|
İslâm'ı yeryüzüne hakim kılmak ve böylece Allah Tealanın rızasını kazanmak için dünya çapında Müslümanların içinde ve onlarla birlikte çalışan ve müslümanlar arasında büyük teveccüh gören Hizb-ut Tahrir'e yönelik karalama ve iftira kampanyasına en son trajikomik kanlı terör örgütü 'Ergenekon ile bağlantılı' iftiraları da eklendi.
Hizb-ut Tahrir 'in Türkiye Vilâyeti'ndeki Resmî sözcüsü Sayın Yılmaz Çelik dün davetli olduğu bir iftar yemeğine icabet ettiği Balgat semtinde sistemin zebanileri tarafından zalimce tutuklandı. Emniyet yetkililerinin basına verdiği bilgiye göre Ankara Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince bir süredir izi sürülen Yılmaz Çelik, iftar için geldiği Balgat semtinde dün gözaltına alındı. Çelik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazılı emriyle Ergenekon Operasyonu kapsamında tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne konuldu. -------------------------- İslam ile küfür, Hak ile batıl arasındaki mücadele İslam'ın -Allah azze ve celle'nin vaadi gereği- yeryüzüne tümüyle hakim olacağı güne kadar ve din, hüküm de yalnız Allah Teala'nın oluncaya kadar sürecektir.
Mübarek İslam daveti Mekke'de artık açıktan ve kafaları çatlatırcasına fikri mücadeleye başladıktan sonra kafir ve zalim toplum liderleri düşünebilecekleri en şeytanî saptırma, karalama ve iftira kampanyalarına hız verdiler. Davetin önüne geçebilmek ve böylece küfür düzenini devam ettirebilmek için ellerinden geleni yapmaktan geri durmadılar. Dilleri ile söyledikleri bu yalanlara, saptırmalara kendileri dahi inanmasa da, öz oğulları gibi tanıdıkları müslümanların evlatlarına attıkları iftiralar da Allah'ın izni ile geri tepti.
Onlar Mekke'nin liderleri, ileri gelenleri, şereflileri (!) idi. Fakat bilmiyorlardı ki asıl izzet ve şeref Allah azze ve celle'nin, O'nun şanlı Resulü'nün (sav) ve Müminlerin idi.
Dün olduğu gibi bugün de Müslümanlar, Türkiye üzerine göz dikmiş sömürgecilerin zavallı uşakları arasında cereyan eden pis menfaat çatışmasında, Hakkın açığa çıkmasını ve böylece pisliklerinin deşifre olmasını istemeyen bu mihrakların; basiretli, siyasi uyanıklığa sahip müslümanları tutuklayarak susturmak istemelerine şahit oluyor. İnşaAllah bu da diğer tüm tuzak, iftira ve karalamaları gibi geri tepecek ve akibet Müslümanların olacaktır. Zalim müfterileri ve -tüm uyarılarımıza rağmen- aslını araştırma gereği bile duymadan ellerine tutuşturulanları yayına vermeye hevesli oruçlu kardeşleri de Allah'a havale ediyoruz. "Elbette ki Allah, doğruları da yalancıları da bilir." [Ankebut 2-3] "Şüphesiz ki izzet Allah’a, Resulü’ne ve Müminlere aittir. Velâkin Münâfıklar bunu bilmezler" [el-Munâfikun 8] ve "Âkıbet muttakîlerindir" [el-Kasas 83] |