|
İslamdevleti.org sitesi adına, Türkiye'de Hizb-ut Tahrir'in Ergenekon terör örgütü ile ilişkilendirilmesini şiddetle kınıyoruz. Bundan öncede Hizb-ut Tahrir buna benzer, mesnetsiz, iftiralara maruz kalmıştır. Hiç birinin de aslı çıkmamıştır. Ergenekon örgütü ile Hizb-ut Tahrir bağlantısının olduğu iddiası da boştur. Devletleri ve basını Hizb-ut Tahrir'i başka bir örgütle karıştırma yerine Hizb-ut Tahrir'i Hizb-ut Tahrir olarak görmeye çağırıyoruz! Hizb-ut Tahrir'in taşıdığı fikir, takip ettiği metod hiç bir örgütün, kitlenin, siyasi partinin güdümüne girmez ve sığmaz. O şu an yeryüzünde tek başına bir ekoldür. Terör kalıbına ise hiçbir şekilde uymaz ve bağdaştırılamaz. Şu ana kadar da bu minvalde bir fiili hareket gerçekleştirdiği ispatlanamaz. Parti şiddeti ve terörü şiddetle reddeder. Çalışmasında şiddet içermediğine dair derlediğimiz alttaki alıntıları sunuyoruz: Derleme: 1- Üstelik Hizb-ut Tahrir, küresel bir siyâsî partidir. Belirli bir ülkenin, bölgenin yada ırkın partisi değildir. Onun için Hizb-ut Tahrir hakkındaki değerlendirmeler, küresel açıdan yapılmalıdır. Her ne kadar muteber bir ölçü olmasa da, dünya çapında kabul gören kimi devletler tarafından hazırlanan terörist örgütler listelerinin hiçbirinde Hizb-ut Tahrir'in bulunmadığı görülebilir. Yine dünya çapında muteber araştırma kuruluşlarının raporlarında, Hizb-ut Tahrir'in şiddet ile hiçbir alâkası bulunmadığının ve kesinlikle bir terör örgütü olarak nitelendirilemeyeceğinin teyit edildiği de görülebilir. Örnek olarak, Yargıtay 9. Ceza Dâiresinin 2003 tarihli, 2003/2291 sayılı kararını hatırlatıyoruz: "Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bilgi yazılarından, mahkememize intikal eden olaylardan ve dosya içeriğinden Hizb-ut Tahrir adındaki yapılanmanın cebir ve şiddet eylemlerinde bulunduğu, bu yönteme başvurduğu hususu tespit edilememiştir. Yapılanmanın bu haliyle terör örgütü olarak kabul edilmesi yeni yasal düzenleme karşısında mümkün görülmemektedir..." http://turkiyevilayeti.org/html/rsclr/trrs/ba/2008/0001.html 2- Hizb-ut Tahrir, ideolojik siyâsî bir partidir ve ideoloji olarak İslam'ı benimsemiştir. Siyâsî bir parti olması itibariyle yaptığı tüm çalışmaları da siyâsî çalışmalardır. Siyâset, aynı kaynaktan beslenen fikirler ile insanların hayata ilişkin işlerini yürütmek ve hayatta karşılaştıkları sorunları çözmektir. Dolayısıyla insanların işleri kapitalist fikirler ile yürütülür, sorunları da kapitalist çözümler ile çözülürse, kapitalist bir siyâset yapılmış olur. Hizb-ut Tahrir ise insanların işlerinin İslâmî fikirler ile yürütülmesi, sorunlarının da İslâmî çözümler ile çözülmesi gerektiğine inanmaktadır. Bu bakımdan Hizb-ut Tahrir'in tüm işleri siyâsî işlerdir. Anahtar konu, insanların işlerinin yürütülmesi ve sorunlarının çözülmesi olduğuna göre, bu bağlamda şiddetin hiçbir rolü olamaz. Çünkü siyâsî işler şiddet ile yürütülmez. Sadece fikirler ve çözümler ile yürütülür. Dolayısıyla Hizb-ut Tahrir esaslarında, hedefinde ve metodunda fikrî, siyâsî, aklî ve şer'î açıdan kesinlikle şiddeti benimsemez. Bu nedenle "terörist örgüt" ve "terör ile ilişkili" olmak gibi ithamlar ile hiçbir şekilde suçlanamaz. Nitekim kurulduğu 1953 yılından beri hiçbir şiddet eylemine başvurmamış ve masum insanlara yönelik hiçbir şiddet eylemini tasvip etmemiştir. http://turkiyevilayeti.org/html/rsclr/trrs/ba/2008/0001.html 3- Emniyet'e göre Hizb-ut Tahrir terör örgütü değil . DHA - DİYARBAKIR - Şanlıurfa'da Hizb-ut Tahrir örgütünün internet sitesine girerek üye olan ve üç ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan 24 yaşındaki Mehmet Nazif Yıldırım'ın yargılandığı davada ilginç bir gelişme oldu. Davanın görüldüğü Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne Emniyet Genel Müdürlüğü'nden gelen raporda, Hizb-ut Tahrir'in terör örgütü olmadığı belirtildi. Savcı ise, örgütün amacının tüm Müslümanları bir halife etrafında toplayarak hilafet devleti kurmak olduğunu belirtti. Savcı Hizb-ut Tahrir'in amacına ulaşmak için 'kültürlenme', 'halkla bütünleşme' ve 'Şer'i esaslara göre İslam devleti kurma' stratejilerini benimseyerek, Ürdün, Suriye, Lübnan, Sudan, Kuveyt, Kudüs, Malezya, Özbekistan ve Türkiye'de faaliyet gösterdiğini, Avusturya, Almanya ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde de örgütlendiğini vurguladı. Mahkeme, sanık Yıldırım'ı üç yıl hapis cezasına çarptırdı. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=203192 http://www.haberalemi.net/haber_detay.php?haber_id=10670 4- Hakikatte ise, Hizb-ut Tahrir bir terör örgütü değil; bilakis fikri ve siyasi bir parti olup, yapmakta olduğu faaliyetleri Müslüman ümmetin bilinçlenmesinden ve tekrar kendilerine izzet ve şerefi kazandıracak olan Raşidi Hilafet Devleti'ni kurmak gayesini Müslümanlara bir fikir olarak mürekkez şekilde bildirmesinden ibarettir. http://www.hilafet.com/dergi/H150-159/H153/06.htm 5- Öncelikle şunu belirtelim: Fatih Camii ve Hacıbayram'daki gösteriden sonra gözaltına alınanların hangi suçlamayla yargılanacağı tartışılıyor. Dünyanın hiçbir ülkesi, bu örgütü terör listesine almadı, dolayısıyla, terör suçundan yargılanmaları imkansız. Özbekistan'da çok sayıda örgüt mensubu İslam Kerimov tarafından hapse atıldı. Ancak şiddete, silahlı mücadeleye başvurmamaları hareket alanlarını genişletti. ...5- Şimdiye kadar silahlı mücadeleye başvurmadılar. http://yenisafak.com.tr/arsiv/2005/eylul/16/ikaragul.html 6-Tutuklu sanıklar mahkemeye yazılı olarak sundukları savunmalarında, Hizb-ut Tahrir'in bir terör örgütü değil, fikri ve siyasi bir hareket olduğunu ileri sürdü. Hiçbir şiddet olayına karışmadıklarını, Hz Muhammed'in İslam öğretisini metod olarak kullandıklarını ve amaçlarının ikinci hilafet devletini kurmak olduğunu ifade etti. http://www.ntvmsnbc.com/news/351820.asp 7- Sayın Mahkeme Üyeleri! Hizb-ut Tahrir'in terör örgütü olduğu yönündeki iddiaya gelince: Bu iddia partiye atılmış açık bir iftira, mesnedsiz ve asılsız kuru sözlerden başka bir şey değildir. Biz Hizb-ut Tahrir'i tanıyan Amerika'sı, İngiltere'si, diğer Avrupa devletleri ve bu devletlerin uşaklığını yapan karton devletlerden T.C, Irak yönetimi, Endonezya, Malezya, Ürdün, Kudüs, Lübnan, Özbekistan ve diğer Orta Asya ülkeleri ile Mısır, Fas, Tunus ve faaliyet gösterdiğimiz diğer Ortadoğu, Orta Asya ve Afrika'daki yönetimlerin hepsi de gayet iyi bilirler ki, Hizb-ut Tahrir terör örgütü olarak adlandırılacak her hangi bir eylemde bulunmamış, bunları yapanları da her zaman şer'i nasslarla ikaz etmiştir. Hiçbir dünya devletinin elinde ve sizin elinizde Hizb-ut Tahrir'in terör örgütü olduğunu ispatlayacak hiçbir delilin olmaması, Hizb-ut Tahrir'in terör örgütü olmadığının en açık göstergesi değil midir. Hizb-ut Tahrir, mücadelesini şer'i hükmün gereği olarak fikri ve siyasi mücadele ile sınırlandırmış ve maddi eylemde bulunmayı şiddetle red etmiştir. http://www.hilafet.com/dergi/H150-159/H154/04.htm 8- Parti, bugün Arap alemi başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde faaliyet göstermektedir.Örgüt, yeraltında faaliyetlerini sürdürmektedir, ancak örgütün bugüne kadar teröre karıştığı tespit edilmiş değildir. Genellikle üyeleri "faaliyet gösterdikleri ülkelerin rejimlerini değiştirmek amacıyla gizli örgüt kurmak"tan gözaltına alınır, tutuklanır; ama "terör" suçuyla gözaltına alındıkları veya hüküm giydikleri görülmemiştir. 10.09.2005 / Zaman / Ali Bulaç http://www.millicozum.com/content/view/337/34/ 9- 11 Eylül sonrası ÖİH"in çözülüşü ve "İkinci Kuşak Terör Dalgası" olarak nitelendirebileceğimiz örgütsüz dağınık grupların gerçekleştirdiği ÖİH ardıllarının eylemlerine geçmeden önce, silahlı bir yönteme karşı olmakla birlikte etkinliği ve toplumsal desteği açısından ÖİH"den çok daha güçlü olan Hizb-ut Tahrir(HT) üzerinden durmak yararlı olacaktır... Sovyet sonrası dönemde Orta Asya"da oluşan ideolojik boşluk ortamını en iyi değerlendiren örgüt olarak hızla yayıldı. Bölge insanı HT"nin görüşleriyle ilk kez 1970"lerde Taşkent"deki üniversitelerde okumakta olan Ürdün ve Filistinli öğrenciler yoluyla karşılaşmış olmasına rağmen dönemin özelliği nedeniyle etkisi son derece sınırlı kaldı. HT"nin bölgedeki "ikinci dalga etkinliği" 1992"de başladı ve özellikle 1995"de bölgeye gelen Ürdünlü aktivistlerin Fergana Vadisi"ndeki çalışmaları ile kısa sürede yayılarak Kırgızistan, Tacikistan ve Kazakistan"a da ulaştı (Baran, 2005: 77). Hizb-ut Tahrir, ÖİH ile benzer amaçlar taşımasına rağmen, strateji, metot ve yaklaşımlar açısından oldukça farklı bir yapılanmadır. ÖİH gibi HT"de Özbek yönetimini yıkarak yerine radikal bir İslam devleti kurmayı amaçlamaktadır. Fakat iki noktada ÖİH"den ayrılmaktadır. Örgüt şiddete karşı stratejisini, kendi ifadeleriyle "barışçıl cihat" olarak tanımladıkları bir çerçevede, ideolojilerini savaşla değil "sözlü tebliğ" ile yaymaya dayandırmaktadır. (Rashid, 22 Kasım 2000). Yukarıdaki metin Doç. Dr. İhsan BAL`ın `Terörizm` adlı kitabından alınmıştır. eserin tamamını temin etmek için 0312 212 28 86-87`yi arayabilirsiniz. http://www.usakgundem.com/makale.php?id=274 http://www.tumgazeteler.com/?a=2683249 10- Bu yargılardan biri de 2003 yılında Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2003/2291 sayılı kararıdır. Orada şöyle denilmiştir: "Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bilgi yazılarından, mahkememize intikal eden olaylardan ve dosya içeriğinden Hizb-ut Tahrir adındaki yapılanmanın cebir ve şiddet eylemlerinde bulunduğu, bu yönteme başvurduğu hususu tespit edilememiştir. Yapılanmanın bu haliyle terör örgütü olarak kabul edilmesi yeni yasal düzenleme karşısında mümkün görülmemektedir..." http://www.islamdevleti.org/HT/beyan/2005/051230_Tr_Hizbut_Tahrir_Turkiye_Vilayetinden_Kamuoyuna_Bir_Aciklama.htm http://www.hizb-ut-tahrir.info/info/turkish.php/contents_tr/entry_550 11-Konuyla ilgili Erzurum Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada da şöyle denildi: "Ülkemiz genelinde faaliyet gösteren, ümmetçilik anlayışı kapsamında tüm Müslümanları halife etrafında toplayarak Şer'i esaslara dayalı Hilafet Devleti (Raşidi Hilafet Devleti ) kurmayı amaçlayan, Hizb-ut Tahrir (İslami Kurtuluş Partisi ) adına ilimizde faaliyet yürüttükleri tespit edilen ve aralarında örgütün üst düzey sorumlularının da bulunduğu toplam 8 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Yakalanan şahısların ev ve işyerlerinde yapılan aramada ilimiz ve bölge illerine dağıtıma hazır koliler içerisinde 3 bin 200 adet örgütsel doküman, kitap, broşür, dergi ve örgütsel bildiriler ile elde edilen örgütsel dokümanların çoğaltılması amacıyla arşivlendikleri bilgisayar, flash bellek ve CD'ler ele geçirilmiştir. Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler haklarında düzenlenen tahkikat evrakları ile birlikte adli makamlara sevk edilmiştir." (Kaynak: ajanslar) www.shiaonline.dk/forum/viewtopic.php?t=13578&view=next&sid= 12- Hizb-ut Tahrir uluslararası çapta faaliyet gösteren bir örgüt. Endonezya'da güçlü. Diğer radikal örgütlerden farklı olarak açıkça şiddet yöntemlerini benimsemiyor ve teşvik etmiyor. Daha çok Müslümanların siyasî birliği fikri üzerinde duruyor. Hilafet devletinin bütün Müslümanları çatısı altında toplayan tek bir devlet olması gerektiğini savunuyor. http://www.haber7.com/haber/20080921/Ergenekonun-uzantilari.php 13- Hizb-ut Tahrir örgütünün Türkiye sorumlusu Yılmaz Çelik tutuklandı. Ancak Çelik'in, Ergenekon'dan değil 2005'te Beyazıt Camii'ndeki provokatif eylemden arandığı ortaya çıktı. Bu davalardan 2 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Çelik, Sincan Cezaevi'ne gönderildi. http://www.memurlar.net/haber/120825/ 14- İslami Kurtuluş Partisi anlamına gelen ve Şeyh Takiyüddin al- Nemhani tarafından 1953'te kurulan Hizb-ut Tahrir, bugün dünyada şiddete başvurmadan İslami bir rejim kurmayı amaçlayan en önemli radikal örgüt olarak kabul ediliyor. http://www.tempodergisi.com.tr/toplum_politika/08851/ 15- Özbekistan'da hapse atılan insanlar terörist değil. Bunlar sadece İslam'a inanan ve bu inançlarını kendi istedikleri biçimde ifade etmek isteyen insanlar. Şiddeti kesinlikle benimsemiyorlar... Eğer bir Hizb-ut Tahrir duruşmasına giderseniz, onlara yöneltilen suçlamaların birkaç broşür dağıtmak veya hapishanedeki Hizb-ut Tahrir üyelerinin ailelerine verilmek üzere para toplamak olduğunu görürsünüz. Hapistekilerin yüzde 95'ine bu suçlamalar yöneltiliyor. http://www.evrensel.net/03/06/28/dunya.html#3 16-Hizb-ut Tahrir Türkiye temsilcisi Yılmaz Çelik´e karşı ¨terör örgütünün yöneticisi olmak¨ iddiasıyla açılmıştı. Emniyetin resmi kayıtlarında, Hizb-ut Tahrir örgütünün şimdiye kadar şiddet içeren hiçbir eyleminin olmadığı belirtilmesine rağmen... Haftalık Düşünce Özgürlüğü Bülteni (Sayı 28/08, 05 Eylül 2008) www.savaskarsitlari.org 17- Türkiye'de yargı şu an itibariyle siyasallaşmış bulunmaktadır. Belli konularda nasıl isteniyorsa öyle karar veriliyor. Hizb-ut Tahrir yapılanması hakkında Yargıtay'ca verilen kararlar bunun bariz örneklerinden biridir. Yaklaşık elli yıllık tarihi boyunca asla ve hiçbir zaman şiddete bulaşmamış, silah kullanmamış, tedhiş ve tehdit türü eylemlere yüz vermemiş bir yapılanma Yargıtay'ın iki kararında açıkça terör örgütü olarak kabul edilmiştir. İşin ilginç tarafı TCK'nun başlığı "Silahlı Örgüt" olan 314 üncü maddesinden haklarında davalar açılmaktadır. Sorduğunuz zaman aldığınız cevap ise ilginçtir. "Silahsız, şiddetsiz Terör" Bu kavramı icat eden hukukçuların daha neleri icat edebileceğini varın siz düşünün. http://gaphaber.com/yazar.php?id=2415 18- 'Hizb-ut Tahrir, ideolojik siyasi bir partidir ve ideoloji olarak İslamiyeti benimseyenlerin karşılaştıkları sorunları çözmeyi amaçlar' denilen mesajda, 'partide şiddetin hiçbir rolü olamayacağı' savunuldu. http://www.haberkenti.com/news_detail.asp?id=10486 19-Taşkent haber kaynakları, iki sene sonra infâz edilmek üzereHizb-ut Tahrir üyesi iki kadın hakkında beş yıl hapsi kararı verildiğini bildirdi. Daha öncede Taşkent mahkemesi, Hizb'e üye kazandırmak, kültürel dokümanlar ve radikal neşriyatlar dağıtmak suçlaması ile Hizb'in liderlik kadrosunda yer alan ve 40 yaşındaki dört çocuk annesi Yocalı Mirzayeva ile 37 yaşındaki dört çocuk annesi Ranu Ahirhodyeva hakkında da iki sene sonra infâz edilmek üzere beş yıl hapis kararı vermişti.(Interfax) www.kokludegisim.com/index.php?sayfa=kose&ky=316 - 111k 20- 11 Eylül sonrası ÖİH'in çözülüşü ve "İkinci Kuşak Terör Dalgası" olarak nitelendirebileceğimiz örgütsüz dağınık grupların gerçekleştirdiği ÖİH ardıllarının eylemlerine geçmeden önce, silahlı bir yönteme karşı olmakla birlikte etkinliği ve toplumsal desteği açısından ÖİH'den çok daha güçlü olan Hizb-ut Tahrir (HT) üzerinden durmak yararlı olacaktır. (Dr. Turgut DEMİRTEPE: USAK Bilim Danışmanı & Niğde Üniversitesi öğretim üyesi.) www.turkcemiz.net/orta-asyada-radikalizm-ve-teror-t903.html - 90k - 21- İdeolojik mücadeleleri sürdüren, ancak teröre karışmamış İslami örgütlerin büyük bir bölümü Batı insanı tarafından ya tam duyulmamış veya faaliyetleri bilinmemektedir. Bunlardan en önemlisi Hizb-ut Tahrir hareketidir. www.mudafaai-hukuk.com.tr/test/ulusalforum/2008/myilbas/092006.htm - 11k - 22- İfade veren sanıklar, halifeliği savunmanın suç olmadığını belirterek, Hizb-ut Tahrir'in bir terör örgüt olmadığını savundu. Yaklaşık 5 saat süren duruşma sonunda mahkeme heyeti, 36 sanın 'görevsizlik' gerekçesiyle tahliyesine karar verdi. Tahliye kararın duyan sanık yakınları, birbirlerine sarıldı. (medya24.com) www.imamhatip.com/kamusalalan/hizbut-tahrirden-tekbirli-sevinc-t27805.0.html - 109k - 23- Kendisini Hizb-ut Tahrir'in Türkiye Sözcüsü olarak tanıtan Yılmaz Çelik, AKŞAM'a yaptığı açıklamada terör örgütü olmadıklarını bu nedenle yasal olarak faaliyette bulunduklarını iddia etti. Yılmaz Çelik "İçişleri Bakanlığı'nın terör örgütü olmadığımıza dair verdiği rapor var. Biz silah kullanmıyoruz, şiddet eylemlerimiz yok. Buna rağmen savcılık kararıyla evlerimiz basılıyor ve yargılanıyoruz. Ancak Yargıtay her seferinde bu kararı bozuyor ve serbest bırakılıyoruz. Çünkü bizim terörle alakamız yok" dedi. (Akşam Gazetesi Yavuz RENÇBERLER / İSTANBUL) http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=3580,3&tarih=04.09.2005 24- Bölgede adı en çok duyulan yapı Hizb-ut Tahrir. Bu örgüt, barışçıl yollarla tüm Orta Asya'yı kapsayacak bir İslam devleti kurulması için çaba harcadığını söylüyor. Hizb-ut Tahrir, Cumhurbaşkanı Kerimov'dan muazzam bir baskı görüyor. Örgütün üyesi ya da üyesi olduğu iddia edilen binlerce kişi hapiste. (Umran Araştırma Grubu) www.umrandergisi.com/HDF_detay.asp?bicim=K&ID=1959&K=631&KK=Umran%20EK - 132k 25- Örgüt, silahlı şiddete karşı ama siyasi görüşlerinde çok sert. Son yıllarda Türki cumhuriyetlerde yoğun faaliyetlerde bulunan örgüt, Özbekistan'da İslam Kerimov'a karşı en güçlü muhalif gruplardan biri haline geldi. (Kemalistler.net Atatürk Türkiye Forum Portalı) www.kemalistler.net/printview.php?t=996&start=0 - 56k 26- Öte yandan Batılı gözlemciler ve diplomatlar da bölgede İslâmcı hareketlerin etkili olmasından rahatsızlıklarını, Kırgız hükümeti ve dünya kamuoyu nezdinde, dile getirdiler. Silâhlı terörden dikkatle kaçınan ve ABD'nin terörist örgütler listesinde yer almayan Hizb-ut Tahrir gibi gruplar dahi Çeçenlere yardım ediyor gerekçesiyle Rusya, Uygurlara yardım ediyor gerekçesi ile Çin ve kimi batılı gözlemciler tarafından "terörist olmasa da teröre müsait ortam hazırlıyor" gerekçesi ile tehdit olarak algılandı. Bütün bu baskılar sonucunda Kırgızistan hükümetinin, terörist ile sokaktaki normal dindar vatandaşı ayırt etmeden bazı sert tedbirlere başvurması, dindar halkı rahatsız etti. turkocagi.org.tr/modules.php?name=Degerlendirme&pa=showpage&pid=8 - 53k - 27- Bunun dışında diğer önemli grup Hizb-ut Tahrir grubunun hedefi halifeliği yeniden kurmak ve dünyaya İslam mesajını yaymaktır. Grup İslami çağrıyı politik yoldan yapacağını, şu andaki çürümüş olan toplumu İslami toplum ile değiştireceğini açıklamıştır. Bu grupta şiddet olaylarına karşı çıkmaktadır. (I.B. Tauris&Co.Ltd.Baran, Z., 2004, Hizb-ut Tahrir Islams Political Insurgency Baran, 2005). baybul.com/dis-politika/684104-vadinin-seyhi-basrol-oyuncusu-seyh-kerkuki-mi-polat-alemdar-mi.html - 74k |