Hamd alemlerin rabbi olan Allah'a mahsustur. Salat ve selam O'nun şanlı Rasulu(sav)'e Aline Ashabına ve tüm ihlasla samimiyetle Allah'a yönelenlerin üzerine olsun.
Bizler ‘başı rahmet, ortası mağfiret sonu cehennem azabından kurtuluş' olan ve içerisinde bin aydan daha hayırlı bir gecenin bulunduğu Kuran'ı kerim'in nazil olduğu ibadet ayı olan ramazanı şerif-i tamamladık. Bu ayda yapmış olduğumuz her türlü ibadetlerimizi, Kur'an tilavetimizi ve yapmış olduğumuz bütün hayır ve hasenatımızı Rabbimiz en güzel bir şekilde bizlerden kabul buyursun. Ramazana nail olan kullarından eylesin ve bu güzel hasletlerimizi yılın her ayında bütün ömrümüz boyunca artırarak yapabilmeyi bizlere nasip ve müyesser eylesin. Oruç ayından sonraki şevval ayının ilk günlerini bizlere bayram olarak hediye eden Rasul (sav)'e salat ve selam olsun. Enes (ra)'dan rivayet edilen hadiste; ‘Rasulullah (sav) Medineye hicret ettiğinde Medinelilerin iki şenlik günleri vardı. O günlerde şenlik yaparlardı. Rasulullah (sav) bu iki gun nedir diye sordu onlarda "biz cahiliye döneminde bu günlerde şenlik yapar eğlenip bayram ederdik" dediler. Bunun üzerine Rasul (sav) " Şüphesiz Allah'u Teala bunları bunlardan daha hayırlı iki güne tebdil etti. Onlarda kurban ve ramazan bayramı günleridir" buyurarak Müslümanlara bu iki günü neşelenme, sevinme yani bayram günü olarak bildirdi. Bayramın manası, neşelenme, sevinme, mutluluk ve huzur duyulan günler demektir. Bizler bugün ramazan, hadiste ki tabir ile fıtır bayramına, ulaşmış bulunuyoruz. Bizlere hediye edilen bu sevinme gününde sevinip neşelenmemiz şöyle dursun kalbimiz kan ağlıyor, yüreklerimiz paramparça, üzüntümüz had safhada. Çünkü İslam beldelerinin hepsinde ve özellikle Irak, Filistin, Afganistan ve diğer İslam beldelerinde kafirlerin ve onların yerli ajanlarının İslam ümmetine vahşice saldırıp temiz kanlarını akıtıp evlerini, camilerini, hastanelerini, okullarını yakıp yıkıp onların aç susuz her şeyden mahrum bırakmaları bizlerin bayram yapıp sevinmemize gölge düşürdü. Çünkü Rasul (sav) bir hadisinde "Müminlerin sevgide, şefkat ve merhamette birlik ve beraberlikteki misali bir vücut gibidir. Bir organ hastalanıp acı çektiğinde diğer organlar uykusuzluk ve ateşlenerek ona katılırlar." Bu ve buna benzer bir çok hadiste Rasul (sav) İslam ümmetini bir vücüda benzetiyor. Vücudun bir uzvunda acı ve ağrı olduğunda nasıl ki bütün vücut rahatsızlık hissederse İslam ümmetinin bir bölgesindeki evlatlarına yapılan zulüm, işkence ve benzeri diğerlerinde rahatsız olup onların dertleri ile dertlenmeyi akidevî bir mesele olarak ele alıp birbirlerine yardımcı olmalarını emrediyor. Allah'u Teala Şuara suresi 39. ayette "Bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman birbirlerine yardım ederler" diye buyuruyor. Yine Rasul (sav)'de hadisi şerifte; ‘Müslüman'ın derdi ile dertlenmeyen bizden değildir' diye buyurarak yardımlaşmanın sıkıntıları paylaşmanın ve birlikte tek vücut ve bütün olmalarının önemini kesin şekilde açıklıyor. Bütün bunlardan sonra biz Müslümanların ümmetin bu haline duyarsız kalıp neşe ve sevinçle bayram yapabilmesi mümkünmü?? Allah'u Teala birçok ayette ümmetin tek olduğunu açıkça beyan ediyor. ‘Hakikaten bu tek bir ümmet olarak sizin ümmetinizdir. Bende sizin Rabbinizim öyleyse bana kulluk edin' (Enbiya 92) ‘Şüphesiz bu (insanlar) bir tek ümmet olarak sizin ümmetinizdir bende sizin Rabbinizim öyleyse benden sakının' (Müminun 52) ‘Ancak müminler kardeştir' (Hucurat 10) Daha birçok ayet ve hadis islam ümmetinin bütünlüğünü tek vücut olduklarını sıkıntılarının ve neşelerinin ortak olduğunu açıkca ortaya koyuyor. Ayet ve hadisler islam ümmetinin vahdetini ve bütünlüğünü emredip onun önemini vurgularken ümmetin 84 yıldır ki parçalanmış hali ve şu anki durumu tasavvur edilemeyecek kadar vahim ve acı. Rasulullah (sav)'in tabiri ile ‘Halife kalkandır onun arkasında korunulur ve savaşılır' hadisi gereği biz kalkanımızın korunup arkasında cihat yolu ile Allah'ın nizamını insanlığa taşıyabileceğimiz bir halifenin olmayışı ümmeti bu duruma düşürmüştür. Ama İslam ümmeti uyanmaya birlikteliğe ve bu kalkınmanın gerekliliğini hissetmeye başlamıştır. Ümmette ki bütün bu sıkıntı ve sancılar inşallah Hilafetin doğum sancıları olur. Rabbimizin takdir ettiği gün inşaAllah yakındır. |