Anasayfa arrow Dünyada Dava arrow Fatih Camii'nde Hizb-ut Tahrir gösterisi
 [Detaylı_Ara]
Anasayfa
HİLÂFET ÖZEL
Beyanname
Siyâsi Tahlil
Kitaplar
Haber - Yorum
İktibas
Dünyada Dava
Multimedya
Fikir - İnceleme
Kavram
Sohbet
Soru-Cevap
Sizden Gelenler
Linkler
İletişim
Detaylı Arama

 Yazarlar

Editör
Esad Mansur
Esma Sıddık
Fuad Hamidoğlu
Mahmud Gıtal
Mehmed Aydın
Saliha Aydın
Sümeyye AVCI
Tahir Şanlı
Zeynep Afra
Bir Ayet

51/46 Daha önce de Nuh milletini cezalandırmıştık. Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir milletti.
Kur'an'da Ara
Aranacak kelimeyi giriniz
  
Al-islam.com'a teşekkür ederiz.
Bir Hadis

Sirkat haddi Yüce Allah'ın; "Hırsızlık yapan kadın ve erkeğin ellerini kesiniz." (Maide: 38) ayetine göre elin kesilmesidir.
Kitap

Siyasi Meseleler [İşgâl Edilmiş Müslüman Beldeler]

Fatih Camii'nde Hizb-ut Tahrir gösterisi Yazdır E-Posta
islamdevleti.org
02 Eylül 2005 Cuma

ImageFatih Camii avlusu bugün siyah zemin üzerine Arapça harflerle yazılmış pankartlar taşıyan yaklaşık 500 kişilik bir topluluğun alışılmamış eylemine sahne oldu.

Kendilerini Hizb-üt Tahrir örgütü yandaşı olarak ilan eden göstericiler arasında kadın ve çocukların da yeraldığı gözlendi.

Fatih'te yapılan gösteride, yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütü lehine sloganlar atıldı.
Fatih Camii avlusunda Cuma namazının ardından toplanan grup, çeşitli pankart ve dövizler açtı.

Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu grup, yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütü lehine slogan attı.
Bu sırada grup adına 24 sayfalık basın açıklamasını okuyan Hizb-ut Tahrir Türkiye sorumlusu Yılmaz Çelik, Atatürk'e hakaretler yağdırdı.

ImageYılmaz Çelik, grubun yanında getirdiği kürsüde konuşurken iki yanında siyah pantolon beyaz gömlekli korumaların sıralanması dikkat çekti.

Hilafetin geri getirilmesi istenen, ayrıca Atatürk aleyhine ifadelerin de yer aldığı basın açıklamasının ardından tekbir getiren grup, caminin Haliç tarafındaki kapısından çıkarak topluca yürümek istedi.

Güvenlik önlemleri alan polis tarafından engellenen grup, daha sonra dağıldı.

ImageBu sırada Hizb-ut Tahrir Türkiye sorumlusu Yılmaz Çelik, gözaltına alınmamak için beraberindeki korumalarla birlikte camiden ayrıldı. Çıkışta Çetin'i durduran polis ekipleri yanındakilerin tepkisi üzerine gözaltına almaktan vazgeçip gitmesine izin verdi. Milliyet

 

Fatih'te yasadışı gösteriFatih'te yapılan gösteride, yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütü lehine sloganlar atıldı.

Fatih Camii avlusunda Cuma namazının ardından toplanan grup, çeşitli pankart ve dövizler açtı. Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu grup, yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütü lehine slogan attı.

Bu sırada gruptan bir kişi, 24 sayfalık basın açıklaması metnini okudu.

Hilafetin geri getirilmesi istenen, ayrıca Atatürk aleyhine ifadelerin de yer aldığı basın açıklamasının ardından tekbir getiren grup, caminin Haliç tarafındaki kapısından çıkarak topluca yürümek istedi.

Güvenlik önlemleri alan polis tarafından engellenen grup, daha sonra dağıldı. (aa)  Hürriyet

Hizbuttahrir'den Almatı'da protesto

Kazakistan'ın Almatı Merkez cami önünde Cuma namazından sonra Hizbuttahrir üyesi bir grup, tüm dünyada Müslümanların maruz kaldığı kötü muameleleri protesto etti.
Saat 14.00 sıralarında protesto gösterisi düzenlemek isteyen 25-30 kişilik grup, polis tarafından tutuklandı. Olay yerine görüntü ve fotoğraf çekmek için gelen aralarında İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirinin de bulunduğu gazeteciler de gözaltına alınarak, ellerindeki kamera, fotoğraf makinesi ve disketlere el konuldu.

Polisler, parmak izleri alınan ve fotoğrafları çekilen gazetecileri Kazakistan'ın huzurunu bozmaya çalışmakla suçladı. Birkaç saat gözaltında tutulmalarının ardından serbest bırakılan gazeteciler arasında Kazakistan Devlet Televizyonu muhabirinin de bulunduğu bildirildi. internethaber

Fatih'de Hizb-ut Tahrir protestosu

Fatih Camii avlusunda Cuma namazının ardından toplanan grup, çeşitli pankart ve dövizler açtı. Hilafetin geri getirilmesini istiyen grup tekbirler eşliğinde slogan attı.

Fatih'te yapılan gösteride, yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütü lehine sloganlar atıldı. Fatih Camii avlusunda Cuma namazının ardından toplanan grup, çeşitli pankart ve dövizler açtı. Aralarında kadın ve çocukların da
bulunduğu grup, yasadışı Hizb-ut Tahrir örgütü lehine slogan attı.

Bu sırada gruptan bir kişi, 24 sayfalık basın açıklaması metnini okudu. Hilafetin geri getirilmesi istenen, ayrıca Atatürk aleyhine ifadelerin de yer aldığı basın açıklamasının ardından tekbir getiren grup, caminin Haliç tarafındaki kapısından çıkarak topluca yürümek istedi.

Güvenlik önlemleri alan polis tarafından engellenen grup, daha sonra dağıldı. internethaber

Fatih Camii avlusunda yasa dışı gösteri

İstanbul Fatih’te yapılan gösteride, yasa dışı Hizbuttahrir örgütü lehine sloganlar atıldı. Dün Fatih Camii avlusunda cuma namazının ardından toplanan grup, çeşitli pankart ve dövizler açtı.

Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 500 kişilik grup, yasa dışı Hizbuttahrir örgütü lehine slogan attı. Kendini Hizbuttahrir Türkiye sorumlusu olarak tanıtan Yılmaz Çelik, 24 sayfalık basın açıklaması metnini okudu. Çelik, açıklamasını grubun yanında getirdiği kürsüde yaptı. Hilafetin geri getirilmesi istenen, ayrıca Atatürk aleyhine ifadelerin de yer aldığı basın açıklamasının ardından grup, caminin Haliç tarafındaki kapısından çıkarak topluca yürümek istedi. Güvenlik önlemleri alan polis tarafından engellenen grup, daha sonra olaysız dağıldı. Çelik de olay yerinden ayrıldı. Açıklamadan birkaç saat sonra polis, savcılık talimatıyla Çelik ve bazı göstericileri aramaya başladı. Çelik hakkında, Atatürk’e hakaretten ve devlet büyüklerine tahkirden gözaltına alma emri çıkarıldı. İstanbul, Zaman

-----------------------------------------------------------
Fatih Cami'nde okunan Nida'yi aşağıdaki linkte Hizb-ut Tahrir Emiri'nin sesinden dinleyebilirsiniz:
http://www.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/media/media

Ayrıca Nida hakkındaki görüşlerinizi aşağıdaki linkte istediğiniz lisan ile belirtebilirsiniz:
http://www.hizb-ut-tahrir.info/arabic/index.php/contactform/contactform
-----------------------------------------------------------

New Orleans'ta 60 bin kişinin sığındığı stadyumda çeteleri arasında silahlı çatışmalar yaşanıyor. Her taraftan ceset çıkıyor

Amerikan CBS televizyonunda çalışan Portekizli bir kameraman Katrina kasırgasının ABD'nin Körfez Sahili bölgesinde yerle bir ettiği sahaları gördükten sonra ortaya çıkan durumun 3. Dünya ülkelerinde kaos ve kanunsuzluğun hüküm sürdüğü noktalara benzediğini söyledi.
Portekiz devlet radyosu RDP'ye konuşan Mario de Carvalho yerle bir olan New Orleans'a giden çevre yolları üzerinde çok sayıda ölü bebek ve yetişkin cesedi gördüğünü belirterek, "New Orleans'takilerin şehri terk etmeleri için yeterli ulaşım imkanı yok. Bir kaos durumu hakim. Çok kötü. Görüntüler 3. Dünya ülkelerinde görmeye alıştığımız türden. Şimdi bu burada, ABD'de oluyor. Böyle bir manzara ile New Orleans gibi bir şehirde karşılaşacağımı hiç düşünmezdim" dedi.
Binlerce kişinin sığındığı Superdome Stadı'nda büyük bir kaosun hakim olduğunu kaydeden Carvalho, "Düşünün. Cumartesi gününden beri 60 bin kişi stadın içinde. Elektrik ve su yok. İnsanlar stada girerken üzerleri aranmadı. Bunlardan bazıları silahlı geldi. İçerdeki çeteler arasında savaşlar yaşanıyor. Bir çok insan yaralandı" diye konuştu.

Pakistan'daki İslami partiler ittifakı, İsrail ile İstanbul'daki görüşmelere ateş püskürüyor

Pakistan'da İslami partiler, Pakistan'ın dün İstanbul'da ilk kez İsrail'le diplomatik temas kurmasını protesto etti. Protesto gösterilerinde ABD ve İsrail bayrakları yakıldı, Devlet Başkanı Pervez Müşerref'in görevine son verilmesi lehinde sloganlar atıldı.
6 İslami partinin ittifakından oluşan Müttehide Meclis-i Amel'in (MMA) yüzlerce taraftarı, bugün Cuma namazından sonra cami çıkışlarında görüşmeyi protesto etmek için gösteriler düzenledi. Ülkenin çeşitli bölgelerindeki gösterilerde polis ve güvenlik kuvvetleriyle çatışma çıkmadı. MMA Başkanı Gazi Hüseyin Ahmed, Peşaver'de yapılan gösteride, "Müşerref hükümetini devirmelisiniz. Hükümet, ülkenin bağımsızlığını ABD'nin ellerine teslim etti" dedi.
Diğer taraftan, doğudaki Lahor şehrinde de MMA üyesi Cemaat-i İslami'nin karargahının önünde toplanan 400 kadar kişi görüşmeyi protesto etti. Parti Başkanı Münevver Hasan, görüşmenin İsrail'in tanınması yönünde atılmış ilk adım olduğunu söyledi. Hasan, "Görüşme Pakistan'daki 150 milyon nüfusun duygularına hakarettir. Müşerref, ABD Başkanı Geoprge W. Bush'un yardakçısıdır" dedi.
Protestocular, "İsrail'le dostluğu onaylamıyoruz", "İsrailliler Filistinlilerin katilidir" şeklinde pankartlar açtı. İslami partiler, mecliste görüşülmeden ya da halka sorulmadan İsrail'le resmi temas kurulmasına tepki gösterdi. Multan şehrindeki protestolarda da "Yahudilerin dostları Müslümanların düşmanlarıdır" şeklinde pankart açıldı. 300 kadar gösterici ABD ve İsrail bayraklarını yaktı. Ülkenin çoğu şehrinde benzeri eylemler yapıldı.
İstanbul'da İsrail Dışişleri Bakanı Silvan Şalom'la Pakistan Dışişleri Bakanı Hurşid Kasuri arasında dün resmi görüşmeler yapılmış, Müşerref de 60 yıllık husumetten sonra gerçekleştirilen temaslara desteğini ifade etmişti.


PAKİSTAN: BAŞKENTİ KUDÜS OLAN FİLİSTİN DEVLETİ KURULMADAN, İSRAİL'İ TANIMAYACAĞIZ
Pakistan, başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti kurulmadan İsrail'i tanımasının söz konusu olmadığını bildirdi.
Türkiye'nin arabuluculuğunda İstanbul'da tarihte ilk kez bir araya gelen Pakistan ve İsrail dışişleri bakanlarının toplantısıyla ilgili yankılar devam ediyor.
Dışişleri Bakanlığı Sekreteri Riaz Mohammad Khan tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, İsrail ile ilk kez resmi olarak temas kurulduğu ancak bunun İsrail'i tanıma anlamına gelmediği bildirildi.
Açıklamada, "Pakistan'ın Ortadoğu krizi ile ilgili tutumu değişmemiştir. Pakistan, başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasından yanadır" denildi.
İsrail Dışişleri Bakanı Silvan Şalom ve Pakistan Dışişleri Bakanı Hurşit Kasuri'nin İstanbul'da ilk kez kamuoyu önünde bir araya gelmeleri Pakistan'ın İsrail'i tanımaya hazırlandığı söylentilerine neden olmuştu.
Askeri darbeyle başa gelen Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref, İsrail'in Gazze'den çekilmesinden sonra bu ülkeyle dışişleri bakanları düzeyinde görüşmeye karar verdiklerini söyledi.
Görüşmeyle ilgili tepkileri değerlendiren Müşerref, konuyla ilgili olarak Suudi Arabistan Kralı Abdullah ve Filistin Yönetimi lideri Mahmud Abbas'ı bilgilendirdiklerini ve onlarında da olurunu aldıklarını bildirdi.
İsrail'in 1967 sınırına çekilmesini de beklediklerini belirten Pervez Müşerref, Ortadoğu barışı ile ilgili olarak yol haritası barış planını ve 2002 Arap Ligi zirvesinde alınan kararları desteklediklerini belirtti.
Bu arada Müşerref'in, yakın bir gelecekte New York'taki Amerikan Yahudi Kongresi'nde konuşması bekleniyor.

Diyanet: Atatürkçülüğe bağlıyız 
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, “Anayasa'daki laik ve demokratik Cumhuriyet yapısının temel ilkelerine ve Atatürkçülüğe bağlıyız. Onları öncelikli ilkeler olarak görüyoruz” dedi.

Bardakoğlu, 5 Eylül Pazartesi günü İstanbul'da başlayacak “VI. Avrasya İslam Şurası Teşkilatı Toplantısı” ve kurumunun yurtdışı din hizmetlerine ilişkin Grand Cevahir Otel'de basın toplantısı düzenledi.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 3 konuda önceliği ve hassasiyeti bulunduğunu vurgulayan Bardakoğlu, şunları söyledi:

“Birincisi, Anayasa'daki laik ve demokratik Cumhuriyet yapısının temel ilkelerine ve Atatürkçülüğe bağlıyız. Onları öncelikli ilkeler olarak görüyoruz. İkincisi, dinimize, dinimizin öğretilerine ve esaslarına bağlıyız. Onları hem anlatmayı, hem tanıtmayı, hem de o çizgide hizmet sunmayı kendimize görev addettik. Üçüncüsü de, milletimizin duyarlılığına, geleneğine, örfüne, adetine sonuna kadar saygılıyız.

Biz hem Anayasa'ya, kanunlara, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel ilkelerine, hem dinimizin temel ahlakına ve öğretisine, hem de halkın taleplerine bağlıyız. Hiç kimse bu bağlılıktan dolayı bizi kınamamalıdır.”

YURTDIŞINDAKİ DİN HİZMETLERİ

Bardakoğlu, kurumun yurtdışında yaptığı din hizmetleri konusunda da bilgi vererek, yurtdışında en çok sıkıntı duyulan konuların başında eğitimli personelin geldiğini bildirdi.

Halen kuruma bağlı Avrupa'da 806, Türk Cumhuriyetleri, Balkanlar, Kafkasya ve Rusya'da 109, diğer ülkelerde de 32 olmak üzere toplam 947 din görevlisi bulunduğunu anlatan Bardakoğlu, ayrıca 500'e yakın personelin de bazı derneklerin katkısıyla bu ülkelerde görev yaptığını kaydetti.

Bardakoğlu, bu rakamın yetersiz olduğuna işaret ederek, Avrupa'da bazı ülkelerin din görevlileri yetiştirmek için kendilerinden talepte bulunduklarını dile getirdi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, kendilerinin muhataplarına diploma sahibi olunarak din görevlisi olunamayacağını anlattıklarını, bunun yerine kurum olarak o ülkede yaşayan soydaşların Türkiye'de eğitim görmesini ya da ilgili ülkede Türkiye'nin desteğiyle ilahiyat fakültesi açılmasını önerdiklerini ifade etti.

“HİÇBİR ZAMAN SİYASET GÜNDEMİMİZDE DEĞİLDİR”

Din görevlilerinin İslam hakkında doğru bilgiyi vatandaşlara anlatmasının önemli olduğuna işaret eden Bardakoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Batı'da 'İslam'a fobia' dediğimiz, İslam hakkında olumsuz imaj oluşturma işi, neredeyse bir kampanyaya, projeye dönüştürüldü. Bunun üzerinden başka emeller gerçekleştirilmek isteniyor. İslam hakkında belki de hiç bilgisi olmayan şahısların ürettikleri delil olarak kullanılıyor. Böylece İslam hakkında yanlış tasvirler yapılıyor. Böyle olunca bizim yanlışla mücadele edip yorulmak yerine, doğruyu yapıp güzel örnekleri ortaya koymamız gerekiyor.”

Bardakoğlu, Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin kendilerini doğrudan ilgilendirmediğini, kurum olarak zaten 30 yıldır Avrupa'daki Müslümanlara hizmet ettiklerini kaydederek, “Hiçbir zaman ne ulusal, ne de uluslararası siyaset bizim gündemimizde değildir” dedi.

VI. AVRASYA İSLAM ŞURASI

Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, 5 Eylül Pazartesi günü İstanbul'da başlayacak “VI. Avrasya İslam Şurası Teşkilatı Toplantısı” hakkında da bilgi verdi.

Şuraya İslam coğrafyasındaki ülkelerden yaklaşık 70 civarında dini liderin geleceğini anlatan Bardakoğlu, toplantıda din adamlarının fikir alışverişinde bulunacaklarını söyledi.

Bardakoğlu, İslam dünyasında sorunların bulunduğunu vurgulayarak, ”Biz ülke olarak önemli mesafeler katettik. Modellik iddiasında değiliz. Çünkü modellik iddiası; hem olgunluk, hem nezaket, hem de uluslararası ilişkilere yakışan bir tavır değil. İlişkileri eşitlik üzerine kurmak istiyoruz” dedi.

Şuranın konusunun “Din, Kültür ve Kimlik” olacağını da kaydeden Bardakoğlu, toplantının 9 Eylül Cuma günü açıklanacak bildirgeyle sona ereceğini sözlerine ekledi.

Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu'nun verdiği bilgiye göre, Grand Cevahir Otel'de gerçekleştirilecek şurada, “Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne Din, Kültür ve Kimlik”, “Balkanlar, Orta Asya'da Din, Kimlik ve Kültür” ve “Çağdaş Dünyada Müslüman Kimlik-Sorunlar” konularında oturumlar yapılacak.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Türkiye genelinde 16 bin camide kadrolu din görevlisi bulunmadığını belirterek, “Kadrolu din görevlisi olmayan cami, sorunlu camidir” dedi.

Bardakoğlu, Grand Cevahir Otel'de düzenlediği basın toplantısında basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

Bir gazetecinin “Sağlık Bakanlığı'nın kanser hastalarının tedavisinde dua yöntemini getirdiği” yönündeki sözleri üzerine Bardakoğlu, insanların manevi durumlarının tedavide önemli bir payı bulunduğunu vurguladı.

Bardakoğlu, bunu sadece Müslümanlar'ın dini gayelerle söylemediğini, Batılılar'ın da “insanın haleti ruhiyesinin sağlığıyla bire bir ilişkili olduğu” yönünde söylemlerinin bulunduğunu hatırlatarak, “Bu konu, pozitif bilimle kanıtlanacak bir konu değil. Duanın, tövbenin insanın tedavisinde mutlaka tesiri olacağına inanıyorum. Ancak bunu bilimsel bir yöntemmiş gibi söylemiyorum” diye konuştu.

Bardakoğlu, “iki bayanın müftü yardımcısı olarak atanmasının bazı İslam ülkelerinde tartışmaya neden olduğunu” söyleyen gazeteciye ise Türkiye'de nüfusun yarısından fazlasının bayan olduğunu hatırlattı.

Bardakoğlu, bir görevlerinin de bayanlara sağlıklı din hizmeti vermek olduğuna dikkati çekerek, “Toplumumuzun bayan vaiz ve uzmanlara da ihtiyacı var. Önümüzdeki zaman diliminde büyük illerimizin hepsinde il müftü yardımcılarından 1'i bayan olacak. Bu konuda pozitif ayrımcılık yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Bardakoğlu, “terörle İslam'ın bağdaştırıldığını” kaydeden gazeteciye, “İslam'a fobia”nın tek kaynağının, Batılılar olmadığını söyledi. “Kullanılan malzemeyi üreten de İslam coğrafyasıdır” diyen Bardakoğlu, Batı'daki farklı Müslüman çevrelerinin din olarak sundukları tanımlar ve bilgilerin çok ciddi özeleştiriye ihtiyacı bulunduğunu bildirdi.

“TERÖRÜN, ŞİDDETİN KAYNAĞI İSLAM OLAMAZ”

İslam coğrafyasının ekonomik yetersizlik, işsizlik, eğitimsizlik gibi bir dizi sorunu olduğunu anlatan Bardakoğlu, şöyle devam etti:

“Bu ortam sürekli sorun üretir, ortamı iyileştirmeden sorunla mücadele edemezsiniz. Sorun İslam değil. Terörün, şiddetin kaynağı İslam dini olamaz. Hiçbir din olamaz. Dinler hem iç, hem de dış dünyada barış için gelirler. İnsanlara ruh sağlığı vermek için gelir.

Hem Cumhuriyet düşüncesini benimsemiş nesiller olarak, hem de Diyanet İşleri Başkanı olarak, toplumsal gerilimlerin din üzerinde odaklanmasını doğru bulmuyoruz. Dinlerin farklı olması kavga sebebi olmamalıdır.

Kurumumuzun 'Büyük Ortadoğu Projesi ile bir işbirliği içinde' şeklindeki tanıtımları, fevkalade üzüntü vericidir. Biz ulusal ve uluslararası siyasetin parçası olmayız.”

CAMİLERDEKİ KADRO AÇIĞI

Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, “geçen hafta İstanbul'da bir grubun etnik kimliği kullanarak din hakkında yorum yapmasını” da eleştirerek, “Onların din adamı niteliğini kullanması üzücü. Onların hiçbirisi din ve Diyanet mensubu değildir. Kendilerine din adamı görüntüsü vererek dikkat çekmek istemişler. Bölücülük yapan bu şahısların hiçbirinin Diyanet ve din göreviyle ilgisi yok” dedi.

Türkiye'de camilerdeki kadrolu din görevlisi açığına ilişkin bir soru üzerine Bardakoğlu, “16 bin camide kadrolu din görevlisi yok. Bu camilerin 9 binine de kadro verilmemiş. Kadrolu din görevlisi olmayan cami, sorunlu camidir” diye konuştu.

Bardakoğlu, bireysel silahlanmaya yönelik bir soru üzerine de, bu konunun çok üzücü olduğunu belirterek, bireysel silahsızlanma konusunda üzerine düşen görevi yapmaya hazır olduklarını söyledi.

Silahsızlanma konusunda toplumun bilinçlenmesinin önemli olduğunu vurgulayan Bardakoğlu, gerekirse camilerde hutbe ve vaaz verebileceklerini sözlerine ekledi. (aa) Hürriyet

< Önceki   Sonraki >
20 Kasım 2008 Perşembe
22 Zilkade 1429

Tarihin En Büyük Hilâfet Konferansı Gerçekleştirildi

.:: ALINTI ::.
 
Laik değerlerin kadınlara yeni eziyeti
Asma Saleem | 26.10
 
Kapitalizmin son aşaması: Birleşik devletçi devletler topluluğu
Kaan Benli | 24.10
 
İslam Medeniyeti ve Bilim
| 18.10
 
Halifeye ne kadar ödeme yapılır?
Abdul Kareem | 12.05
 
Filistin'in Tibet'ten eksiği ne?
| 23.04
 
FATİH SULTAN MEHMED'İN AYASOFYA VAKFİYESİ
| 15.04
| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |