Anasayfa arrow Dünyada Dava arrow Cuma eylemine hapis
 [Detaylı_Ara]
Anasayfa
HİLÂFET ÖZEL
Beyanname
Siyâsi Tahlil
Kitaplar
Haber - Yorum
İktibas
Dünyada Dava
Multimedya
Fikir - İnceleme
Kavram
Sohbet
Soru-Cevap
Sizden Gelenler
Linkler
İletişim
Detaylı Arama

 Yazarlar

Editör
Esad Mansur
Esma Sıddık
Fuad Hamidoğlu
Mahmud Gıtal
Mehmed Aydın
Necati Erdem
Saliha Aydın
Sümeyye AVCI
Tahir Şanlı
Zeynep Afra
Bir Ayet

6/56 De ki: "Allah'tan başka, yalvardıklarınıza kulluk etmekten menolundum." "Sizin heveslerinize uymayacağım, yoksa sapıtmış, doğru yolda gidenlerden olmamış olurum" de.
Kur'an'da Ara
Aranacak kelimeyi giriniz
  
Al-islam.com'a teşekkür ederiz.
Bir Hadis

Rasulullah (sav) Yemen'e Muaz b. Cebel'i gönderirken ona söylediklerinden bir kısmı şudur: "Sen Kitab ehli olan bir kavme gidiyorsun. Kendilerini ilk davet ettiğin şey Allahu Teâlâ'ya ibadet olsun. Bunu kabul ederlerse Allahu Teâlâ'nın, zenginlerinden alınıp, fakirlerine verilmek üzere zekatı farz kıldığını haber ver. Eğer kabul eder ve itaat ederlerse onlardan al, en iyi mallarını almaktan çekin. Mazlumun duasından sakın. Çünkü onun duasıyla Allah arasında herhangi bir perde yoktur." (Buhari, K. Tevhid, 6824)
Kitap

Siyasi Meseleler [İşgâl Edilmiş Müslüman Beldeler]

Cuma eylemine hapis Yazdır E-Posta
islamdevleti.org
13 Eylül 2005 Salı

ImageBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen cuma namazını kıldığı Hacı Bayram Camii'nde gösteri yapmak (bildiri dağıtmak) isterken gözaltına alınan Hizb-ut Tahrir örgütü üyesi 24 kişi tutuklandı.

Dün Ankara Adliyesi'ne getirilen 32 zanlıdan sekizi savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. 24 kişi ise Terörle Mücadele Kanunu'nun 'terör örgütü üyesi olma ve örgüt adına faaliyette bulunma' suçu uyarınca tutuklanmaları istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi hâkimlikte sorguları tamamlanan 24 kişi, tutuklanarak cezaevine gönderildi. RADİKAL - ANKARA

Hizb-ut Tahrir’e 24 tutuklama

Hacı Bayram Camii’nde cuma namazı sonrasında yasadışı gösteri yapmak isterken gözaltına alınan Hizb-ut Tahrir’in 24 üyesi tutuklandı.

Gözaltına alınan 32 kişi, dün Ankara Adliyesi’ne getirildi. Eylemciler, ifade vermek için beklerken Kuran okuyup namaz kıldılar. 8 kişi savcılıkça serbest bırakılırken, 24 kişi ‘terör örgütü üyesi olma ve örgüt adına faaliyette bulunma’ suçundan tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Emniyette ifade vermeyi reddeden eylemcilerin bir kısmı mahkemedeki ifadesinde suçlamayı kabul etmezken, bir kısmı örgüt üyesi olmadığını ancak örgütün görüşlerini benimsediğini söyledi. 24 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklular cezaevine gönderilmek için araçlara bindirilirken ‘Hilafet gelecek, cumhuriyet yıkılacak’ sloganları attı.  Hürriyet

Hizb-ut Tahrir'in hilafet eylemine 24 tutuklama

Ankara'da 'Hilafet eylemi yapmak isterken' yakalanan 33 kişiden 24'ü örgüt üyesi olmak suçundan cezaevine gönderildi. Sekiz kişi ise serbest bırakıldı

TÜRKER KARAPINAR Ankara

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Ankara Hacı Bayram Camii'nde cuma namazı kıldığı sırada "hilafet yanlısı eylem yapmak" isterken gözaltına alınan yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütü üyesi 33 kişiden 24'ü tutuklanarak, cezaevine gönderildi.
Emniyet'teki sorguları biten 33 kişi dün adliyeye sevk edildi. Yaşı 18'den küçük olan bir kişi çocuk suçlarına bakmakla görevli savcılığa sevk edilirken, diğer zanlıların ifadeleri 4 savcısı tarafından alındı. 8 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı, 24 kişi tutuklanmaları istemiyle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Yedek Hâkimliği'ne sevk edildi. Hâkim Rüstem Çiloğlu, ifadelerini aldığı 24 kişinin, örgüt üyesi olmak ve örgüt propagandası yapmak suçundan tutuklanmalarına karar verdi. Yaşı 18'den küçük olan zanlı, ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

DGM'de öğle namazı
24 kişi, tutuklanmadan önce sevk edildikleri kapatılan Ankara 2 No'lu DGM'nin salonunda öğle namazını kıldı. Zanlıların, savcılık ifadelerinde, Hizb-ut Tahrir örgütünün üyesi olduklarını kabul ettikleri, ancak sorguyu "caiz değil" diyerek kabul etmedikleri bildirildi. Zanlıların, ifadelerinde, Cumhuriyet gazetesi okuduklarını, İstanbul Fatih Camii'nde düzenlenen eylemden de bu vesileyle haberdar olduklarını, her cuma günü de Hacı Bayram Camii'ne gittiklerini söyledikleri öğrenildi. Milliyet

Hizbuttahrir üyesi oldukları iddiasıyla 24 kişi tutuklandı

Ankara Hacı Bayram Camii’nde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da kıldığı cuma namazı sonrası bildiri dağıtırken gözaltına alınan Hizbuttahrir üyesi 24 kişi tutuklandı.

Ankara Adliyesi’ne getirilen 32 kişi Adli Tıp’a çıkartılarak sağlık kontrolünden geçirildi. Hizbuttahrir üyelerinden biri tekbir getirerek zorluk çıkarmak istedi. Ancak polisler olayın daha da büyümesini engelledi. Adli Tıp kontrollerinin ardından şahıslar, 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne götürüldü. Sorgulamanın ardından 32 kişiden 24’ü örgüt üyesi oldukları gerekçesiyle tutuklanarak Ulucanlar Cezaevi’ne götürüldü. Zaman

Hizb-ut Tahrir üyesi 24 kişi tutuklandı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı cuma namazı sırasında yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütünün gösterisinde gözaltına alınan 32 kişi, dün Ankara Adalet Sarayı'na getirildi. Söz konusu kişilerin ifadelerinin ardından, terör ve organize suçlara bakmakla görevli Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kelkit, 8 kişiyi serbest bıraktı. Kelkit, 24 kişiyi ise Terörle Mücadele Kanunu'nun ''terör örgütü üyesi olma ve örgüt adına faaliyette bulunma'' suçunu düzenleyen 7/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk etti. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi hakimliğince sorgulanan 24 kişi, savcının talebi doğrultusunda tutuklanarak cezaevine gönderildi. Akşam

Hizb-ut Tahrir üyesi 24 kişi tutuklandı

Hacı Bayram Camii'nde cuma namazı sırasında yasadışı gösteri yapmak isterken gözaltına alınan Hizb-ut Tahrir örgütü üyesi 24 kişi tutuklandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı cuma namazı sırasında yasadışı gösteri yaparken gözaltına alınan 32 kişi, dün Ankara Adalet Sarayı'na getirildi. Sözkonusu kişilerin ifadelerinin ardından, terör ve organize suçlara bakmakla görevli Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kelkit, 8 kişiyi serbest bıraktı. Kelkit, 24 kişiyi ise Terörle Mücadele Kanunu'nun "terör örgütü üyesi olma ve örgüt adına faaliyette bulunma'' suçunu düzenleyen 7/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk etti. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi hakimliğince sorgulanan 24 kişi, savcının talebi doğrultusunda tutuklanarak, cezaevine gönderildi. Y.Şafak

Abdullah Gül: Irak'ta başka terör gruplarına nasıl operasyon yapılıyorsa PKK'ya da yapılmalı

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Irak'ta güvenlik güçlerinin yabancı terör gruplarına karşı yaptığı operasyonların terör örgütü PKK'ya karşı da yapılması gerektiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler'in (BM) açılışı için ABD'nin New York kentine gelen Bakan Gül, gazetecilere yaptığı açıklamada, "PKK ile mücadele sadece Irak'ın işi değil. Oradaki koalisyon güçlerinin de görevi. Başka teröristlerin bulunduğu Telafer gibi bölgelerde nasıl operasyon yapıyorlarsa, PKK'nın bulunduğu bölgelerde de PKK'ya karşı operasyon yapmaları gerekir" diye konuştu.
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin, "Türkiye Irak'ın askeri gücünü biliyor. PKK'ya karşı Irak tek başına mücadele edemez" sözlerinin hatırlatılması üzerine Bakan Gül, "Irak'ın gücünün ne olduğunu tabii ki biliyoruz. Bugün güçleri yoksa yarın olacaktır" dedi.
Gül, Irak'ın Telafer şehrindeki olayları ise yakından takip ettiklerini söyleyerek, ilk yardım konvoylarının yola çıktığını ve ABD'li yetkilileri, Telafer'deki sivillere zarar gelmemesi konusunda uyardıklarını belirtti. Çatışma ortamı içinde kurunun yanında yaşın da zarar gördüğünü hatırlatan Gül, "Irak başka bir ülke. Bizim yapabileceklerimiz sınırlı" diye konuştu.
Bakan Gül, bu hafta ortasında ABD Kongresi'nde yeniden gündeme gelmesi beklenen Ermeni yasa tasarısı ile ilgili olarak ise, "Bu konuda herkes Türkiye'nin beklentilerini biliyor" demekle yetindi.
Gül, New York'ta ABD'deki Türk konsoloslarla bir toplantı düzenledi. Toplantıda, ABD'deki Türkler'e yardımcı olmak üzere günde 12 saat hizmet verecek bir çağrı merkezi kurulması kararı alındığı belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Irak koordinatörü Jeffrey, "Yakalanacak PKK'lıların listesi bizde var. Elimize düştükçe çaresine bakacağız. Ama şimdi Irak'ta elimiz dolu''

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Irak koordinatörü James Jeffrey, "Yakalanacak PKK'lıların listesi bizde var. Elimize düştükçe çaresine bakacağız. Türkiye ile istihbaratı paylaşıyoruz" dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın üst düzey danışmanlarından Jeffrey, ABD Dışişleri Bakanlığı'nda, Irak konulu bir brifing düzenledi.
Jeffrey, PKK konusundaki sorulara karşılık, ABD'nin "terör örgütü PKK'yı El Kaide'den ve terör örgütünün başı Abdullah Öcalan'ı da El Kaide lideri Usame bin Ladin'den daha farklı görmediği" yönündeki görüşü yineledi ve "Bizim umudumuz PKK'nın ortadan kaybolması, yok edilmesi. Sizin çıkarınız bizim de çıkarımıza. Bu adamları dikkatle izliyoruz, elimizdeki istihbaratı Türkiye ve Irak hükümetiyle paylaşıyoruz. Ama şimdi Irak'ta elimiz dolu" dedi.
Şu sırada Irak'ta herkesin önceliğinin isyancıların "temizlenmesi" olduğunu belirten Jeffrey, PKK konusunda ABD'nin de endişeli olduğunu ve Türkiye'nin endişelerini "meşru" gördüğünü kaydetti.
Jeffrey, Irak hükümetinin de PKK'yı terörist örgüt olarak kabul ettiğini söyledi. Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin, PKK'dan terörist örgüt olarak bahsetmediği yönündeki bir soruya karşılık Jeffrey, siyasi liderlerin söyledikleriyle hükümet politikası arasında zaman zaman farklılıklar olabileceğini, ancak Irak'ın PKK konusundaki pozisyonunun çok açık olduğunu belirtti.
Talabani'nin, Irak'ın komşularını caydırmak için Amerikan askerlerine ihtiyaçları olduğu yönündeki sözlerinin hatırlatılmasına karşılık Jeffrey, Irak'ta siyasi sürece destek ve güvenliği sağlamak, terörizmle savaşmak için bulunduklarını belirtti ve "Bu iş bitince, Irak kendini koruyabilecek duruma gelince orada görevimiz de bitecek.
Türkiye'nin yıllardır PKK'ya karşı ülke içinde başarılı bir kampanya yürüttüğünü belirten Jeffrey, Türkiye'nin PKK eylemlerini durdurmak için sınırötesi bir operasyona girişmesininse iyi olmayacağını savundu. Jeffrey, "Türkiye geçmişte de bu tür sınır ötesi kampanyalar yürüttü. 1980'lerden beri pek çok operasyon yapıldı.
Ancak bu kampanyaların hiçbiri, PKK tehdidini ortadan kaldırma amacının kazanılmasında başarılı olamadı" dedi.
ABD'nin PKK'ya karşı görünür bir önlem almamasının Türk kamuoyunda sıkıntı yarattığı yönündeki bir soruya karşılık Jeffrey, Türkiye'de görev yaptığı dönemden edindiği tecrübeye göre, Türk medyasının, ülkedeki siyasi problemlerde ABD'yi suçlama eğiliminde olduğunu savundu ve bu tutumun yanlış olduğunu söyledi. Jeffrey, Türkiye'nin geçmiş 50 yılda ABD'den daha iyi dostu olmadığını belirtti ve PKK terör örgütünün lideri Öcalan'ın yakalanmasında ABD'nin oynadığı rolü hatırlattı. Jeffrey, Öcalan'ın yakalanmasındaki yardımın bu dostluğun göstergesi olduğunu söyledi.
Jeffrey, Irak'taki bütün siyasi grupların, Türkiye ile iyi anlaşmaları gerektiğini bildiğini söyledi ve Türkiye ile Irak'ın şu anda iyi ilişkiler içinde bulunduğunu, bu ilişkilerin giderek daha da iyileştiğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Irak koordinatörü Jeffrey, "Türkiye, Irak'ın hayat yolu. Ticaret, malzeme, yakıt, elektrik ve uluslararası destek Türkiye yoluyla geliyor" dedi.
James Jeffrey, ABD'nin Telafer'deki önemli operasyonlarını hafta sonunda gerçekleştirdiğini ve kilit bölgelerde çatışmaların bittiğini, amacın teröristlerin sızmasını önlemek olduğunu kaydetti. Jeffrey, bu bölgede etnik gruplar arasında da sıkıntı bulunduğunu ve özellikle Musul civarında durumun kontrol altına alındığını anlattı.
Bölgedeki sivil halka destek ulaştırılmasının önemli olduğunu belirten Jeffrey, Türkiye ve Türk hükümetinin bu yöndeki çabalarını övdü. Jeffrey, iyi bir güvenlik sistemi oluşturularak teröristlerin tekrar bölgeye dönmesinin engellenmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Telafer'deki operasyonlarda Kürt peşmergelerin de rol aldığı yönündeki bir soru üzerine Jeffrey, Irak kuvvetlerinin, makul bir etnik dağılımı yansıttığını ve askeri disiplin altında olduklarını söyledi.
Jeffrey, Türkmenlerin durumuyla ilgili Türkiye'nin endişelerine işaret edilmesi üzerine, "Türk hükümeti bu tür endişeleri varsa Irak hükümetinin dikkatine getirmeli" dedi.

Amerika Suriye'yi Uyardı

Amerika’nın Bağdat Büyükelçisi Zalmay Halilzad, Irak’ın içişlerine karışmakla suçladığı Suriye’ye karşı Washington’un sabrının tükenmekte olduğunu bildirdi.

Washington’da bir basın toplantısı düzenleyen Halilzad, Şam’ın, Irak’ta istikrarsızlık yaratmaya çalışan aşırı uçlara kucak açtığını söyledi. Zalmay Halilzad, Suriye’ye karşı verilecek yanıt için bütün olasılıkların değerlendirildiğini belirtti ancak ayrıntıya girmedi.

Suriye Enformasyon Bakanı Mehdi Daklallah ise, Büyükelçinin suçlamalarının dayanaktan yoksun olduğunu söyledi.

Amerika’nın Sesi’ne konuşan, Irak Hükümeti’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı Muaffık el Rubayi de Suriye’nin sınırdan Irak’a geçen teröristleri durdurmak için çok daha fazla çaba göstermesi gerektiğini söyledi. VOA

NATO Afganistan'ı görüşüyor
   
 BERLİN: Kuzey Atlantik Paktı NATO’ya bağlı ülkelerin savunma bakanları bugün Berlin’de biraraya geliyor. Bakanlar, NATO’nun Afganistan misyonunu değerlendirecek. İki gün sürecek zirvede ISAF kısa adıyla bilinen Uluslararası Güvenlik Destek Gücü’nün faaliyetleri ve ISAF’ın Amerika tarafından yürütülen “Sınırsız Özgürlük” misyonuna verdiği destek gözden geçirilecek. Washington yönetimi, her iki askeri oluşumun ortak komutaya sahip olmasını talep ediyor. Almanya, Fransa ve diğer NATO ülkeleri Amerika’nın bu talebini reddediyor. NATO zirvesinde ayrıca kurumun yeniden yapılandırılması ile Irak ve Balkan misyonları ele alınacak.  DW

Çin casus uçağı, 2 kez Japon hava sahasına girdi

Japon haber ajansı Kyodo, Çin'e ait bir casus uçağının geçen ay iki kez Japon hava sahasına girdiğini bildirdi.
Japon resmi haber ajansı Kyodo'nun kaynağını belirtmediği Amerikalı yetkililere dayanarak verdiği habere göre, Çin casus uçağı, Japon hava sahasında büyük olasılıkla elektronik casusluk yaptı.
Casus uçağının ağustos ayında, Japonya'nın güneyindeki Kyushu adasının açıklarında tespit edildi.
Japon Savunma Bakanlığı, bu konuda yorum yapmayı reddetti.
Japonya'ya ait bir devriye gemisi de cuma günü Çin Denizi'nde Tokyo ile Pekin arasındaki tartışmalı bölgede bir doğalgaz platformu yakınlarında 5 Çin savaş gemisi tespit etmişti. Netgazete

'CIA yaptı' dedi işten kovuldu

 11 Eylül'ün arkasında CIA ve FBI'ın olduğunu ileri süren Alman film yapımcısı Wisnewski çalıştığı tv kanalından kovuldu. Saldırıları "makyaj operasyonu" olarak niteleyen Wisnewski'ye göre, ikiz kulelerin altında birçok sır var.


11 Eylül saldırılarında Amerikan istihbarat örgütleri CIA ve FBI'ın parmağı olduğunu ileri süren ve bu konuda 2 kitap ve bir belgesel film hazırlayan Alman siyaset bilimci ve film yapımcısı Gerhard Wisnewski, bu yüzden WDR kanalındaki işine son verildiğini, ayrıca hazırladığı film kasetlerinin ortadan kaybolduğunu söyledi.

Wisnewski, Dünya Ticaret Merkezi'nin yıkılan enkazı altında gizlenen birçok sırrın bulunduğunu belirtti. İncelemelerinde tümüyle objektif bir yaklaşım sergilediğini savunan Wisnewski, ikiz kulelerin uçakların çarpması ile değil, binalara daha önceden yerleştirilen dinamitlerin infilak etmesiyle yıkıldığını ileri sürdü. Wisnewski, "Yanan binalardan çıkan beyaz dumanlar ve binaların çok kısa sürede çökmesi bunun delilidir. Ayrıca aynı gün Pentagon binasına çarpan ve tarlaya düşenler uçak değil F1 roketleriydi. Düşen uçakların parçaları nerede?" dedi.

Makyaj operasyon

"FBI'ın 19 kişilik terörist listesindeki Arap asıllı kişilerin tamamına yakınının, o gün söz konusu uçaklarda olmadığını" ileri süren Wisnewski, "Suçlu ilan edilen Mısırlı Muhammed Atta uçağa binmeden önce votka içmişti. Alkol, Kur'an-ı Kerim'de yasaklanmıştır. Kendisini şehit adayı gören bir kimsenin nefesi votka kokarken cennete girmeyi düşünmesi mümkün değildir. Pensilvanya'da düşen uçaktaki terörist olduğu iddia edilen Lübnanlı Ziyad Cerrahi'nin de gece kulüplerine devam eden biri olduğu bilinen bir gerçek" dedi. 11 Eylül saldırılarını "bir makyaj operasyonu" şeklinde niteleyen Wisnewski, "Saldırılar tam da uluslararası mali ve parasal çöküşün yaşandığı dönemde gerçekleştirilmiştir. Bunu yapanlar katiyen ABD dışındaki güçler değildir. Başka ülke insanları kullanılmış olabilir. Fakat bu içerdekilerin işidir. Hedef, ABD'de bir yönetim darbesi yapmak ve ülkeyi savaşa sürüklemektir" dedi. n MÜNİH

Füze savunma sistemi neden çalışmadı?

Pentagon'a uçakla yaklaşmanın mümkün olmadığını ifade eden Gerhard Wisnewski, "Zira binaya yaklaşan uçaklar belli bir mesafede durdurulur ve otomatik olarak devreye giren füze savunma sistemi ile düşürülür. Acaba o gün sistem niye çalışmadı? Uçaklar uzaktan kumandayla binalara yönlendirildi. Teknik açıdan bunu yapmak mümkün. Saldırılar profesyonelce planlanmış , böbrek yetmezliğinden muzdarip Ladin gibilerin işi değil" dedi. Y.Şafak

‘İngiltere, işkence turları için CIA’e destek veriyor’

Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (CIA) terör zanlılarını özel uçaklarla dünyanın çeşitli bölgelerine göndererek işkenceye tabi tuttuğu, İngiltere’nin de buna lojistik destek verdiği iddia edildi.

Guardian gazetesi, BM İnsan Hakları Raportörü Martin Scheinin’in başkanlığındaki bir heyetin bu konuda soruşturma başlattğını belirterek, “Bu gizli operasyonlarda kullanılan uçaklar İngiliz havaalanlarına uçup yakıt ikmali yapıyor.” diye yazdı. İngiliz havaalanlarının 11 Eylül saldırılarından bu yana en az 210 kez bu amaçla kullanıldığını ileri süren gazete, dışişlerinin bundan haberdar olmadığını kaydetti. Savunma Bakanlığı yetkililerinin ise bu tür uçuşlardan haberdar olduklarını vurgulayan Guardian, bir yetkilinin, “Bu bizim işimiz değil. Bize bu uçakların niçin hava sahamızı kullandığını sormak düşmez.” dediğini aktardı. “İşkence turlarının” düzenlendiği ülkeler arasında Mısır, Ürdün, Fas, Afganistan, Özbekistan ve Suriye’nin bulunduğunu yazan gazete, bu uçakların Belfast, Birmingham, Heathrow, Brize Norton, Glasgow ve Luton gibi hava limanlarında ikmal yaptığını iddia etti. Zaman

Türk pazarına İsrail bankası geliyor

İsrailliler Türk bankacılık sektörüne giriyor. İsrail'in en büyük bankası Bank Hapoalim, Türk Bankası C Bank'ın çoğunluk hisselerini satın almak için görüşmelere başladı.
 
İsrail'in en büyük bankası Bank Hapoalim, Türk Bankası C Bank'ın çoğunluk hisselerini satın alıyor. Hapoalim'in Tel Aviv Borsası'na yaptığı bildirimde, C Kredi ve Kalkınma Bankası (C Bank) ile 113 milyon dolar karşılığında hisselerinin yüzde 50'den fazlasını satın almak üzere prensip anlaşmasına varıldığı belirtildi. Açıklamada, Bank Hapoalim'in çoğunluk hisselerine sahip olacağı C Bank aracılığıyla Türk bankacılık sektöründe çeşitli ortak yatırımlara gitmeyi planladığı da bildirildi.

-C BANK

Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu tarafından 1 Kasım 2002 tarihinde yapılan ihalede, Toprak Yatırım Bankası'nın yüzde 89.924 oranındaki hisseleri C Faktoring A.Ş. tarafından satın alındı. Bankanın ismi ise 2003 Ocak ayında C Kredi ve Kalkınma Bankası A.Ş. (C BANK) olarak değiştirildi ve sermayesi önce 45 trilyon Türk Lirası'na daha sonra da 47.5 trilyon Türk Lirası'na artırıldı. Sermaye artışlarının tamamlanmasını takiben, C BANK ana sermayedarı olan C Faktoring A.Ş'nin bankadaki ortaklık payı yüzde 98.32'ye yükseltildi. Haber7

İsrailli general İngiliz adaletinden(!) kaçtı
 
İngiltere'de savaş suçlarından yargılanmak üzere tutuklanacağını öğrenen emekli bir İsrailli general, uçağından inmeyi reddederek ülkesine döndü.
 

General Doron Almog'un, tutuklama emrini uçakla Londra'ya gelirken, havada öğrendiği sanılıyor.

İngiltere'de ilk kez İsrailli bir general hakkında, Filistinlilere karşı işlediği öne sürülen suçlar nedeniyle tutuklama emri çıkarılıyor.

General Almog, 2000-2003 yılları arasında İsrail ordusunun Güney Birlikleri komutanıydı.

2002 yılında, Refah mülteci kampında 50'den fazla evin yıkılması emrini vermişti.

Almog hakkındaki tutuklama kararının, bu olay nedeniyle ve Filistin yanlısı bir insan hakları örgütünün başvurusu üzerine çıkarıldığı bildiriliyor.

Tutuklama kararının gerekçesinde, Cenevre Konvansiyonu'nun ihlali gösteriliyor.

Cenevre Konvansiyonu, 1957 yılından beri İngiltere'de iç hukukun bir parçası.

İsrail ordusunun Refah'taki evleri yıkması, dört İsrail askerinin öldürülmesi olayına misilleme olarak görülmüştü.

General Doron Almog, bir sinagogda konuşmak üzere İngiltere'ye davet edilmişti.

General Almog'un tutuklama haberini aldıktan sonra, Heathrow Havaalanı'na inen El Al Havayolları'na ait uçaktan çıkmayı reddettiği ve aynı uçakla ülkesine döndüğü bildiriliyor. Bbc

K.İrlanda'da Protestan şiddet (terör değil!) sürüyor
 
Kuzey İrlanda'da dün gece devam eden çatışmalarda en az 18 polis memuru yaralandı.
 
Bölgede çok sayıda araç kaçırılarak yakıldı; yolcuları dövüldü.

Geleneksel yürüyüşlerinin güzergahı değiştirilince sokaklara dökülen yüzlerce Protestan gösterici, polise Belfast'ta molotof kokteylleriyle saldırdı.

Yoğun çatışmaların yaşandığı, ayrıca çok sayıda aracın kaçırılıp yakıldığı Belfast sokaklarında enkaz temizleme çalışmaları sürüyor.

Bölgede cumartesi gecesi başlayan olaylar, son yılların en şiddetli çatışmaları olarak niteleniyor.

Cumartesi geceki çatışmalarda 32 polisin yaralanması ardından, pazar günü boyunca da Belfast'ın yer aldığı Antrim eyaleti ve güneyindeki Down eyaletinde zaman zaman şiddete dökülen gösteriler yapıldı.

Kaçırılan bir otobüsteki yolcuların soyulup otobüsün ateşe verildiği, yaşlı bir kadının arabasında taşlandığı ve bazı dükkan ve ofislerin işgal edildiği ya da ateşe verildiği, gelen haberler arasında.

Polis olaylardan Protestanların en büyük kitlesel örgütlerinden Orange Örgütü'nü sorumlu tuttu.

Orange örgütü, Belfast'ın kuzeyindeki Whiterock semtinde yapmak istediği yürüyüşün üç aydır ertelenmesi üzerine taraftarlarına sokağa dökülme çağrısı yapmıştı.

İngiltere'yle birlik yanlısı olan Protestanlar, her yıl Kuzey İrlanda'da bir dizi yürüyüş düzenliyor.

Bu yürüyüşlerin İrlanda'yla birleşmek isteyen milliyetçi Katolik mahallelerden geçişi sırasında iki toplum arasında gergin anlar yaşanıyor.

Polis, bu yürüyüşlerin en küçüklerinden biri olan Whiterock yürüyüşüne izin vermemişti.

Bunun üzerine geçen hafta kentte trafiğin en yoğun olduğu saatlerde Protestan eylemciler yollara bloklar kurarak kararı protesto etti.

Demokratik Birlik Partisi lideri Ian Paisley de "Whiterock yürüyüşünün, kimsenin söndüremeyeceği bir yangının kıvılcımı olabileceğini" söylemişti.

Barış sürecine öfke

Belfast sokaklarındaki Protestan eylemcilerden bazıları da, İngiltere hükümetinin Kuzey İrlanda barış süreciyle birlikte Katoliklere tanıdığı yeni haklardan şikayetçi.

"Bu bir barış süreci değil, Katolikleşme süreci," diyordu Guardian gazetesine konuşan genç eylemcilerden biri.

"Protestanlar için önemli olan tüm kurum ve gelenekleri birer birer yok ediyorlar. Polis bile Katolikler'le dolu. Genç Protestanlara pislik muamelesi yapıyorlar."

Olaylarla ilgili olarak 13 kişiyi tutuklayarak mahkemeye sevkeden polis, birlikçi milis grupları sorumlu tuttu.

Polis ayrıca Orange örgütü üyelerini polise saldıran milislerin yanında dururken ve bazen polise saldırırken gösteren görüntüler yayımladı.

Kuzey İrlanda barış süreci, İngiltere ve İrlanda hükümetlerinin girişimiyle 1998 yılında imzalanan bir anlaşmayla başladı.

Bu tarihten beri çıkmaza saplanan ve hızlı ilerlemediği eleştirilerine sahne olan süreçte son olarak Katolik ayrılıkçı örgüt İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA), tüm silahlarını yok etme sözü vermişti.

Temmuz ayında yapılan açıklama ardından hükümet de bazı adımlar atarak 10 Protestan'ı öldürmekten hapsedilen Sean Kelly'yi salıvermiş, bölgedeki önemli bir askeri birliği geri çekerek dağıtmış, ayrıca Protestan militanların ateşkes ihlalleriyle ilgili bir rapor hazırlatmıştı.

Bu raporu hazırlatan İngiliz bakan yardımcısı Peter Hain, hafta sonundaki olaylar ardından Protestan militanları 'kendi cemaatlerini parçalamakla' suçladı.

Org. Özkök Gazetecileri Uyardı

Son günlerdeki provokasyonların medyada geniş yer bulması üzerine Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök gazetecileri uyardı...

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, ''bütün güç birlikten doğar. Bu topraklarda devamlı bu gücü birarada götürmek durumundayız'' dedi.

Van Valisi Niyazi Tanılır'ı makamında ziyaret eden Orgeneral Özkök, burada yaptığı açıklamada, son dönemlerde bazı üzücü olayların yaşandığını, ancak bu olaylardan herkesin ders alması gerektiğini belirtti.

Herkesin birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğine işaret eden Orgeneral Özkök, ''bu konuda siz gazetecilere çok büyük görevler düşmektedir. Çünkü sizler halkla idare arasında bir köprü konumundasınız. Bu nedenle verdiğiniz haberler büyük önem taşımaktadır" dedi.

Basının olayları çok objektif olarak gerçekçi bir şekilde vermesi gerektiğinin altını çizen Özkök, "emin olamadığınız ya da toplumun zarar göreceği haberleri vermemelisiniz. Bütün güç birlikten beraberlikte doğar. Bu topraklarda, devamlı bu gücü bir arada götürmek durumundayız" diye konuştu.

Orgeneral Özkök bunun aksini düşünmenin mümkün olmadığını belirterek, "bazı provokasyonlar olur, yanlış yola düşenler olur, ancak Türkiye Cumhuriyeti'nin kanunları çerçevesinde bütün bunların üstesinden gelinecektir. Bütün tedbirler alınır ve alınmaktadır'' ifadesini kullandı. aktifhaber

< Önceki   Sonraki >
07 Ocak 2009 Çarşamba
10 Muharrem 1430

Tarihin En Büyük Hilâfet Konferansı Gerçekleştirildi

.:: ALINTI ::.
 
İsrail: Türkiye ilişkimizi Açıklamıyor
Gürkan Hacır | 05.01
 
Abdulhamid'in hatıraları
| 20.12
 
Laik değerlerin kadınlara yeni eziyeti
Asma Saleem | 26.10
 
Kapitalizmin son aşaması: Birleşik devletçi devletler topluluğu
Kaan Benli | 24.10
 
İslam Medeniyeti ve Bilim
| 18.10
 
Halifeye ne kadar ödeme yapılır?
Abdul Kareem | 12.05
| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |