Anasayfa arrow Haber - Yorum arrow Ramazan'ı Yeniden Zafer Ayı Haline Getirin
 [Detaylı_Ara]
Anasayfa
HİLÂFET ÖZEL
Beyanname
Siyâsi Tahlil
Kitaplar
Haber - Yorum
İktibas
Dünyada Dava
Multimedya
Fikir - İnceleme
Kavram
Sohbet
Soru-Cevap
Sizden Gelenler
Linkler
İletişim
Detaylı Arama
.::ALINTI::.
 
Laik değerlerin kadınlara yeni eziyeti
Asma Saleem | 26.10
 
Kapitalizmin son aşaması: Birleşik devletçi devletler topluluğu
Kaan Benli | 24.10
 
İslam Medeniyeti ve Bilim
| 18.10
 
Halifeye ne kadar ödeme yapılır?
Abdul Kareem | 12.05
 
Filistin'in Tibet'ten eksiği ne?
| 23.04
 
FATİH SULTAN MEHMED'İN AYASOFYA VAKFİYESİ
| 15.04
 
Dünya üç devrimi birden yaşıyor
Henry A. Kissinger | 08.04
 
Kill a Hundred Turks and Rest (İngilizce)
Uri Avnery | 10.03
 
Afganistan'daki NATO Soykırımı
Ali Khan | 07.03
 
ABD-Rusya-Türkiye'nin Avrasya Satrancı
Mehmet S. Erol | 10.02
 
Hilafet'in Yardımseverliğine Bir Örnek
khilafah.com | 04.01
 
CIA'nın Butto Hamlesinin Analizi
Alper Tan | 03.01
 
Irak Petrolü ve Efsane Projeler
Bilgay Duman | 30.12
 
Radikal İslamla asker parantezi!
Hasan Cemal | 29.12
 
Beşerî Anayasaların Aklen ve Şer'an Bir Kıymeti Yoktur!
Süleyman Uğurlu | 12.12
 
Çadırdaki 'şeytan' nasıl 'melek' oldu?
İsmail Yaşa | 12.12
 
Türkiye'de petrol var mı? (2)
Yiğit Bulut | 11.12
 
Türkiye'de petrol var mı?
Yiğit Bulut | 10.12
 
YAŞ'zedeleri kim arayacak?
A İhsan Karahasanoğlu | 03.12
 
Annapolis'e Arap akını
| 25.11
 
Hilafet kaldırıldı ve Batı sevindi
Muharrem Coşkun | 02.11
 
Savaş Geliyor, Yakıtı da Araplar
| 09.08
 
İSLÂM'DA LİDERLİK
Waleed Cabbara | 06.06
 
El-Fil Suresi Ve ABD
Waleed Cabbara | 16.05
 
Dünün Mısır firavunu, bugünün Amerikan Bush'u
Waleed Cabbara | 27.04
 
'Sezer bir projeydi'
| 11.04
 
Yeni Amerikan yüzyılı çabuk bitti
Remzi Barut | 10.04
 
Çanakkale Mahşerinde Osmanlı'nın Son Destanı
Nasip Akbaba | 08.04
 
Çanakkale'yi Kimseciklere Kaptırmayın!
Süleyman Uğurlu | 07.04
 
Yeni Osmanlıcılık Söylemi, Başkanlık Sistemin Dolgu Malzemesi mi?!
Metin Aydoğan | 07.04
Yazdır E-Posta
islamdevleti.org
07 Eylül 2008 Pazar

 

Hilâfet'i Tekrar Kurarak Ramazan'ı Yeniden
Zafer Ayı Haline Getirin, Ey Müslümanlar!

el-Hamdulillah, Müslümanlar bir kez daha mübârek Ramazan ayına kavuştular. Ramazan; el-Kur'ân-il Kerîm'in Levh-il Mahfûz'dan Beyt-ul İzze'ye inzâl edildiği aydır. O ayda öyle bir gece vardır ki o Leylet-ul Kadr, kulluk halindeyken ona şâhit olanlar için bin aydan daha hayırlıdır. Yine bu ay, Allah [Subhânehu ve Te'alâ]'nın, Müslümanlara savmı tutmalarını emrettiği, içerisinde şeytanları bağladığı, Cehennem kapılarını kapattığı ve Cennet kapılarını açtığı ve Müslümanların kendilerini takvâ ile yükselttikleri ve el-Kaviyy-ul Azîm olan Rableri ile güçlendikleri bir aydır.

Allah [Subhânehu ve Te'alâ]'nın Şeriatı ile hükmedilen dönemleri yaşayan önceki nesil Müslümanlar, bu Ramazan ayını, Kâfirlere karşı elde ettikleri zaferler ile karşılıyorlardı. Nitekim Rasulullah [SallAllahu Aleyhi ve Sellem] liderliğinde İslâmî Devlet, Arapların lider kabilesi olan Kureyş'i, Büyük Bedr Muhârabesi'nde en kötü bir hezîmet ile yenilgiye uğratmışlardı. Oysa güçlü, deneyimli ve donanımlı düşmanı karşısında İslâmî Devlet'in Ordusu, sayıca az ve teçhizatça zayıf idi. Allah [Subhânehu ve Te'alâ] şöyle buyurmuştur:

وَلَقَدْ نَصَرَكُمْ اللَّهُ بِبَدْرٍ وَأَنْتُمْ أَذِلَّةٌ فَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ  "Gerçekten Allah size Bedir'de nusret verdi. Oysa sizler, oldukça düşük idiniz. O halde Allah'a ittikâ edin, umulur ki şükredersiniz." [Âl-i İmrân 123]

Yine Ramazan ayında İslâmî Devlet, Mekke'nin Fethi'ni gerçekleştirdi ki bu, nihâî olarak Kureyş'in İslâmî Sulta'ya boyun büktürülmesi, başkaları üzerinde zorbalığına son verilmesi ve İslâmî Devlet'in diğer beldelere süratle genişlemesinin önünün açılması anlamına geliyordu. Nitekim Allah [Subhânehu ve Te'alâ] Mekke'nin Fethi'nden sonra şöyle buyurdu:

إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ ، وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا  "Allah'ın nusreti ve fethi geldiği [1] ve insanların fevç fevç Allah'ın Dîni'ne girdiklerini gördüğün zaman..." [en-Nasr 1-2]

Rasulullah [SallAllahu Aleyhi ve Sellem] ve Hulefâ-ur Râşidîn [Rıdvânullahi Aleyhim] sonrasında asırlarca süren İslâmî yönetim boyunca İslâmî Hilâfet Devleti, nice zorlu düşmanlar ile karşılaşmalarında Ramazan sırasında büyük zaferlere ulaştı. Bazı bölgelerinden bir asırdan fazla çöreklenmelerine rağmen, Müslümanlar Haçlıları eş-Şâm beldelerinden kovmayı başardılar. Daha önce Müslümanları korkunç tahribatlara uğratmalarına rağmen, Müslümanlar barbar Tatarları Ayn Câlut'ta hezîmete uğrattılar.

Bunun içindir ki Müslümanların İslâm ile yönetildiği, işlerinin Allah'ın inzâl ettikleri ile yürütüldüğü dönemlerde Ramazan, İslâm'ın ve Müslümanların düşmanlarına karşı kazanılmış zafer destanları ile süslü idi. Oysa İslâmî Hilâfet Devleti'nden mahrum olduğu bu Ramazan'da Ümmet, hayatın hemen hemen her alanında Kâfirlerin dayatmaları ile karşı karşıyadırlar.

Bu Ramazan Müslümanlar, Kâfir milletlerin, Müslümanların Afganistan, Irak, Filistin ve Keşmir topraklarındaki işgâllerinin katlettiği ölülerini saymakta, yaralarını sarmaktadır. Bu Ramazan, Müslümanların orduları Müslümanlara yardımdan alıkonulmaktadır, ama Kâfirleri Müslümanlardan korumak için tereddütsüz gönderilmektedir. Bu Ramazan, Müslümanların en değerli varlıkları olan dînleri saldırı altındadır, Batılı Sömürgeciler bu fâsid Batılı kültürünü, eğitim müfredatlarını reforme ederek, medya ve pazarlama araçları ile yaymaktadır. Yine bu Ramazan Müslümanlar, ardı ardına gelen zorluklar ile karşı karşıyadırlar, nitekim Batılı Kâfirler, Ümmet'in muazzam kaynaklarını sömürmektedirler.

Dolayısıyla gerçekte bu Ümmet; toprakları ile, maddî kaynakları ile, nüfusu ile, orduları ile ve en büyük varlıkları ve yegâne sahîh dîn olan İslâm'ları ile muazzam bir Ümmet olduğu halde, yazıktır ki Kâfirler karşısında zillet içerisindedir. Bu vâkıa zaten kaçınılmazdı, zîra İslâmî Hilâfet Devleti olmadığı için siyâsetin ve yönetimin, emr-i bi'l ma'rûf ve'n nehy-i ani'l munkerden mahrum kalmasından ötürü, artık siyâset ve yönetim, Sömürgecilere göre ma'rufları emretmeye ve onlara göre münkerlerin nehyetmeye mahkum edildi. Siyâset, Allah'ı râzı etmek üzere Müslümanların işlerinin ihsân ile gözetilmesi olmaktan çıkarıldı, iktidardaki yöneticiler ile iktidara ulaşmak isteyen muhâlifler arasında Sömürgecileri hoşnut etmeye yönelik ucuz bir rekâbet ile kirletildi.

Ey Müslümanlar!

Bu Ramazan, Kâfirlerin uğrattığı zararlardan ötürü Ümmet'in çektiği son derece ağır acılar için sırf salâhı edâ edip savmı tutmakla yetinmemelisiniz. Bilakis Allah'ın Dîni'ni yeryüzüne tatbîk etmek ve İslâmî Hilâfet Devleti'ni yeniden kurarak İslâm'ı diğer tüm dînlere ve yaşam tarzlarına üstün kılmak için de çalışmalısınız ki Ramazan, yeniden zafer üstüne zafere şâhit olsun. Mevcut bozuk yöneticileri değiştirmek ve yerlerine Hilâfet'i kurmak için çalışmak, sırf bir ölüm-kalım meselesi değildir, daha da ötesi, Allah'ın bir farzıdır. Müslümanlar bu farzı yerine getirmedikleri sürece, bu yöneticilerin çoğu günahlarını ve cürümlerini de dolaylı olarak kabullenmiş olurlar. Müslümanlar durumu, bu dünyada daha da kötüleşir ve Âhiret'te de azâba müstahak olurlar. Rasulullah [SallAllahu Aleyhi ve Sellem] şöyle buyurmuştur:

إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ لاَ يُعَذِّبُ الْعَامَّةَ بِعَمَلِ الْخَاصَّةِ حَتَّى يَرَوْا الْمُنْكَرَ بَيْنَ ظَهْرَانَيْهِمْ وَهُمْ قَادِرُونَ عَلَى أَنْ يُنْكِرُوهُ فَلاَ يُنْكِرُوهُ فَإِذَا فَعَلُوا ذَلِكَ عَذَّبَ اللَّهُ الْخَاصَّةَ وَالْعَامَّةَ  "Muhakkak ki Allah, özelin (belirli kimselerin) yaptıklarından ötürü geneli (insanların genelini) cezalandırmaz. Tâ ki onlar, kendi aralarında münkeri görürler ve onu reddetmeye kâdir oldukları halde onu reddetmezler. Ne zaman ki böyle yaparlar, o zaman Allah hem özeli hem de geneli cezalandırır." [Ahmed b. Hanbel]

O halde Ramazan'ın bereketinden bütünüyle istifade ediniz, Allah Subhânehu'ya, yerlerine Hilâfet'i yeniden kurmak üzere fâsid yöneticilere karşı mücâdelenizi yoğunlaştırarak da yöneliniz. Ancak ve sadece Hilâfet, İslâm'ı yeniden bir otorite olarak ikâme edecektir, böylece Müslümanların dînleri koruma altına alınacak ve düşmanlarının kalplerine müthiş bir korku salınacaktır. Biliniz ki Allah size zafer vaat etmiştir, ama siz O'na karşı sâdık ve muhlis olursanız...

وَلاَ تَهِنُوا وَلاَ تَحْزَنُوا وَأَنْتُمْ الأَعْلَوْنَ إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ  "Gevşeklik göstermeyin ve üzüntüye kapılmayın, üstün gelecek olanlar mutlaka sizlersiniz, eğer gerçekten mü'minler iseniz." [Âl-i İmrân 139]

 
حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Pakistan Vilâyeti
H. 02 Ramazan 1428
< Önceki   Sonraki >
21 Kasım 2008 Cuma
23 Zilkade 1429

Tarihin En Büyük Hilâfet Konferansı Gerçekleştirildi

.:: son 24 saatin ::.
.:: son 7 günün ::.
.:: son 30 günün ::.
| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |