Anasayfa
 [Detaylı_Ara]
Bu paralarla kaç karakol yaptırılır? Yazdır E-Posta
islamdevleti.org
06 Ekim 2008 Pazartesi

ImageGenelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız'ın "Parasızlık yüzünden karakolları taşıyamıyoruz" açıklaması, gözleri daha önce yapılan yüksek meblağlı harcamalara çevirdi.


Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt için milyonluk zırhlı araç alınmıştı. Abdullah Gül de Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Köşk'e yaklaşık 30 milyon YTL'ye tadilat yapılmıştı.  Evlatlarının yasını tutan Türkiye şimdi şu soruyu soruyor: "Büyükanıt'a alınan milyonluk araç ve Köşk'e verilen 30 milyon YTL ile kaç karakol yapılırdı?"

Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız, dün PKK'nın hedefi haline gelen karakolların taşınmasının gündeme alındığını, ancak parasızlık yüzünden hayata geçirilemediğini söyledi. Bugüne kadar 5 kez saldırıya uğrayan ve 44 şehit veren Aktütün Jandarma Karakolu, konuşlandığı yer itibariyle PKK'nın kolay hedeflerinden biri. Etrafında bulunan yüksek tepeler saldırıyı kolaylaştırıyor.

GENELKURMAY BAŞKANINA PARA VAR, ASKERE YOK

Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız, 15 şehidin ardından yaptığı açıklamada, karakolun taşınmasının gündeme alındığını, ancak parasızlık yüzünden taşınamadığını söyledi. En yetkili ağızdan yapılan bu açıklama bir kez daha üzüntü yarattı.

GÖZLER BÜYÜKANIT'TA

Iğsız'ın bu sözleri, gözleri emekli olurken kendisine trilyonluk zırhlı araç aldıran Emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a çevirdi. Şimdi sokaktaki vatandaş şu soruyu soruyor: "Emekli Genelkurmay Başkanı'na trilyonluk araç alınırken para bulunuyor da sınırı korumakla görevli asker için neden bulunamıyor?"

KABUL EDİLEBİLİR GİBİ DEĞİL

Gelen okur yorumlarından yola çıkarak hazırladığımız bu habere kimse alınmasın. Ülkeyi korumak için analarının kucağından kışlaya çağrılan evlatlarımızın bu şekilde şehit olması tüm ülkede tepkiye yol açtı. Emekli ettiği Genelkurmay Başkanı'na trilyonluk araç alan Genelkurmay'ın ülkeyi korumak için sınır boyuna giden askerin konuşlandığı karakolun taşınması için para bulamaması kabul edilebilir bir mazeret değil.

SERİ ÜRETİMİ YOK TÜRKİYE'DE 2.

gp_298292

İsterseniz bir de Yaşar Büyükanıt'a alınan otomobilin özelliklerini hatırlatalım: Dünyada 80-100 kişide, Türkiye'de 1 kişide olan özel tasarımı, fiyatı, üst düzey güvenlik ve teknik özellikleri bulunan aracın zırhı çok üstün özelliklere sahip. 15 kilo TNT'nin yanında patlamasından bile etkilenmiyor. Patlama sesini içeriye geçirmiyor. Bugüne kadar emekli olan Genelkurmay Başkanlarına zırhsız Laguna tahsis edilirken, Büyükanıt'a A8L satın alınması daha önce de gündeme gelmişti. Büyükanıt'tan önce emekli olan Hilmi Özkök'e Volvo S40 satın alınmış, sonradan zırh kaplanmıştı. Ondan önceki Genelkurmay Başkanlarına ise kullanmaları için zırhsız Laguna tahsis edilmişti.

PARA BULUNAMADIĞI İÇİN KAÇ ŞEHİT VERDİK?

Şimdi de 44 şehit veren Aktütün Karakolu'na bakalım: PKK'nın hedefi olan bu karakol, ilk olarak 13 Eylül 1992'de saldırıya uğradı. Yaklaşık 500 kişilik PKK grubuyla çatışan birlikten 22 asker şehit oldu. O günlerde Şemdinli Hudut Tabur Komutanı olan Erdal Sarızeybek bu baskını şöyle anlatmıştı: Karayolu ile Aktütün’e gitmek yaklaşık 5 ila 6 saat. Yolda mayınlama var, pusu var. Bu tür çatışmalarda mutlaka takviye gelecek yolları mayınlıyorlar ve pusu kuruyorlar. Ben muhafızlarımla, 5 kişi helikoptere bindik. Bu UH 1 helikopteriydi. Aktütün’e yaklaştığımızda helikopteri Kobra zennetsinler diye el bombası atmaya başladık. Silahlı helikopter olduğunu düşünsünler diye. Aşağı inip, çatıştık. Çatışma 5 saat sürdü. Takviye kuvvetler geldi. Teröristlerden çok büyük zayiat oldu ama 22 tane şehit verdik."

İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ SALDIRI

5 Haziran 2007 günü kalabalık bir grup, ikinci kez karakola saldırdı. Bu saldırıda ölen olmadı ve teröristler püskürtüldü. Ancak 22 Temmuz 2007 günü gerçekleşen üçüncü baskında Er Hüseyin Ay şehit düştü.

DÖRDÜNCÜ SALDIRI

PKK 10 Mayıs 2008 tarihinde, bir kez daha Aktütün'ü hedef aldı. Doçka uçaksavar, havan, makineli tüfek ve roketatarlarla yapılan saldırıda 6 asker şehit oldu. Şiddetli çatışmalarda 19 PKK’lı da öldürüldü.

BEŞİNCİ SALDIRI

Sınırdaki karakol, bir kez daha PKK'nın hedefi oldu. Sınırın Kuzey Irak tarafından önce karakolu savunan koruma burçlarına düzenlenen saldırıda 15 asker şehit düştü, 2 asker ise ağır yaralandı. 2 askerin kayıp olduğu saldırıda, 23 PKK'lı ise öldürüldü.

gazeteport

Karakol Değil BBG Evi

Genelkurmay, Org. Yaşar Büyükânıt'ın karizmasını fena çizdi. İşte Org. Iğsız'ın, Büyükanıt'ı zor durumda bırakacak sözleri...

Genelkurmay 2. Başkanı Org. Hasan Iğsız, Aktütün saldırısı sonrası bilgi vermek için basının karşısına geçtiğinde önemli itiraflarda bulundu.

Stratejikboyut, Org. Iğsız'ın yaptığı açıklamaların satır aralarını okudu.

1) Bu karakol terörle mücadele için değil, kaçakcılıkla mücade için kurulmuş. O neden fiziki yer olarak tabana yapılmış. Org. Iğsız, Genelkurmay'daki yaptığı açıklamada karakolun bulunduğu yerin terörle mücadele açısından uygun olmadığı itiraf etti.

2) Türkiye bugüne kadar terörle mücadele yaklaşık 300 milyar dolar gibi bir para harcadı. Bu konuda hiçbir şekilde paranın hesabı yapılmadı. Çünkü sözkonusu olan şey ülke güvenliği idi. Ancak Org. Iğsız, Genelkurmay'da yaptığı açıklamada Aktütün Karakoku'nu 2007 yılında taşıma kararı aldıkları ancak maddi imkansızlıktan dolayı taşıyamadıklarını itiraf etti...

3) Geçtiğimiz sene Şubat ayında Kuzey Irak'a sınırötesi hava operasyonu düzenlenmiş, operasyon sonunda dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt şu ifadeleri kullanmıştı: "PKK artık ayağını denk alsın. Unutmasın ki bizim için PKK’nın oradaki kampları ve hareketleri BBG evi gibidir. Yeter ki gidip vurabilme imkanı sağlansın. Oraları artık elimizin, avucumuzun içi gibi biliyoruz” demişti. Bugün gelinen noktada PKK kampları mı yoksa bizim karakollar mı BBG evi? 4) Aslında az önce sorduğumuz sorunun cevabını da Org. Iğsız o basın toplantısındaki açıklamalarıyla veriyor. Hatta Org. Büyükanıt'ı yalanlıyor.

Org. Iğsız bölgeyi BBG evi gibi izleyemediklerini şu cümlelerle itiraf ediyor:

"(Teknik istihbarat eksik mi, sorusu üzerine) Bu konuda sanıyorum bir anlayış farklılığından kaynaklanan ya da teknik düzeyde bilgi eksikliğinden kaynaklanan sıkıntı var. Şimdi şöyle bir anlayış hissediyoruz biz; 'Eğer bazı teknik imkanlarınız varsa aynı anda her yeri tamamen kontrol altında tutabilirsiniz, orada kuş bile uçsa farkına varabilirsiniz.' Bu hem Irak'ın kuzeyi için geçerli hem de kendi yurt içimiz için geçerli. Teknik imkanlar bu şekilde çalışmıyor.

Teknik olarak bizim imkanımız her yeri aynı anda kontrol altında alabilecek konumda değil. Dünyada hiçbir yerde de bu mümkün değildir. Böyle bir teknoloji de yok. Biz aynı anda ancak 100- 150 metrelik bir alanı kontrol altında tutabiliriz. Teknik imkanlar sınırlı olduğu için nerenin teknik takibe alınacağı maharet işi oluyor ve arkadaşlarımız bunu başarıyla yapıyor. Ama meteorolojik şartlar da çok önemli. Bir yere baktığımızda tam anlamıyla rontgenini çekmek mümkün değil. 'Kuş uçsa görürüz' demek mümkün değil.

4) Saldırı sonrası Aktütün Karakolu'nun görüntüleri basına yansıdı. Rüzgar vursa uçurak cinsten. Şamil Tayyar'ın bugünkü şakayla karışık önerisine kulak vermemek mümkün değil: "TOKİ’ye görev verseler, 6 ayda bitirir hepsini."

Aktütün'ün Sorulmayan Sorusu?

PKK'lılar Aktütün Karakolu'na Cuma öğle saatlerinde saldırmış ve çatışma akşama kadar sürmüştü. Ancak haber Genelkurmay tarafından Cumartesi sabah saatlerinde verildi. Peki haber neden yaklaşık 12 saat sonra verildi? Mehmet Altan'a sorduk..

Aktütün Karakolu'na yapılan saldırı öğle saatlerinde başlıyor ve akşama kadar devam ediyor. Ama Genelkurmay bu haberi cumartesi sabah veriyor? Sizce neden?

Çok garip. Ben de o sorunun cevabını hala alamadım. Bugünkü köşemde de bunu yazmıştım. Bende bunu gazete haberlerinden çıkardım. Bu konuda bir bilgim yok. Bir açıklama da yok.

Cumartesi bu olayın basına yansımasından bu yana bu konuyla ilgili hiç kimse kalem oynatmadı, hiç kimse de bu soruyu sormadı.

Daha önce saldırılarını genelde gece yapan PKK neden gündüz vakti saldırdı?

Bu çok garip bir olay. Bu soruların cevabı yok.

stratejikboyut

< Önceki   Sonraki >
| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |