Anasayfa arrow Yazarlar arrow Editör arrow ŞİMDİ İCRAAT İSTİYORUZ!...
 [Detaylı_Ara]
Anasayfa
HİLÂFET ÖZEL
Siyâsi Tahlil
Kitaplar
Haber - Yorum
İktibas
Dünyada Dava
Multimedya
Fikir - İnceleme
Kavram
Sohbet
Soru-Cevap
Sizden Gelenler
Linkler
İletişim
Detaylı Arama

 Yazarlar

Editör
Esad Mansur
Esma Sıddık
Fatih Babayiğit
Fuad Hamidoğlu
Hakan Fikret
Mahmud Gıtal
Mehmed Aydın
Minhac
Necati Erdem
Salih Çelik
Saliha Aydın
Sümeyye AVCI
Tahir Şanlı
Zeynep Afra
Bir Ayet

3/124-125 İnananlara: "Rabbinizin size gönderilmiş üç bin melekle yardım etmesi size yetmeyecek mi?" diyordun. Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar de hemen üzerinize gelirlerse Rabbiniz size, nişanlı beş bin melekle imdat edecektir.
Kur'an'da Ara
Aranacak kelimeyi giriniz
  
Al-islam.com'a teşekkür ederiz.
Bir Hadis

"Nebi (sav) hırsızlık yapan bir kadının elini kesti. Aişe der ki: Daha sonra bu kadın, Rasulullah (sav)'e gelerek ihtiyacını söyledi, tevbe etti ve tevbesini en güzel bir şekilde yaptı." (Buhari, K Hudud, 6302)
Kitap

Siyasi Meseleler [İşgâl Edilmiş Müslüman Beldeler]

ŞİMDİ İCRAAT İSTİYORUZ!... Yazdır E-Posta
islamdevleti.org
31 Mayıs 2010 Pazartesi

İslamdevleti.org / Editör

Yahudi varlığı yine meydan okudu. Dünyanın gözü önünde yine öldürdü, hiçbir gerekçesi olmadan uluslar arası sularda korsan saldırı ile gemilere el kondu.

Somali açıklarında korsan avına çıkanlar acaba şimdi ne yapacaklar?! Uluslar arası suda korsan avına çıkan ülkelerin savaş gemilerinden bir tanesi de Türk Deniz Kuvvetlerine ait bir savaş gemisi idi. Yahudi varlığının uluslar arası suda yaptığı bu korsan avına karşı acaba hangi ülke savaş gemilerini gönderecek?!

Evet, bir vatandaşı için veya keyfine göre hareket eden, yakıp yıkan bu vahşi varlık için hangi hukuktan bahsedilebilir?! Uluslar arası hukuk arkasına sığınmak kimi kurtarabilir? Bu vahşi varlığı koruyan ve gözeten o hukuk denen paçavra değil mi?!

Cüceyi devleştiren, haklıyı haksız kılan, zalimin zulmüne ortam hazırlayan bu uluslar arası hukuk değil mi?

Beyler bu ümmet icraat istiyor icraat!

Yıllardır suskunluğun değişik versiyonları ile bu canavarın suçları örtbas edilmiştir. Korkak siyaset yüzünden, neticede vahşi varlığı kuvvetlendiren demeçlerle olaylar sürekli geçiştirilmiştir.

Dünyayı iyi okuyan, İslam beldelerindeki kukla yönetimleri, pısırık yöneticileri iyi etüt eden yahudi varlığı için caydırıcı ne olabilir ki?!

Yahudi varlığı dünyayı tanımaz kendisini tanır. Yahudi varlığı insanlığı insan olarak görmez, kendisini varlıklar üstü görür...

Yıllardır yapılan kıyımlar, katliamlar, işgaller karşısında ne gibi hukuki başarı elde edilmiştir?!

Dev protestoların arkasına sığınan ülkeler yahudi varlığının canavar ruhuna ne kadar su atabilmiştir?!

Yahudi varlığı ne kahroldu ne de zulmü son buldu.

Çünkü yapılması gereken icraat bir türlü öne çıkmadı.

O icraat; orduların öne çıkmasıdır. Müslüman ordularının zincirlerini kırarak şişirilmiş, şımartılmış, işgalci varlığın varlığına bir son verilmesidir.

Ümmet pısırık, korkak icraatlar istemiyor, zaferden zafere koşacak ordularla bu zulme dur diyecek icraatlar istiyor.

Artık bu ümmet süslü-püslü sözlerle verilen demeçler duymak istemiyor. Müslümanlar zafer sesleri duymak istiyor.

Evet, bu olayda da her türlü hak ortaya çıkmıştır.  Dünya kamuoyunda nefret toplayan bu olayda en azından vatandaşını koruma hakkı da doğmuştur. Hatta bu olay açıkça savaş nedenidir.

İslam ülkelerine (!) sesleniyoruz; eğer sizler gerçekten ümmetin varlığını temsil edenler iseniz bu insanların haklarını korumak için ne diye bekliyorsunuz?

Evet, bu bir savaştır. Bu savaş diplomatik savaş değil orduların harekete geçirilmesi gereken bir savaştır. Çünkü karşıda ordu savaş meydanına çıkmış silahsız insanları katletmiştir. Öyleyse bu ümmet politik icraat değil orduların harekete geçtiği bir icraat görmek istiyor.

Başka yerlerde çözüm aramanın hiçbir anlamı yoktur. Başka yerlerde kulis yapmanın hiçbir getirisi yoktur. Ne BM'ler ne İslam Örgütü Konseyi, ne NATO, ne Avrupa Birliği ve ne de diğerleri...

Çözüm İslam devleti Hilafetin ilanı, zincire vurulmuş orduların cihad aşkıyla ortaya yeniden çıkartılmasıdır.

 İşte icraat budur!...

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ قَاتِلُواْ الَّذِينَ يَلُونَكُم مِّنَ الْكُفَّارِ وَلِيَجِدُواْ فِيكُمْ غِلْظَةً وَاعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ مَعَ الْمُتَّقِينَ

"-Ey iman edenler! Sizde büyük bir güç olduğunu görmeleri için yakınınızda bulunan kafirlerle savaşın. Allah'ın muttakilerle beraber olduğunu bilin."  (Tevbe 123)  

< Önceki   Sonraki >
Paylaş Paylaş
| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |