Alman basınından özet.. ABD’nin son Irak Savaşı’nı uyduruk gerekçelerle başlatması da çok eleştirilen bir emsal yaratmıştır. Uluslar arası hukuk son yıllarda birçok devlet tarafından sıkça işlerine geldiği gibi kullanılmıştır. İşte şimdi bunun acısı çıkıyor.”
Kafkasya’da devam eden savaş, 12 Ağustos 2008 tarihli Alman gazetelerinde öne çıkıyor. Savaş, yorum ve analiz sütunlarında yalnızca siyasi değil, ekonomik boyutlarıyla da ele alınıyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi, Kafkasya’da silahların bir an önce susması yönünde AB ve Almanya’nın çağrı yapmaktan başka bir olanağı bulunmadığını, ancak çağrıların da anlamını yitirir bir hale geldiği görüşünü savunuyor. Yorumun devamında şu satırları okuyoruz: “Rusya Başbakanı ve savaşı yöneten kişi konumundaki Putin, ‘sonuca ulaşana kadar savaşma’ azmindeyse, bu durumda Avrupa’nın barış girişimlerinin meyve vermesi beklenemez. Gürcistan Devlet Başkanı’nın taahhütlerini, imzalarını almak şu an zor bir iş değil. Ancak Putin’in Gürcistan’ı cezalandırmak istemesi, izlediği savaş taktiğinin hedefinden de belli: (Rusya’ya göre), Moskova’nın ‘arka bahçesi’ndeki bir devletin yöneticileri eğer ABD’ye yaslanmaya yeltenmişlerse, o zaman bu devletin de, başkalarının da unutamayacağı bir ders verilmesi gerekli hale gelmiştir.” Kölnische Rundschau gazetesi, Rusya’nın uluslararası hukuk kurallarını ihlal ederek Güney Osetya’ya girmesi ve askeri operasyonunu yayması kapsamında ele aldığı yorumunda, Putin’in, batının da benzer durumlarda aynı şeyleri yaptığına işaret ederek, uluslararası hukuku işine geldiği gibi kullandığı zaman, şaşırmamak gerektiğini belirtiyor. Gazetenin yorumu şöyle devam ediyor: “Zira ABD’nin son Irak Savaşı’nı uyduruk gerekçelerle başlatması da çok eleştirilen bir emsal yaratmıştır. Ve Kosova’nın Sırbistan’dan ayrılması sırasında (batının) aktif de desteği de merkezi hükümetlerle çatışma çıkmasından yarar uman Güney Osetya’da ve başka yerledeki ayrılıkçı güçleri cesaretlendirmekte. Hukukun gücünün geçerli olmadığı yerde, güçlünün hukuku hakim olur. Uluslar arası hukuk son yıllarda birçok devlet tarafından sıkça işlerine geldiği gibi kullanılmıştır. İşte şimdi bunun acısı çıkıyor.” Weiden’de yayımlanan Der neue Tag gazetesinin Kafkaslar’daki gelişmelerle ilgili yorumu da, batının Rusya’ya karşı izlemesi gereken siyasi tavrı ile ilgili: “Batı, Rusya’nın Gürcistan karşısında sergilediği “süper güç politikasını” kabul etmemeli. Aksi halde hem AB, hem de NATO güvenirliğini yitirecektir. Rusya’nın krizde izlediği tutum, Kremlin’in şu ana kadar o bölgede kendi kontrolü altında bulunmayan enerji nakil hatları üzerindeki hâkimiyetini yeniden sağlamaya çalışmaya yöneliktir. Bu durum da Avrupa’nın çıkarına değildir.” Financial Times Deutschland gazetesinin yorumunda ise Kafkaslar’da devam eden gerginliğin petrol fiyatlarına yansıması konu ediliyor: “Ham petrol fiyatları uluslararası piyasalarda Pazartesi günü bir nebze artmışsa da, geçen hafta yaşanan düşüşlerin etkisiyle fiyatlardaki hareketlilik yine de sınırlı kaldı. Hammadde piyasalarında şu an en güncel olan konu, dünya ekonomisinde yaşanan durgunluk ve enerji talebinin diğer kaynakların önüne geçmiş olması. Şayet Kafkaslar’daki krizin boyutları genişlerse, bunun petrol piyasasına etkisi de olacaktır. Ancak krizin patlak vermesinin ardından büyük bir değişikliğe uğramayan petrol fiyatlarındaki düşüş trendi sabit kalacak gibi görünüyor.” dw-world |