Fransa'yı Yabancılaştırdı"
 [Detaylı_Ara]
Anasayfa
HİLÂFET ÖZEL
Siyâsi Tahlil
Kitaplar
Haber - Yorum
İktibas
Dünyada Dava
Multimedya
Fikir - İnceleme
Kavram
Sohbet
Soru-Cevap
Sizden Gelenler
Linkler
İletişim
Detaylı Arama
.::ALINTI::.
 
Emin Saraç hocaefendi ile bir röportaj
| 08.03
 
Seyyid'in evinden hangi kitaplar çıkmıştı?
| 23.11
 
THK'nin Staj Alanı: Kürt İsyanları
| 23.11
 
GÜNEY AKIM- NABUCCO, RUSYA-ABD ÇEKİŞMESİDİR
| 31.07
 
'AKP'yi Kapatır Gül'ü İndirirler'
Nuh Gönültaş | 07.06
 
Vehim Ve Gerçeklik Arasında, Ergenekon Hizb-ut Tahrir İlişkisi
Hakkı Eren | 25.05
 
Irak'ta savaşın altıncı yıldönümü: ABD'nin en büyük mağlup kültürüdür
| 21.05
 
Davos ve sonrası
Yılmaz Öztuna | 02.02
 
"Öldürmeyeceksin"de... Ama silahlanmaya devam et
Ayşe Hür | 02.02
 
Küresel kriz bitti mi?
Mehmet Altan | 25.01
 
TC-İsrail ilişkilerinin faydasına tüküreyim!
Hakan Albayrak | 24.01
 
Direniş Filistin'in hakkı
Saad Muhyu | 23.01
 
İslami Ekonomik Sistemin Gölgesinde İtminanlı ve Güvenli bir Dünyaya Doğru
| 22.01
 
Hizb-ut Tahrir Emîrînin Ekonomi Konferansındaki Açılış Konuşması
| 22.01
 
Bize hangi günahkar eli uzatıyorsun sen!
İbrahim Karagül | 22.01
 
Gazze'de tarihi unuttuk
Robert Fisk | 20.01
 
Kudüs'ün Fethi
Suna Durmaz | 19.01
 
Böyle "karı" olmaz olsun!
Hakan Albayrak | 19.01
 
Gazze: Bedir, Uhud, Hendek
M. Emin Yıldırım | 17.01
 
İsrail, neden çocukları öldürüyor?
Ali Bulaç | 17.01
 
Ankara'nın Gazze soruları...
Cevher İLHAN | 17.01
 
Kanla Beslenen Siyonist Devlet
Fikret Başkaya | 17.01
 
Meclis, neden "İsrail'i kınama kararı" alamadı?
Cevher İLHAN | 15.01
 
Domuzdan post gavurdan dost...
Muhammed Özkılınç | 14.01
 
İsrail: Türkiye ilişkimizi Açıklamıyor
Gürkan Hacır | 05.01
 
Abdulhamid'in hatıraları
| 20.12
 
Laik değerlerin kadınlara yeni eziyeti
Asma Saleem | 26.10
 
Kapitalizmin son aşaması: Birleşik devletçi devletler topluluğu
Kaan Benli | 24.10
 
İslam Medeniyeti ve Bilim
| 18.10
 
Halifeye ne kadar ödeme yapılır?
Abdul Kareem | 12.05
"Cameron Almanya ve Fransa'yı Yabancılaştırdı" Yazdır E-Posta
islamdevleti.org
31 Temmuz 2010 Cumartesi

ImageTürkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyesi olma düşüncesi birlikteki birçok ülkeye rahatsızlık veren bir fikir oldu.

İngiltere Başbakanı David Cameron’ın Türkiye’nin üyeliğine destek vermesi ise, İngiltere’nin Almanya ve Fransa ile arasına mesafe koymasına yol açtı.

Büyük, fakir ve gizemli: Bu üç kelime Avrupa Birliği’nde yaşayan insanların Türkiye’yi nasıl gördüğünü özetliyor. Türkiye Fransa’dan daha fazla toprağa, Almanya kadar büyük bir nüfusa sahip ancak Romanya kadar da yoksul. Türkiye ile bağdaşan bir diğer unsur, ülkenin farklı ya da yabancı bir toplum olup olmadığı. Türkiye hakkında Avrupa’da sözü edilmeyen duygusal bağlılık, onun Avrupa kulübündeki diğer ülkelere benzemediğini gösteriyor.

TÜRKİYE’DEN ÇEKİNİN

Türkiye’ye bu hafta içinde düzenlediği ziyarette, Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle bu konunun kıyısından geçmeyi tercih etti ve Almanya’nın “Türkiye ve Avrupa ile bağlarını derinleştirmeye büyük önem verdiğini” belirtti. Almanya’daki ortak görüş ise Alman hükümetinin Türkiye’nin AB’ye tam üye olmasına destek vermemek ancak bunun yerine “imtiyazlı ortaklık” sunmak.

Westerwelle’nin sözleri, geçtiğimiz yıl Türkiye ile “yakın bağlantı” kurmak için baskı gösteren ancak Türkiye’nin üyeliğini desteklemeyen Başbakan Angela Merkel’in Prag’da ettiği sözleri yansıtıyor. Merkel’in yanı sıra, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy bu konuda çok daha doğrudan bir yaklaşım sergiledi.

Sarkozy, “Türkiye’nin AB’de yeri olduğunu düşünmüyorum ve bu hususta düşüncem değişmiş değil” dedi. Her ne kadar Merkel ve Sarkozy Türkiye’nin AB müzakerelerinin 2004’te başladığı gerçeğini değiştiremeyecek olsa da, bu süreci ertelemek için ellerinden geleni yapıyor.

CAMERON ÖFKELİ

Almanya ve Fransa’nın olumsuz görüşleri, Ankara ziyaretinde Türkiye’nin üyeliğini ateşli bir şekilde savunan Cameron’un sözleriyle ciddi biçimde zıtlaşıyor. Kendisini Türkiye’nin üyelik çabaları için “en güçlü savunuculardan biri” olarak ilan eden Cameron, üyelik sürecindeki yavaşlıktan dolayı “öfkeli” olduğunu belirtti.

Cameron’ın bu hususta Türkiye’yi en çok savunduğu alan, Ankara’nın NATO’daki rolü ve Avrupa’nın geri kalanını korumakta gösterdiği rol oldu. İngiltere başbakanı, oynadığı role rağmen Türkiye’ye Avrupa çadırında yer verilmediğine dikkat çekti.

Cameron’ın görüşleri, “genişleme yorgunu” olan Avrupa’nın birçok ülkesiyle sürtüşüyor. Son altı yılda 12 yeni üye kabul eden ve toplamda 27 üyeye ulaşan AB, o kadar büyük bir para ve enerji harcaması yapıyor ki, yeni bir üye kabul edebilecek durumda değil.

Brüksel’deki dedikodular ise, Cameron’un Türkiye’ye gösterdiği yakınlığın aslında tam olarak bu amacı taşımadığı ancak AB’yi güçsüzleştirmek için atılan politik bir hamle olduğu. İngiliz uzmanlara göre, birliği farklı yeni üyeler kabul etmek geleneksel Avrupa bütünlüğünü bozarak bir çatırdamaya neden olabilir.

Cameron’ın sözlerinin arkasındaki güdü ne olursa olsun, Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin hızlanacağını beklemek düşük bir olasılık. Türkiye’nin Avrupa’nın istediği standartlara ulaşabilmesi için hala önünde uzun bir yol var.

Aslına bakılırsa Türkiye o kadar yavaş ilerliyor ki, Ankara’nın yerini Hırvatistan veya İzlanda kapacakmış gibi gözüküyor. Böylece Türkiye çadırın 28’inci veya 29’uncu üyesi olma şansını da kaybedebilir.

abhaber

< Önceki   Sonraki >
Paylaş Paylaş
08 Eylül 2010 Çarşamba
29 Ramazân 1431
.:: son 24 saatin ::.
.:: son 7 günün ::.
.:: son 30 günün ::.
ANKET
'İsrail'e karşı köklü çözüm nedir?
  
| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |