Anasayfa
 [Detaylı_Ara]
Rusya Kaybetti Yazdır E-Posta
islamdevleti.org
18 Kasım 2008 Salı

ImageKafkaslarda patlak veren Gürcistan Rusya Savaşı'nda kim kazandı kim kaybetti? Herkes bu savaştan Rusların kazançlı çıktığını düşünse de ters açıdan baktığımızda, perde arkasındaki ABD'nin asıl kazanan olduğu görülüyor...

Emin YILMAZ
Gürcistan ve Rusya arasında uzun süredir devam eden anlaşmazlık, Gürcistan’ın 7 Ağustos’ta Güney Osetya’nın başkenti Şinvali’ye girmesiyle silahlı çatışmaya dönüştü. Rus ordusu, Gürcü kuvvetlerini kısa sürede Güney Osetya’dan çıkardı. Rusya, bir yandan Güney Osetya’yı askeri yönden kontrolü altına alırken Abhazya’nın da kontrolünü tamamen ele geçirdi. Dahası Rusya çatışmaların başlamasından üç hafta sonra bu iki bölgenin bağımsızlığını tanıdı.

Bu olaylar esnasında Gürcistan ile Rusya arasındaki çatışmadan ziyade, ABD ile Rusya’nın birbirine karşı hamleleri konuşuldu. Birçokları bu oyunun Rusya ile ABD arasında olduğunu söyledi. Bazıları ABD’nin Gürcistan’ı oyuna getirdiğini savunurken, bazıları da Rusya’nın Gürcistan’ı kışkırtarak Kafkaslardaki amaçlarına ulaşmak istediğini ifade ediyorlar.  Bu bakış açılarından yola çıkarak en çok “Kafkaslar’da kimin kazandığı, kimin kaybettiği” sorusu gündeme geldi.

Öncelikle belirtmeliyim ki, bu oyunda büyük oyuncuların ABD  ve Rusya olduğuna katılmakla birlikte, oyunun iki kişilik olmadığını, herkesin kendi çapında oyundan kazançlı çıkmaya çalıştığını düşünüyorum. Diğer bir ifadeyle, herkesin ayrı hesapları var. Dolayısıyla kazanan henüz belli değil. Çünkü oyun yeni başladı.

Şimdi bu yeni başlayan oyunun kime ait olduğunu ve Türkiye olarak neler yapabileceğimizi daha iyi anlamaya çalışalım. Bunun için Güney Osetya bağlamında Gürcistan ve Rusya arasında çıkan çatışmalara ilişkin meydana gelen uluslararası gelişmelere kısaca göz atarsak kimin ne kazandığını ne kaybettiğine bakalım.

-  Rusya’nın önce Gürcistan topraklarına girmesi, sonra Güney Osetya’dan çıkmaması ve akabinde G.Osetya ile birlikte Abhazya’nın bağımsızlığını tanıması ile Rusya’nın dünyanın gözünde bir “kabadayı” olarak görünmesine ve Irak’ı işgali nedeniyle dünya kamuoyunda oluşan anti-Amerikan duyguların unutulmasına, uluslar arası hukuku tanımayan ABD imajının yerine Rus imajının geçmesine yol açmıştır.

-  Rusya’nın kabadayı ve uluslararası hukuku tanımayan tutumu oraya yapılan yabancı yatırımları azaltacak ve ülkeden sermaye çıkışına yol açacaktır. Rus zenginler bile paralarını Batı ülkelerine götürebilecektir. Oysa Rusya dış yatırıma muhtaçtır. Özellikle teknoloji transferine çok ihtiyacı vardır. Böyle giderse Rusya bundan yeterince yararlanamayacaktır.

-  Bu süreçte, Rusya’nın Kosova’nın bağımsızlığı ve Çeçenistan ile ilgili savunduğu tezleri zayıflamıştır. Dolayısıyla gelecekte kendi içinde ortaya çıkacak ayrılıkçı bölgelere müdahalesini uluslar arası kamuoyuna açıklamada zorlanacaktır.

-  Rusya’nın çevresindeki Batı yanlısı ülkelerin ABD’ye daha muhtaç hale gelmiştir. Polonya örneğinde olduğu gibi Rusya’nın itirazları nedeniyle imzalanamayan anlaşmaların hızlanmıştır. Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyelikleri acil olarak gündeme gelmiştir.

-  Batılı ülkeler ABD ile tekrar yakınlaşmışlardır. Öte yandan ABD karşıtı olan İran, Rusya ile yakınlaşmıştır. Çin için aynı şeyi söylemek zordu. Çin’in ABD ile birçok yerde ortak çıkarı bulunduğu için Rusya’nın yanında açıkça pozisyon almaktan uzak durmuştur.

-   Rusya’nın G-8 üyeliğinden çıkarılması, Dünya Ticaret Örgütü’ne tam üyeliğinin engellenmesi gibi yaptırımlar gündeme gelmiştir.

-  Avrupa’nın Rus doğalgazına bağımlılığı bir kez daha ortay çıkmıştır. Avrupa ülkeleri Rusya’ya karşı yaptırımda bulunamayacak durumdadır.

-  Rusya, halen güçlü olduğunu, kendine güvenenleri yalnız bırakmayacağını, bölgesinde kendi rağmına gelişmelere sert tepki vereceğini göstermiş oldu.

- ABD, diplomasi alanında Rusya’yı sıkıştırmış olmasına rağmen Avrupalılardan tam destek alamadığı için Rusya’ya yaptırım uygulamada zorlanmaktadır. Avrupa’nın tutumu Rus doğalgazı ile ilişkilidir.

- ABD, bu olaylar münasebetiyle Karadeniz’e girmiş oldu. Yakın vadede ayrılacağa da benzememektedir.

- Rusya’nın Gürcistan’a yaptığını gören ve ABD ile Avrupa ülkelerinin baskısını hisseden Ermenistan, Türkiye ve Azerbaycan ile uzlaşmaya daha yakın duruma gelmiştir. Önümüzdeki süreçte Ermenistan’ın Batı ve Türkiye ile ilişkilerini geliştirmesi beklenebilir.

- Enerji kaynaklarının tüketici ülkelere güvenli ve tek ülkeye bağımlı olmadan aktarımı bağlamında Türkiye’nin önemi artmıştır. Bundan sonra Nabucco vb. projelerin kabul edilebilirliği daha kolaydır. Tabi Türkiye gerekenleri yaparsa.

- Olayların asıl kahramanı olan Gürcistan ve bu ülkenin Devlet Başkanı Saakaşvili ise kaybeden oldu. Saakaşvili hesap hatası yapmış oldu.

Bu sonuçlardan yola çıkarak, ABD’nin çok şey kazandığını, bundan sonra İran  bağlamında kazanmaya devam edebileceğini, Rusya’nın kazancının ise sınırlı ve bölgesel olduğunu düşünebiliriz. Buna karşın Gürcistan’ın kaybeden taraf olduğunda şüphe yoktur. Oyunun içinde olmasalar da Avrupa’nın yine hiçbir şey yapamayanlar olarak zararlı çıktığını söyleyebiliriz. Yine oyunun dışında olsalar da Türkiye ve Azerbaycan’ın kazançlı çıkabileceğini öngörebiliriz. Bu önümüzdeki süreçte yaşanacaklara bağlıdır.

Bundan sonra neler olabilir? ABD, Rusya’yı uluslararası kurumlar nezdinde sıkıştırabilir, İran’a karşı Rusya’nın sessiz kalmasını sağlayabilir, Karadeniz ve Kafkas ülkeleriyle hatta bazı Orta Asya ülkeleriyle yeni anlaşmalar imzalayabilir. Rusya ise self-determinasyon ilkesini savunup enerji silahını daha etkin kullanmaya çalışabilir. Bunlardan yola çıkarak, Türkiye de her iki tarafın yapabileceklerini öngörerek çıkarlarını gözetebilir. Şu durumda Türkiye’nin bir süre daha tüm taraflarla iyi ilişkiler yürütmeye çalışması gerekeceğe benziyor.

Bu arada, Kafkaslar’da bunlar yaşanırken Libya ile ABD arasında ilişkiler gelişme yolunda. ABD Dışişleri Bakanı Rice Libya’daydı. Zengin petrol kaynaklarına sahip olan Libya, Afrika’nın doğalgaz bakımından dördüncü ülkesi ve Rusya’nın burada önemli yatırımları var. Öte yandan, Nükleer Tedarikçiler Grubu, Hindistan üzerindeki yasakları kaldırdı. Çin ise Irak Hükümeti ile 3 milyar dolarlık petrol anlaşması imzaladı. Gelişmelere bunlar ve benzeri olayları da göz önüne alarak bakarsak, gerçekleri ve olasılıkları daha iyi anlayabileceğimizi düşünüyorum.

stratejikboyut

< Önceki   Sonraki >
| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |