"Kafirler savaştıkça hicret durdurulmaz." Buhari, K. Bey’at, 4103
Kitap
TÜRK ORDUSUNUN ÇIKMAZI
Mahmud Gıtal
14 Mart 2008 Cuma
Ordu ABD baskısından dolayı mı harekâtı sonlandırdı?.. Ordu hedefine ulaştı da ondan dolayı mı çekildi?.. Harekât sırasında verilen kayıplar doğru mu?.. Neden harekat kısa sürdü?... Harekât neden bu denli medyatik oldu?..
Tartışmalar Genelkurmay Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), Irak'ın kuzeyinde üslenmiş PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensuplarını etkisiz kılmak ve bölgedeki örgütsel altyapıyı kullanılmaz hale getirmek maksadıyla, 22 Şubat 2008 saat 19.00'dan itibaren Hava Kuvvetleri ile desteklenen bir sınır ötesi kara harekâtı başlatıldığını bildirmesi ile başladı. Harekât sürecinde en çok sorulan sorular;
- Harekâtın zamanlaması doğru mu? - Harekatın yapılmasında ABD'nin rolü var mı?
Ordunun 29 Şubat 2008 sabahı itibarıyla yurt içindeki üs bölgelerine tatbikatı bitirip aniden dönmeleri başka tartışma ve soruları beraberinde getirdi:
- Ordu ABD baskısından dolayı mı harekâtı sonlandırdı? - Ordu hedefine ulaştı da ondan dolayı mı çekildi? - Harekât sırasında verilen kayıplar doğru mu? - Neden harekat kısa sürdü?... - Harekât neden bu denli medyatik oldu?
Aslında Kuzey Irak'a yapılan bu son harekâtla ilgili kapsamlı bir dosya açılsa yeridir. Çünkü olay sadece PKK/ KONGRA-GEL terör örgütü ile sınırlı kalmamış tartışmalar başka yönlere de kaymıştır. Bu yazımızda kısaca bu konular üzerinde durmaya çalışacağız.
HAREKÂTIN ZAMANLAMASI:
Genelkurmay Başkanlığı her ne kadar harekâtın başlangıcı ve sonuçlandırması kendileri tarafından belirlendiğini iddia etse de gelişmeler farklı neticeler ortaya koymaktadır.
1- Bölgenin tamamen boşaltılması önceden ‘bu harekâtın olacağını birilerinin bilmesi' anlamına gelir. Ki bu Amerika'dır. Ayrıca kış mevsiminde gerillaların daha çok iç kesimlere ve yerleşim alanlarına indikleri de bilinmektedir. Kamplara ilkbahar aylarında eğitim için çıkılmaktadır. Yani Türk ordusu - yıllardır uğraşından dolayı- bölgeyi ve PKK/ KONGRA-GEL'in ne zaman aktif olduğunu bilmektedir. PKK/ KONGRA-GEL de kış şartlarında kaplarda kalınmayacağını pekiyi bilmektedir. Demek istediğimiz şudur ki; bu harekât ne bilinmeyen, ne ani baskın, ne de birilerinden saklı bir operasyon değildir. Her şeyi ile ortada olan bir harekâttır. Amerika bu harekâta yeşil ışık yakmakla Türk Ordusuna Irak işgali öncesi Saddam'a Kuveyt'te oynanan oyunun aynısını oynamıştır.
Guardian, ''ABD Türklere kuzeyde sınırlı bir operasyon için yeşil ışık yaktı ve zaten uzun süredir Türkiye ile istihbarat paylaşımı yapıyordu''www.milliyet.com.tr/2008/02/24/guncel/axgun02.html
New York Times gazetesine yorum yapan bir Amerikalı subay, "Türklerin bugüne kadar yaptığı hiçbir şey sürpriz sayılmamalı. Söylediğimiz gibi istihbarat paylaştık.http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?YZR_KOD=108&HBR_KOD=86434
2- Kanaatimizce zamanlamasını tayin eden Türk ordusu değil Amerika olmuştur. Türk ordusunun Kuzey Irak'a harekât isteği uzun süredir dillendiriliyordu. Fakat yönetimde bulunan AKP hükümeti sürekli bahanelerle harekâtın gecikmesine neden oldu. Çünkü Tayyip Erdoğan bu yapılacak harekâtın PKK/ KONGRA-GEL hedefli değil hükümeti hedef alan bir hareket olacağını biliyordu. Onun için de oyalama taktiği izlendi. Amerika ile yapılan görüşmeler neticesinde sınırlı ve kış ortasında yapılacak bir harekâta yeşil ışık yakılmıştır.
Daha önce yapılan Kuzey Irak'a yönelik harekâtlar genellikle mart aylarının ortalarında gerçekleştirilmişti. Şu bir gerçektir ki; hiç bir ordu zor şartlar altında, kış ortasında bir harekâta girişmeye (zorunlu kalmadığı müddetçe) razı olmaz. Nitekim eleştirilere cevap veren Genelkurmay başkanı: "Bir kusur varsa, o kusur bizim. "Erken çekildi" diyorlarsa, orada bir 24 saat kalsınlar" dedi." http://www.hurhaber.com/news_detail.php?id=107710
Zor hava koşullarında bir harekât ancak zor şartlar altında kalırsanız veya zorunlu hale getirilirseniz o takdirde gerçekleştirirsiniz. İkinci şıkta zorunlu hal elinizde olan bir durumdur. Siyasi deha ile halledilebilir ve manevralar yapılabilir. Fakat bu durum gösteriyor ki Türk Ordusunun önünde başka seçenek bırakılmamış gibidir. Veyahut Amerika'nın hazırlamış olduğu tuzaktan habersiz, güç gösterisi, kısa süreli bir harekât tasarlanmış olabilir.
Her ne olursa olsun Amerika bu harekâtı amaçları doğrultusunda kullanmıştır. Türk ordusunun kara harekâtına başlamasından itibaren Amerikalı bütün yetkililer derhal çekilmekten bahsetmişlerdir.
ABD Başkanı ve Savunma Bakanı Gates'in "Türk ordusu Kuzey Irak'tan derhal çıkmalıdır" (Milli gazete)
ABD Başkanı George W. Bush, Türk askerlerinin "mümkün olan en çabuk şekilde" Kuzey Irak'tan çekilmesi gerektiğini söyledi. (28.02.08 A.A)
BASININ HAREKÂT KARŞISINDAKİ TUTUMU:
İç ve dış basın harekât konusunu birinci günden itibaren etkili bir şekilde okuyucularına duyurdular. Amerikan basını adeta buna çanak tuttu. Bu koruya eşlik eden Türk basını da pek işin nereye kanalize edildiğinin farkına varamadan, çok abartılı ve en ince ayrıntılarına kadar olayı abartılı şekilde ele aldı. Bu da şunu gösteriyor ki Amerika bu harekâtı kendi lehine çevirmek için medya üzerinde hazırlıklı idi.
"Washington Post: "Irak hükümeti ile yükselen tansiyon ve bölgesel çatışma endişelerinin ardından Türkiye cuma günü "Kürt gerillalara" karşı yürüttüğü operasyona son verdiğini açıkladı. Çekilme Başkan Bush ve ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in harekâta hızlı şekilde son verilmesi uyarılarının bir gün sonrasında gerçekleşti."
Washinton Times: "Yorgun ve tıraşsız Türk askerleri 8 günün sonunda dün ABD'nin çabuk olma talepleri doğrultusunda "Kürt asilere" kaşı sınır ötesi operasyonuna son vererek kamyonlarla dün geri döndüler. Washington ve Bağdat durumdan memnun, Türkiye ise gerekirse güçlerinin geri dönebileceği uyarısında bulundu."http://www.cafesiyaset.com/haber/20080301/Amerikan-basini-yine-haddini-asti.php
Elde edilen istihbari bilgiler, özellikle sözde lider denilen kadronun panik halinde güneye doğru kaçarak, bölgeyi terk etmeye çalıştıklarını göstermektedir.http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=5396
Harekât süresince, kamuoyunu milli duyguları harekete geçirerek hareket eden Türk medyası harekâtın sona erdiği haberi ile şaşkına döndü. Yaptıkları propaganda harekâtı koca buzdağının birden bire erimesi gibi eriyiverdi. Bu şaşkınlık içerisinde bazı medya kuruluşlarının farkında olmadan PKK/ KONGRA-GEL örgütünü büyüterek adeta propagandasını yaptı. Başta Amerikan medyası olmak üzere diğer Batı medyası ise harekâtı Amerikan baskısının bitirdiğini dile getiriyordu.
Şunu söyleye biliriz ki; Türk ordusu kısa süreli bir harekâtı AKP hükümetini sarsmak amaçlı planlamış olabilir. Fakat bu planı başkaları (Amerika) kendileri için kullanmıştır.
ORDUYU YIPRATMAK İÇİN AÇILAN DİĞER ÇEPHE:
Ordunun yanlış yaptığını, tuzağa düştüğünü anlamasından sonra sular durulmamış bunu fırsat bilen siyasilerin polemiğine/söz dalaşına maruz kalmıştır. Siyasilerin bir kesimi orduyu haksız bularak saldırırken diğer bir kesimi de savunmaya çalışmıştır.
''Bu olmadan, 'Sanki çekiliyormuşuz' gibi bir hava verilmesi milletimizi rencide etmiştir. Biraz beklesinler, sabretsinler. Türk ordusu, nasıl milli iradenin kararıyla Irak'ın kuzeyine gönderilmişse, amacına ulaştıktan sonra yine kendi iradesiyle dönecektir." http://www.haberaktuel.com/MHPden-operasyon-bitti-haberlerine-tepki-haberi-114075.html
Ordunun Kuzey Irak"tan çekilmesi üzerine başlayan polemik tahmini ve telafisi zor noktalara ulaştı. Genelkurmay adına yapılan açıklamada CHP ve MHP için "Hainlerden daha zararlı" ifadeleri kullanıldı. Yanıt da gecikmedi. CHP lideri Deniz Baykal "hakaret haksızlığın göstergesidir" dedi.http://www.internethaber.com/author_article_detail.php?id=6666
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sınır ötesi kara operasyonunu eleştiren CHP ve MHP'ye yönelik olarak, ''Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm komuta kademesinden tutunuz, erine kadar vermiş olduğu bu başarılı mücadeleyi siz nasıl olur da gölgelemeye gayret edersiniz, bu yetkiyi nereden alıyorsunuz?'' dedi.http://www.gencturkhaber.com/recep-tayyip-erdo%C4%9Fan.html,009ab
Tartışmalar o kadar ileri gitti ki; ordu bir anda kendisini tartışmaların ortasında buldu. Galiba istenilen olmuştu. İktidarı ile muhalefeti ile ordu üzerinde tartışma başlatılmıştı. Bu polemiğin içerisinde yıpranan ve hedefte olan ordu idi. Hatta mecliste görüşme açılması dahi isteniyordu. Adeta ordunun bu acziyeti bir fırsat doğurmuştu ve karşıt kesim, orduyu hedef alanlar birbirleri ile sataşırken arada orduyu harcıyorlardı. Ortamı yumuşatan yoktu. En sert ifadelerle mesele büyütüldü ve ordu AKP hükümetini yıpratmak isterken kendi yıpratılmış oldu. Bunun farkına varan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, muhalefet ile TSK arasında başlayan polemikle ilgili olarak, "Hiç istemediğimiz halde bir polemiğin içine çekildik dedi.http://www.haber10.com/haber/115311/
AKP'nin tavrı anlaşılır cinsten fakat asıl şaşırtan MHP ve CHP tavırları oldu. Sergiledikleri tavırlar Amerika'nın Türkiye üzerindeki hedeflerine yardım eder cinstendir. Yani Amerika siyasette etkin olmakla kalmayıp ordu üzerinde de etkin olmak istemektedir. Bu da ancak kapıyı kapatan ordunun yıpratılması ile mümkündür. İşte bu partiler -farkında olsunlar veya olmasınlar bu- politikaları ile Amerikan siyasetinin Türkiye üzerinde işlemesine çanak tutmuş oldular. Böylece bu partilerin, bu ümmetin maslahatları için çalışmadıklarını bir kez daha görmüş olduk.
İşte, gelinen nokta siyasi basiretten yoksun, ideolojisiz bakış, sadece menfaat çerçevesinde hareket etmenin neticesidir. Bunun yanında istihbarat paylaşımı çerçevesinde Amerika'ya güvenmenin ne kadar yanlış olduğu da bir kez daha yaşanmış oldu.
Dostunu, düşmanını ayırt etmekten yoksun-aciz bir siyaset hem devletleri hem de orduları perişan eder. İslam ideolojisinden yoksun bakış ve uygulamalar orduları alçaltır ve başka güçlerin elinde oyuncak olur, burnu sürtülür.
Bu orduları haysiyetli, şerefli, şanlı kılan İslam olmuştu. Ne zaman ki İslam'ın orduları olmaktan çıkıp cumhuriyetin, laikliğin, demokrasinin bekçisi ve ordusuna dönüştüler o zaman zillet halkası boyunlarından eksik olmadı.
Biz istiyoruz ki; bu ordular yeniden asli konumlarına dönsünler; İslam Devleti Hilafetin orduları olsunlar, beklenen zaferleri bu ümmete yeniden yaşatsınlar ve bir daha böylesi zillete düşmesinler...