|
Salih Çelik
|
|
01 Temmuz 2010 Perşembe |
|
Ey Mahzun şehir, Ey İsra ve Mirac Beldesi Salahaddin'in gözbebeği..
Utanma, Eğme başını, Kaldır!
Utanç bize ait... Utancımız, Kan emzirdiğin çocuklarına gönderdiğimiz gemilerde... Utancımız, Elleri yanmış çocuklarına gönderdiğimiz Oyuncaklarda...
Ey Mahzun şehir! Bekleme artık, gelmez Selahaddin... Gözlerindeki özlem kime? Sıra Sıra dizdiğimiz ordularımız Senin için değil...
Ey Mahzun şehir! Ey Kudüs... Gökyüzü hiç bu kadar utanç duymamıştı yeryüzünden. Yağmurlarımızda bir bereketsizlik, Bu yağan kar beyaz değil...
Kışlalarımızda beklettiğimiz tanklarımız; uçaklarımız, füzelerimiz senin için değil... Mehmetler sana adanmış değil...
Kuklalar bebeklerine oynamaz, Hizmet etmez uşaklar sana... Aldanma, Söylemlerin hepsi yalan, Bir kuru söz bulmacası bunlar inan...
Kışlalarıma kilit vuruldu affet! Ordularım... Ey şehir affet; Ordularım benim değil...
Ey mübarek belde! Salahaddin'in gözbebeği.. Utanma, Eğme başını, Kaldır!
Ey Ömer'le meftûh şehir! Acılarımız, doğum sancısıdır. Bekle!.. Ömer'e gebe analar...
|