|
09.09.2005 tarihinde Ankara Hacı Bayram Veli Camii avlusunda Cuma namazından sonra Hizb-ut Tahrir’li gençler, ‘hakkı tavsiye’de bulunmak ‘hak söz söylemek’, ‘hakka davet etmek’ farzını Müslüman cemaate bildiri dağıtmak yoluyla yerine getirmek istediler.
Ancak devlet onların bu salih amellerini provoke etti. Polislerin üniformalarını çıkartıp sivil kıyafetler giydirdi. O gençlerin üzerine saldırttırdı. Gençlere halk karşı çıkıyormuş görüntüsü verilerek medya vasıtası ile haberlerde kamuoyu yanıltıldı. ‘Halk Hizb-ut Tahrir’e ve davası Hilafete karşı geliyor’ imajı ve mesajı verilmek istendi. Bu gerçeği laik T.C.’nin kıytırık Başbakanın şu ifadeleri ortaya koymaktadır: ‘Bilerek gittim… Olayı yerinde gördüm. Abartılacak bir şey yok. Güvenlik güçlerimiz kendilerine verilen talimatı aynen uyguladı. Vatandaşlarımızın tavrını da gördünüz. Vatandaşımız bu tür provokatif eylemlere prim vermediği zaman olay çözülür.’ (İnternethaber-Habertürk) Evet, Camiye Başbakan, Ankara Emniyet Genel Müdürü ve yüzlerce sivil kıyafetli polisle birlikte gelip önceden planladıkları provokasyon senaryosunu uyguladılar. Zira halk dediği kişilerin bellerinde tabancalar vardı. Herkes bunu ekranlarda da gördü. O, Müslümanların hayırlı evlatlarının salih amellerini provoke ettiler. ‘Halk karşı geldi’ diyerek ‘yalan’ söylediler. Eğer; -Halk karşı geliyorsa, niçin Hizb-ut Tahrir’li gençleri tutukluyorsunuz! -Niçin ağızlarını kapatıyorsunuz! -Niçin bildirilerine el koyuyor ya da bildirilerini yasaklıyorsunuz! -Madem halk benimsemiyor, karşı çıkıyor o halde niçin Hizb-ut Tahrir’li gençlerden korkuyorsunuz! Halbuki; halkın karşı gelmesi diye bir şey yoktur. Zira; -Ankara’da aynı anda başka camilerde de bildiriler dağıtıldı. Halk karşı gelmedi. -İstanbul’da da aynı gün bildiriler dağıtıldı. Halk karşı gelmedi. -Geçen hafta Fatih Camisi önündeki gösteriye müdahale etmediği için İstanbul Emniyet Müdürü eleştirilere cevap verdiği sırada dedi ki: ‘Müdahale etseydik halk bize karşı gelebilirdi.’ Yani Müslüman cemaat Hizb-ut Tahrir’in yanında duruyordu, karşısında değil!.. Nitekim şimdiye kadar yapılan eylemlerde Müslüman halk o gençleri sahiplenmişlerdir. Destek vermişlerdir. Fatih camisinde geçen sene NATO’ya karşı yapılan gösteride, Van’daki gösteride, bütün camilerde yapılan bildiri dağıtma eylemlerinde halk sürekli gençlere sahip çıktı. Destek verdi. Bazen o gençleri polise teslim etmedi. Zorla gözaltına almak isteyen polisi yuhaladı… Bütün bunlarla laik T.C. Devleti ve onun kıytırık Başbakanının yalan söylediği açığa çıkmaktadır. Muhakkak ki yalancının mumu yatsıya kadar yanar!.. -Çünkü Müslüman halk, Hakka karşı gelmez. Hak sözü söyleyene karşı gelmez, ona sövmez, onu dövmez! -Hilafet’e karşı gelmez. Kendi evlatları olan Hizb-ut Tahrir’in gençlerine karşı gelmez! Bu gerçeği görmek istiyorlarsa ve kendilerine, sistemlerine gerçekten güveniyorlarsa Hizb-ut Tahrir’e engel olmasınlar ve Hilafet için referandum yapsınlar. Haydi hodri meydan! Sinsi sinsi, pis provokatif planlar ile halkı yanıltmaya çalışmayın! Kendinize güveniniz varsa Hizbin gençleri ile halkın önünde tartışmaya gelin!…
 Sivil güvenlik görevlisinden biri gencin kolunu arkasından bükerken diğeri yüzüne yumruk atıyor  Birkaç sivil giyimli provokatörler gencin birini ellerinden-ayaklarından tutup götürüyorlar.. Birazdan bir diğeri de yumruk atmak için saldıracak...  En sağdaki adam biraz önce yumrukladıkları (1.resim) genci takip ediyor, kolunu ardından bükerek uzaklaştırıyor. Cemaatin; 'vurmayın', 'yapmayın' sözlerine aldırış etmeden... İslamdevleti.org |