Anasayfa arrow Dünyada Dava arrow Fatih'te, Cuma namazı sonrası yapılan gösteriyle ilgili olarak 4 kişi gözaltına alındı
 [Detaylı_Ara]
Anasayfa
HİLÂFET ÖZEL
Beyanname
Siyâsi Tahlil
Kitaplar
Haber - Yorum
İktibas
Dünyada Dava
Multimedya
Fikir - İnceleme
Kavram
Sohbet
Soru-Cevap
Sizden Gelenler
Linkler
İletişim
Detaylı Arama

 Yazarlar

Editör
Esad Mansur
Esma Sıddık
Fuad Hamidoğlu
Mahmud Gıtal
Mehmed Aydın
Saliha Aydın
Sümeyye AVCI
Tahir Şanlı
Zeynep Afra
Bir Ayet

16/31 İçlerinden ırmaklar akan Adn cennetlerine girerler. Orada, diledikleri kendilerine verilir. Allah sakınanları böylece mukafatlandırır.
Kur'an'da Ara
Aranacak kelimeyi giriniz
  
Al-islam.com'a teşekkür ederiz.
Bir Hadis

"Kim boynunda biat olmadan ölürse cahiliye ölümü ile ölmüştür." (Müslim; H. No: 1851)
Kitap

Siyasi Meseleler [İşgâl Edilmiş Müslüman Beldeler]

Fatih'te, Cuma namazı sonrası yapılan gösteriyle ilgili olarak 4 kişi gözaltına alındı Yazdır E-Posta
islamdevleti.org
03 Eylül 2005 Cumartesi

ImageFatih'te dün Cuma namazı sonrası bir grubun yaptığı gösteriyle ilgili olarak 4 kişi gözaltına alındı.
Fatih Camii avlusunda dün gösteri yapan gruba yönelik olarak Fatih Cumhuriyet Savcılığı, 10 kişinin gözaltına alınarak adliyeye mevcutlu getirilmesi yönünde emniyete talimat gönderdi.

Çalışma başlatan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, gösteriyi organize ettikleri ileri sürülen kişilerden 4'ünü gözaltına aldı.
İstanbul dışında olduğu bildirilen diğer 6 kişinin yakalanması amacıyla da bu illere yazı gönderildi. Gözaltına alınan 4 kişinin emniyetteki sorgu ve işlemleri sürüyor. Netgazete

Hilafet gösterisine 4 gözaltı
İstanbul Fatih Camii’nde dün yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütü adına gösteri düzenleyerek hilafet isteyen gruptan 4 kişi gözaltına alındı.

NTV-MSNBC
İSTANBUL - Fatih Camii’ndeki hilafet taraftarı gösteriyle ilgili olarak Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. İstihbarat ve terörle mücadele şubesi ekipleri de gösterinin elebaşılığını yapmakla suçlanan 10 kişinin kimliğini tesbit etti. Bu kişilerden 4’ü polisin düzenlediği operasyonda gözaltına alındı.
 
Cami avlusunda 25 sayfalık bildiriyi okuduktan sonra Ankara’ya gittiği belirlenen ve Hizb-ut Tahrir örgütünün Türkiye sorumlusu olduğu öne sürülen Yılmaz Çelik’in de aralarında bulunduğu 6 kişinin yakalanmasına çalışılıyor.

Fatih Camii’nde Cuma namazı çıkışı toplanan yaklaşık bin kişilik grup, hilafetin geri getirilmesini isteyen pankartlar açmış, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhine konuşmalar yapmıştı.

İngiltere Dışişleri Bakanı Straw, Kıbrıs'ı Kuzey İrlanda'ya benzetti: Sabırlı olun

İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, Kıbrıs konusunun AB içinde daha önce de Kuzey İrlanda ve Cebelitarık konularında yaşandığını hatırlattı ve tarafları sabırlı olmaya çağırdı. Straw ayrıca Türkiye ile müzakerelerin 3 Ekim'de başlayacağını söyledi.
İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, tarafları Kıbrıs konusunda sabırlı olmaya çağırdı. "Kıbrıs'ın (Rumların) ne istediğini anlıyorum" diyen Straw, Kıbrıs sorununu çok karmaşık bir konu olduğunu ve çok büyük bir geçmiş barındırdığını söyledi. Straw, Kıbrıs sorununu çözmenin zaman alacağını da sözlerine ekledi.
Kıbrıs'ın, Avrupa Birliği içinde karşılıklı tanıma sorunu temelindeki ilk örnek olmadığını hatırlatın Straw şöyle konuştu:
"İrlanda ve İngiltere 1973 yılında birliğe geldiğinde Kuzey İrlanda'yı yaratan altı ülke arasında çözülmemiş bir sorun vardı. Problemin çözümü ise onlarca yıl aldı". Cebelitarık konusunda da benzer bir tartışma olduğunu söyleyen İngiliz Dışişleri Bakanı, "Gerek İrlanda gerekse Cebelitarık konularında AB üyeliği sorunun çözümüne yardımcı olmuştur" dedi.

STRAW 3 EKİM'DEN UMUTLU
Öte yandan Straw, Türkiye ile müzakerelerin planlandığı gibi başlamasından "oldukça emin" olduğunu söyledi.

ABD Ordusu, Saddam'ın doğduğu Tikrit'in güvenliğini sağlama işini Irak Ordusu'na devretti

ABD Ordusu, Irak'ın kuzeyindeki Tikrit'in güvenliğini sağlama görevini Irak Ordusu'na devretti.
Devrik lider Saddam Hüseyin'in eski sarayında tertip olunan görev devir teslim törenine, siyasi ve askeri kesimlerden çok sayıda heyet katılırken, karargâhtaki Amerikan bayrağının yerine göndere Irak bayrağı çekildi.
Kentteki ABD askeri birliğinin komutanı Albay Joseph Wilson, 2 yıl boyunca Irak için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini belirterek, bölgeye barış gelmesini umduklarını söyledi. Komuta devir teslim töreniyle bölgenin güvenliğini devralan Irak askerinin, ilk etapta bölgedeki güvenliği sağlamayı hedeflediği bildirildi.
Bin 200 askerle 2 yıldır bölgede asayişi sağlamaya çalışan Amerikan birliklerinin, Saddam Hüseyin'in doğduğu Tikrit kentinde çıkan olaylarda bugüne kadar 21 kayıp verdiği kaydedildi.

Irak'ta kan durulmuyor; direnişçilerle ABD ve hükûmet güçleri çatıştı : 29 ölü
 
BAĞDAT
Irak'ta bugün güvenlik güçleriyle direnişçiler arasında çıkan çatışmalarda 19 güvenlik görevlisi ve 10 direnişçi öldü.
Güvenlik kaynaklarına göre, direnişçilerin başkentin kuzeyindeki Bakuba yakınlarında bir kontrol noktasına düzenlediği saldırıda, 7 polis, Iraklı 2 asker ve 10 direnişçi öldü.
Çok sayıda direnişçinin Bakuba'nın 20 km güneyindeki kontrol noktasına otomatik silahlar ve roketatarlarla saldırdığı belirtildi.
Saldırıda 2 polisin yaralandığını duyuran güvenlik yetkilileri, çatışmaların sürdüğü bölgeye takviye gönderildiğini kaydettiler.
Bölgeye bu saldırıdan birkaç saat önce düzenlenen saldırıda da 6 polis ve Iraklı 4 askerin öldüğü bildirildi. Polis yetkilileri, silahlı kişilerin bir köprü yakınlarındaki kontrol noktasına ateş açtıklarını, saldırıda 3 polisin de yaralandığını söylediler.

Bağdat'ta öfkeli Şiîlerle Sünnîler çatıştı
 
Jon Brain
BBC Bağdat muhabiri
 
Irak'ta Çarşamba günü yaklaşık bin kişinin ölümüne neden olan izdihamın yaşandığı bölgede Şiîler ve Sünnîler arasında çıkan çatışmada 12 yaşında bir kız çocuğu öldü.
 
İzdihamda çoğu kadın ve çocuk yaklaşıkl 1000 kişi öldü

Çatışma, dün akşam saatlerinde, Şiîler'in, çoğu kadın ve çocuklardan oluşan pekçok kişinin öldüğü trajediyi protesto etmek için düzenledikleri bir protesto gösterisi sırasında meydana geldi.

El Ayma köprüsünde biraraya gelen protestocular, çok sayıda Şiî'nin ölümüne neden olan izdihamın sorumlusu olarak gördükleri El Kaide aleyhine sloganlar attılar.

Gösteride, Çarşamba günü, Kâzımiye türbesinde Şiîlerin 7'inci İmamı Musa Kâzım'ı anmak için düzenlenen tören öncesinde atılan havan topunun parçaları da taşındı.

Kalabalık Şiî grup El Ayma köprüsüne yaklaştığında, köprüyü koruyan askerler havaya uyarı ateşi açtılar.

Şiî göstericiler tarafından ateş açıldığını sanan Sünnîler de Dicle Nehri'nin karşı kıyısından ateşle karşılık verdi.

İki grup arasında yaşanan çatışmada 12 yaşındaki bir kız çocuğu öldüğü ve yaralananlar olduğu bildirildi.

Çatışma kısa sürede yatışmış olsa da, bu son olay, Iraklı yetkililere, mezhepler arasında yükselmeye başlayan gerginliğin bir hatırlatması oldu.


Malezya hükümeti Tayland'a rest çekti

Tayland'dan kaçıp Malezya'ya sığınan Müslümanlar diplomatik krize neden oldu. Malezya hükümeti, hayatlarının tehlikede olduğunu belirterek iltica eden Müslümanları iade etmeyeceğini açıkladı.


Malezya yönetimi, Tayland'ın sorunlu güney bölgesinden kaçarak ülkeye sığınan 131 Müslümanı ilk etapta teslim etmeyeceğini duyurdu. Büyük çoğunluğu Müslüman olan ve Müslümanların yoğun bulunduğu Tayland'ın güneyi ile kültürel ve dini bağları bulunan Malezya, 64 erkek 24 kadın ve 43 çocuğu göçmen bürosunda gözetim altına alırken sığınmacıların kendilerine Tayland güvenlik güçlerinin saldırdığı yönündeki iddialarını da araştırdığını duyurdu.

İlk defa bu kadar çok sayıda Taylandlı Müslüman, ülkenin güneyindeki kargaşadan dolayı kaçak Malezya'dan sığınma talep ederken Malezyalılar şiddet devam ettikçe göç edenlerin sayısının artmasından endişe ediyor. Huzursuzluğun devam ettiği Tayland'ın güneyinde Müslüman bir öğretmenin ve Budist bir polisin öldürülmesi ardından Müslümanlar Malezya'ya kaçarak sığınma istemişti.

Tayland'dan suçlama

Tayland Başbakanı Thaksin Shinawatra, 131 Müslümanın ülkenin güneyinden kaçarak Malezya'ya sığınmasının ardından İslami grupları ülkenin güneyindeki sorunu "uluslararası kamuoyuna taşımakla" suçladı. Tayland Başbakanı Shinawatra, kaçanların ülkenin güneyindeki direnişle bağlantısı olduğunu savundu. Shinawatra,"Onların bazıları kılık değiştirmiş militandır. Konuyu uluslar arası kamuoyuna taşımak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar"dedi. Ancak Tayland Dışişleri Bakanı Khantathi Suphamongkhon ise, Başbakanın aksine Malezya'ya sığınan 131 kişinin masum siviller olduğunu açıkladı.

Ürdün Kralı Abdullah Pazartesi Ankara'da
 
ANKARA 
Ürdün Kralı Abdullah, 5 Eylül Pazartesi günü Ankara'ya geliyor.
Dışişleri Bakanlığı'ndan yayınlanan açıklamada, Abdullah'ın günübirlik çalışma ziyareti için Pazartesi günü Ankara'ya geleceği bildirildi.
Kral Abdullah, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek.

Şaron ile Abbas, ay sonuna doğru Filistin için bir araya gelecek

İsrail Başbakanı Ariel Şaron ile Filistin lideri Mahmud Abbas'ın, ay sonuna doğru bir araya gelmeleri bekleniyor.
İsrail'de yayımlanan Haaretz gazetesi, Şaron ile Abbas'ın, 14-16 Eylül'de New York'ta toplanacak BM zirvesinin ardından görüşmeyi planladıklarını yazdı.
İsrailli ve Filistinli kaynaklar, gazete haberini doğrulamadılar.
Şaron ile Abbas, Filistin'de Yaser Arafat'ın ölümünün ardından gidilen seçimlerden sonra şubat ayında bir araya gelmişlerdi. İki lider arasında 21 Haziran'daki ikinci görüşmede, İsrail'in Gazze'den çekilmesiyle ilgili planlar ele alınmıştı.
 
Başbakan Erdoğan: Köktendinciliği yobazlık sayarız

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyeliğinin AB'nin stratejik gücünü artıracağını belirterek, "Bizim istikametimiz bellidir. Türkiye, AB'ye alınmazsa, Kopenhag Kriterleri'ni Ankara kriterleri yaparız. Yolumuza devam ederiz" dedi. Erdoğan'ın, "Bazen dostluklar evlilikten iyidir" şeklindeki yoruma, "Sizin örneğiniz, nikah masasında 'dost kalalım' demeye benzer" yanıtını verdiği kaydedildi.
Erdoğan, "Ambrosetti Forumu"nun ikinci gününde AB konulu oturuma katıldı. Oturumda Başbakan Erdoğan ile birlikte Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus, AB Komisyonu eski başkanları Valery Giscar d'Estaing ve Romano Prodi, Avusturya Maliye Bakanı Karl-Heinz Grasser ve ABD'li senatör Joe Biden de konuşmacı olarak yer aldı.

"BÜTÜN DİNLERDEKİ KÖKTENDİNCİLİĞİ YOBAZLIK SAYARIZ"
Yaptığı konuşmada, AB'ye tam üye olarak girme konusunda Türkiye'nin kararlılığını bir kez daha dile getiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, AB'ye giremezse köktendincilik olur mu" şeklinde yöneltilen soruyu, "Bizim istikametimiz bellidir. Türkiye, AB'ye alınmazsa, Kopenhag Kriterleri'ni Ankara kriterleri yaparız. Yolumuza devam ederiz. Bu tür düşüncelere karşı olduğumu daha önce de defalarca ifade ettim. Din üzerinden siyaset yapmaya da karşıyız. İslami terör tanımlaması son derece yanlıştır. Bütün dinlerde fanatizm bulunabilir. Bütün dinlerde köktendincilik vardır. Biz bütün bunları yobazlık sayarız. Bunlarla ortak mücadele edilmesi gerekir. Köktendincilik sadece İslama ya da başka bir dine mahsus değildir" diye yanıtladı.

"AB, MODERNLEŞME SÜRECİNİN BİR PARÇASI"
Türkiye'nin demokratik ve laik bir devlet olduğunu da vurgulayan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin AB süreciyle ilgili soruyu da "AB, Türkiye'nin modernleşme sürecinin bir parçasıdır, bir yansımasıdır. Biz Türk halkının demokrasi özlemlerini gerçekleştirmek için bu reformları yaptık. Uygulamaları da onun için gerçekleştiriyoruz. Biz bunu sadece AB'ye tam üyelik hedefimizin bir gereği olarak, Kopenhag Siyasi Kriterleri'ni yerine getirmek için yapmadık" yanıtını verdi.

"ÜYELİĞİMİZ AB'NİN STRATEJİK GÜCÜNÜ ARTIRACAK"
AB'nin 2. Dünya Savaşı'ndan sonra barışı tesis etmek için kurulduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, "Bugünkü yeni koşullar altında AB dünya barışına büyük katkı sağlayacak imkana da sahiptir. Bu misyonu yerine getirebilmesi için de AB'nin Türkiye'nin üyeliğine ihtiyacı vardır. Türkiye'nin üyeliği bu anlamda AB'ye çok büyük katkı sağlayacaktır. Türkiye'nin üyeliği AB'nin stratejik gücünü artırır" dedi.

'NİKAH MASASINDA 'DOST KALALIM' ÖNERİSİ
Başbakan Erdoğan'ın oturumda, "Bazen dostluklar evlilikten iyidir" yorumunu yapan Avusturya Maliye Bakanı Grasser'e, "Sizin örneğiniz, nikah masasına oturulduğunda 'dost kalalım' demeye benzer" yanıtını verdiği de kaydedildi.

ŞİMON PERES'DEN TEŞEKKÜR
Öte yandan Başbakan Erdoğan, oturumun ardından İsrail Başbakan Yardımcısı Şimon Peres ile biraraya geldi. Şimon Peres'in görüşmede, Pakistan ve İsrail arasındaki arabuluculuk rolünden dolayı Başbakan Erdoğan'a teşekkür ettiği bildirildi. Başbakan Erdoğan, daha sonra Como Gölü çevresinde gezintiye çıktı.

"KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜM ZEMİNİ BM"
Bu arada CNBC ve İtalyan SKY televizyonlarına konuşan Başbakan Erdoğan, "Biz Kıbrıs sorununun Birleşmiş Milletler zemininde çözümlenmesinden yanayız. Konu BM'ye getirilir ve bu zeminde bir çözüm aranırsa biz elimizden gelen desteği veririz" dedi.
Erdoğan, şöyle konuştu: "Bildiğiniz gibi 24 Nisan 2004'te, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin hazırladığı Annan planı adada halk oylamasına sunulmuştur. Referandum öncesinde AB de, çıkacak 'evet' oyunun adanın tümüyle ilgili bir mesele olduğunu, bunun Kıbrıs'ın tümünün AB'ye alınmasını sağlayacağını belirtmiştir. Ancak KKTC Kıbrıs'ın bütünlüğüne 'evet' derken, Güney Kıbrıs ise Annan planına 'hayır' demiştir. Ardından da 1 Mayıs 2004'de Güney Kıbrıs AB üyesi yapılmıştır. Halbuki Kopenhag kriterlerine göre, belirli bir coğrafyada sınır sorunlarını halledememiş bir ülke AB'ye üye olarak alınamaz. Ama o dönemde bu ilkeye ters düşen bir uygulama yapılmıştır. Tabii ki bu da sıkıntı verici bir durumdur."
Erdoğan, Türkiye'nin dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs sorununun BM nezdinde çözümlenmesinden yana olduğunu söyledi.

TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ
Başbakan Erdoğan, 3 Ekim'de Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakerelerine başlayacağını hatırlatarak, "Türkiye olarak AB ile üyelik sürecinde, gerek uyum yasaları gerekse uygulamalar konusunda çok ciddi adımlar atmış olduğumuz ortadadır" dedi.
Erdoğan, AB ülkeleri arasında özellikle Fransa tarafından Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkıldığı biçimindeki değerlendirmeleri de gerçekçi bulmadığını belirtti. Erdoğan, Fransa'daki referandumun Türkiye'nin üyeliğiyle ilintilendirilmesinin yanlış olduğunu anımsatarak, "Fransa'daki referandumda, Fransız halkı AB Anayasası ile ilgili iradesini ortaya koymuştur. Ama bunun asla Türkiye ilgili bir yanı yok. Orada Türkiye'nin AB'ye girip girmeyeceği değil, sadece AB Anayasası oylanmıştır. Kaldı ki Fransız halkında oylama sonucu ortaya çıkan kanaatin pekişmesinin, direkt olarak anayasa ile ilgili olduğu kanaatinde de değilim. Bunun birazda oradaki yerel politikalar, oradaki iktidarlarla alakalı olduğunu düşünüyorum. Bu tür olgular, çoğu zaman halkın değerlendirmesinde de ciddi bir tesir oluşturabilmektedir" diye konuştu.

IRAK
Erdoğan, "ABD sizce Irak'ta daha ne kadar kalabilir?" sorusunu ise şöyle yanıtladı: "Şu an itibariyle bu konuda herhangi bir tarih belirtmek yanlış olur. Zira Irak'ın halihazırda ne düzenli bir ordusu var ne de düzenli bir güvenlik gücü. Her şeyden önce Irak'ta güvenliğin temini için mevcut sürecin işletilmesi, Irak hükümetinin artık tamamen oturmuş hale gelmesi lazım. ABD'nin ortaya koyduğu tavırla tüm bu konularda gerekli sinyaller verilerek, Irak'ta işler hal yoluna girene dek mevcut süreç devam etmelidir diye düşünüyorum."

‘Erdoğan’ın Irak yaklaşımı doğru’
ABD Savunma Bakan Yardımcısı Eric Edelman, Başbakan Erdoğan’ın Irak hakkındaki görüşlerini doğru yaklaşım olarak nitelendirdi.

NTV-MSNBC
WASHINGTON - Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Washington askeri ataşeliği tarafından duzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı resepsıyonuna katılan ABD Savunma Bakan Yardımcısı Edelman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Wall Street Journal gazetesinde yayınlanan makalesini değerlendirdi.
 
Edelman, “Yüzde 100 katılmasam da, dile getirilen görüşler, dogru yaklaşım” dedi.

Erdoğan makalesinde Türkiye’nin Irak’taki terör ve istikrarsızlıktan derin endişe duyduğuna dikkat çekmiş ve “Mevcut atmosferde, Iraklıların çoğu yeni bir düzen arayışındayken, şiddet ve terörden yana olanlar, durumdan yararlanmaya çalışmaktadırlar” ifadesini kullanmıştı.

Başbakan, Irak’ın PKK ya da El Kaide fark etmeksizin, teröristlerin eğitim alanı haline gelmesine izin verilmemesi gerektiğini vurgulamış ve “Bu suç grupları, benim ülkemde de canice saldırıların sorumlusudur” dedi.


ABD, BM'nin New York'taki toplantıya davet ettiği İran Meclis Başkanı'na vize vermedi

ABD'nin, New York'ta toplanacak Dünya Meclis Başkanları Konferansı'na katılacak İran parlamento heyetine vize vermediği bildirildi.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hamid Rıza Asefi, ABD Hükûmeti'nin konferansa katılacak İran parlamento heyetine vize vermemesinin ''çirkin bir eylem olduğunu'' ve bunu kınadıklarını söyledi.
ABD'nin tavrını ''ahlaksızlık'' olarak nitelendiren Asefi, parlamento heyetinin vize talebinin kabul edilmemesinin, ''ABD'nin uluslararası kurumların evsahipliğini yapmaya hakkı olmadığını gösterdiğini'' ifade etti.
Ülke meclislerinin demokrasinin sembolü olduğunu belirten Asefi, Dünya Meclis Başkanları Konferansı'nın gündeminin demokrasinin kurumsallaşması ve ilerlemesini sağlamak olduğunu vurguladı. Asefi, ''ABD'nin bu girişimi demokrasiye aykırı bir eylemdir'' dedi.
Asefi, ''ABD'nin siyasi nedenlerle sürekli uluslararası yükümlülüklerini çiğnediğini'' ileri sürerek, ''Dünya ülkelerinin uluslararası toplantıların bu ülkede yapılması konusunu gözden geçirmeleri gerektiğini'' söyledi.
Dünya meclis başkanlarının ikinci toplantısı, 6 Eylül Salı günü New York'ta başlayacak ve toplantıya 150 ülkenin meclis başkanı katılacak.
Toplantıya, İran parlamento heyeti de Meclis Başkanı Gulamali Haddad Adil başkanlığında katılacaktı.
Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad da başka bir heyetle 14 Eylül'de New York'ta yapılacak BM Genel Kurulu'na katılmayı planlıyor.

Bush'a tepki, ''Bütün helikopterler Afganistan ve Irak'da. Katrina afetzedelerine yardım ulaştırılamadı''

ABD'nin güneyini vuran Katrina kasırgası, Amerikan Başkanı George W. Bush ile Çin Devlet Başkanı Hu Jintao arasında Çarşamba günü Washington'da yapılacak görüşmeyi erteletti.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, iki ülkenin devlet başkanlarının şu anki koşullardan ötürü görüşmeyi ertelemeyi ve görüşmeyi her iki taraf için uygun bir zamanda yapmayı kararlaştırdıkları belirtildi.
Beyaz Saray Sözcüsü Scott McClellan, ayrıca Başkan Bush'un Pazartesi yeniden afet bölgesine gideceğini bildirdi. Bush'un Louisiana ve Mississippi eyaletlerini ziyaret edeceği belirtildi.
Bu arada, Louisiana'daki yardım ekipleri bir morg açtılar kurbanların kimliklerini belirlemeye başladılar.
Federal Acil Yardım Dairesi (FEMA) Başkanı Michael Brown, buldukları cesetlerin kimliklerini belirlemeye çalıştıklarını belirtirken, şu anda ölü sayısı vermenin olanaksız olduğunu söyledi.
Brown ayrıca, New Orleans kentindeki yağmacıları da uyararak, karşılarında kendilerini vurabilecek eğitimli askerlerle karşı karşıya bulunduklarını bildirdi.
ABD'deki kasırga felaketinin ardından yardım etmek isteyen ülkelerin sayısı da giderek artıyor.
Katar ABD'ye 100 milyon dolar yardım yapma kararı alırken, Çin de Amerikalı afetzedeler için 5 milyon dolar göndereceğini açıkladı.
Öte yandan, Irak savaşının keskin muhalifi ve "Fahrenheit 9/11" filminin yapımcısı Michael Moore, Başkan Bush'a açık mektup göndererek, afetzedelere yardım götürülememesinden ötürü Başkan'ı ağır şekilde eleştirdi.
Mektubunda, "Sayın Bay Bush, tüm helikopterlerimizin nerede olduğuna dair bir fikriniz var mı?" diyen Moore, ulusal muhafızların, askeri araçların ve helikopterlerin Irak'ta olmasından dolayı Katrina afetzedelerine yardım ulaştırılamadığını belirtti.

< Önceki   Sonraki >
20 Kasım 2008 Perşembe
22 Zilkade 1429

Tarihin En Büyük Hilâfet Konferansı Gerçekleştirildi

.:: ALINTI ::.
 
Laik değerlerin kadınlara yeni eziyeti
Asma Saleem | 26.10
 
Kapitalizmin son aşaması: Birleşik devletçi devletler topluluğu
Kaan Benli | 24.10
 
İslam Medeniyeti ve Bilim
| 18.10
 
Halifeye ne kadar ödeme yapılır?
Abdul Kareem | 12.05
 
Filistin'in Tibet'ten eksiği ne?
| 23.04
 
FATİH SULTAN MEHMED'İN AYASOFYA VAKFİYESİ
| 15.04
| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |