|
Bir Ayet |
9/70 Kendilerinden önce olan Nuh, Ad, Semud milletlerinin, İbrahim milletinin, Medyen ve altüst olmuş şehirler halkının haberleri onlara gelmedi mi? Peygamberleri onlara belgeler getirmişlerdi. Allah onlara zulmetmemiş, onlar kendilerine yazık etmişlerdir.
|
|
Bir Hadis |
Sirkat haddi Yüce Allah'ın; "Hırsızlık yapan kadın ve erkeğin ellerini kesiniz." (Maide: 38) ayetine göre elin kesilmesidir.
|
|
Kitap |
|
![Siyasi Meseleler [İşgâl Edilmiş Müslüman Beldeler] Siyasi Meseleler [İşgâl Edilmiş Müslüman Beldeler]](kitaplar/Siyasi_Meseleler/grafik/Siyasi_Meseleler_.jpg) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
KİMİN EMRİ DAHA ÜSTÜN ? |
|
|
|
İslamdevleti.org
|
|
31 Temmuz 2009 Cuma |
Bugün yaşadığımız dünya öyle bir hal aldı ki, neredeyse her şey birbirine girdi, siyahla beyaz hak ile batıl, güzel ile çirkin. Ama hamd olsun ki rabbim bizleri bu keşmekeşin içerisinde yalnız yardımsız bırakmadı. Ve beyazı beyaz, hakkı hak ve güzeli güzel olarak görmemizi sağladı. Ve aslında gerçek şu ki, rabbim samimiyetle isteyen kullarına hakkı ayan beyan gösteriyor, kişi yeter ki görmek istesin, yeter ki rabbin emrine kulak versin. İşte yine o günlerden bir gün, 24 Temmuz 2009, bu ümmetin içerisinde rabbin emrine kulak verip ona hakkıyla kulluk etmek isteyen 150 nin üzerinde samimi Allah erlerini, sadece Allaha kulluk ettikleri için, ve sadece hakkı söyledikleri için, ALLAH’IN en büyük farzını yerine getirmek rasidi hilafet devletini, (ALLAH azze ve celle nin hükmünü yeryüzüne hâkim kılmak ) küfrü ve küfrün uşaklarını ortadan kaldıracak yegane gücü, yeryüzüne hâkim kılmak için ölüm kalım meselesi edindikleri hak dava da, sabırla azimle yürüdükleri için kendilerine Müslüman’ım diyen ama kalplerinde Allah korkusu yerine dünya sevgisi bulunan, ecel ve rızık meselesini anlayamayan Müslüman kardeşleri tarafından evlerine hayasızca, arsızca tecavüz edilip ve bu Müslüman kardeşleri tarafından çocukları ve eşlerinin gözleri önünde kelepçelenip tutuklanan, suçları sadece LA ILAHE ILLALLAH MUHAMMED RESULULLAH (kelime i tevhidine) siyasi boyutuyla iman eden, ALLAH’A hakkıyla teslim olan kardeşlerini hapsettiler. Böylesi bir karmaşa nasıl olur? Tutuklayanda Müslüman, tutuklananda Müslüman. Tutuklayan ben emir kuluyum diyor, tutuklanan bende emir kuluyum diyor. Bir Müslüman’ın kaç tane ilahı olur?! Hangisinden korkması gerek, hangisine boyun eğmesi gerek?! Ben bu vakayı gözlerimin önünde canlandıramıyorum, ne kadar zorlasam da bir türlü başaramıyorum.
Camiye gideceksin yan yana omuz omuza saf tutacaksın, aynı kıbleye yöneleceksin bir hafta sonra sokakta göreceksin veya evine zorla tecavüz edip tutuklayacaksın? Bunu içinizde anlayabilen kavrayabilen Müslüman varsa Allah aşkına bana açıklasın. Hangi emir Allah azze ve celle‘nin emrinden daha üstün olabilir. Hangi itaat resul (sav) e itaatten daha üstün olabilir. Ya peki ölümü hak olarak yaratan Allah azze ve cellenin karşısınana çıkıldığı zaman, rabbim sorunca nasıl cevap vereceksin? Cevap verebilecek misin?! Ben hiç sanmıyorum çünkü kişi ahiretini dünya için sattığı zaman, bu sorunun cevabını kesinlikle veremez. Ölümü unutup bu dünyaya dört elle sarılan, bu dünyadaki tek gayesi dünya metası olan, Allaha kulluk mu yoksa isyan içerisinde mi olduğunu bilemeyen dünya sevgisi gözlerini kör etmiş, ismi Müslüman kalmış ama İslam’dan bir haber acınası biçareler. Akşam evlerine vardıkları zaman televizyon karşısında yapmış olduğu zulmü (başarılı çalışmanın) keyfini çıkaran, sonrada ertesi gün amirinden tebrikler alan bir Müslüman. Ne karşılığında evine arsızca hayasızca pervasızca tecavüz ettiği yeri gelip namazda yan yana saf tuttuğu aynı gün kurban ve ramazan bayramını kutlayan Müslüman kardeşini tutuklayıp zulüm ettiği için. “Hasbin Allah i ve niğmel-vekil,” başka ne denebilir ki. Sakın şunu unutmayın, sizler zulüm ettiniz, zalimlersiniz, sizler Müslümanların hanelerine tecavüz ettiniz. Vallahi sizlere hakkımı helal etmiyorum: kardeşlerimin canlarını yaktınız çocuklarının gözlerinden yaş akıttınız, hanımlarını bu zalim dünyada yalnız bıraktınız.
Ben helal etmem ama onlar yaşadıkları bu zulmü asla helal etmez. Karşılarındaki zalim Siyonistler olsa dersin ki, “Siyonist köpekler,” karşılarında kâfir kapitalistler olsa dersin ki “kâfir,” karşılarında alçak komünistler olsa dersin ki, “insanlıktan yoksun yaratıklar” ama karşılarında bu saydıklarımızın hiç birisi yok. Sizler kendilerinizi nasıl hissediyorsunuz? Kendinizi kim ve ne yerine koyuyorsunuz? Müslüman kardeşlerinizi tutuklarken eroin mi kullanıyor, esrar mı çekiyorsunuz. Yoksa operasyondan sonra hafızanızı mı sildiriyorsunuz? Bu yaptıklarınızın hiç bir aklıselim açıklaması olamaz ALLAH azze ve celle için. Bugün Ali’leri Mehmed’leri Ercan’ları Âdem’leri tutuklarsınız, lakin ALLAHIN hak davasında bir Âdem hapse girer on Âdem gelir. Bir Ercan hapse girer yüz Ercan gelir. Bir Ali’yi hapse atarsınız binaliler gelir. Onlar ALLAH için hapse girerken siz onları kimin için hapse atıyorsunuz. Bugün size emir veren amirleriniz yarın mahşerde sizi yarsız ve yardımsız bırakacak, kendi dertlerinin peşine düşecekler. İşte o gün iş işten çoktan geçmiş olacak. Gelin iş işten geçmeden keşke demeden, ALLAH azze ve celle’nin emrine itaat edin. ALLAH’A hakkıyla kulluk edin ki, sizlerde kurtuluşa erenlerden olasınız. Aksi halde bu gün izzet ve şeref aradığınız makam ve mevki peşinde koştuğunuz bu dünya hayatı bir gün hiç olup gidecek. Fakat izzet ve şeref sahibi olan ALLAH katında izzet ve şeref ararsanız, umulur ki gerçekten izzet ve şeref sahibi olursunuz. ALLAH azze ve celle bir ayetinde şöyle buyuruyor: “Kim izzet ve şeref istiyor idiyse, bilsin ki, izzet ve şerefin hepsi Allah'ındır. O'na ancak güzel sözler yükselir (ulaşır). Onları da Allah'a amel-i sâlih ulaştırır. Kötülüklerle tuzak kuranlara gelince, onlar için çetin bir azap vardır ve onların tuzağı bozulur.” (Fatir 10)
Sakın olaki sözümüz yanlış anlaşılıp kastettiğimiz kişilerin sadece tc polisleri olduğu zannedilmesin, sözümüz bu zulümde bu arsızlıkta bu hayâsızlıkta kimler varsa kimin parmağı varsa hepsine geçerlidir. Amir olsun savcı olsun değil hâkim olsun yok isterse iç işleri bakanı velâkin başbakan olsun hepiniz ayni kefenin içindesiniz. Son olarak bir gün gelecek çok yakında bir gün hilafet kurulacak ve işte siz o gün ALLAH azze ve celle nin hükmü ile yargılanacaksınız. Şimdiden savunmanızı hazırlayın değil yardan geçmek serden gecen hizb-ut tahrir gençlerine rabbim nusretini çok yakında gönderecektir.
ALLAH’IN SELAMI HAK DAVA ERLERI´NIN ÜZERINE OLSUN. ALLAH ECRINIZI IKI CIHANDADA FAZLASIYLA VERSIN RABBIM SIZLERI VE ACIZANE KARDESINIZ BENI KEVSER IRMAGINDA RESULU EKREM EFENDIMIZIN ETRAFINDA BIRLEŞENLERDEN KILSIN AMIN AMIN AMIN. SIZLERI ALLAH ICIN SEVEN KARDESINIZ FATIH BABAYIGIT. |
|
|
|
|
| 19 Mayıs 2012 Cumartesi |
|
Fikirlerden |
|
HİZB-UT TAHRİR'İN KİTAPLARI
Hizb-ut Tahrir'in benimsemiş olduğu fikirler görüşler ve hükümler İslâmî fikirler, görüşler ve hükümlerdir, başkası değil. Onlarda İslâmî olmayan bir şey yoktur. İslâmî olmayan herhangi bir şeyin etkisi de yoktur. Benimsemiş olduğu aşağıdaki kitaplarda geçtiği gibi:
- İslâm Nizamı
- Hizbî Kitleleşme
- Hizb-ut Tahrir Mefhumları
- İslâm'da Yönetim Nizamı
- İslâm'da Ekonomi Nizamı
- İslâm'da İctimai Nizam
- İslâm Devleti
- Hilâfet Devleti'nde Maliye
- İslâm Şahsiyeti (3 cilt)
- Hilâfet
- Hizb-ut Tahrir'e ait Siyasî Mefhumlar
- Hizb-ut Tahrir'e ait Siyasî Bakışlar
- Anayasa Tasarısı ve Gerekçesi
- Hizb-ut Tahrir'den Müslümanlara Sıcak Bir Çağrı
- Demokrasi Küfür Sistemidir
- Hizb-ut Tahrir (Broşür)
Hizb-ut Tahrir aşağıdaki kitapları da yayınlamıştır:
- Hilâfet Nasıl Yıkıldı
- Cezalar sistemi
- Beyyineler Hükümleri
- Marksist Sosyalizmi Eleştiri
- Düşünme Metodu
- Hızlı Düşünüp Karar Verme
- İslâmî Fikir
- Medenî Kanunu Eleştiri
- İdeal Ekonomi Siyaseti
- Ümmetin Misakı
- Gençlere Bilgiler
Aynı şekilde parti, fikrî ve siyasî binlerce bildiri, muhtıra ve broşür yayınlamıştır. |
|
|
|
|