|
Bir kez daha Balkanlardaki Müslümanlar Rusya ve Batı arasındaki, Kosova'nın geleceğiyle alakalı, tehlikeli bir güç çatışmasında pion haline geldiler. Amerika'nın Kosova hükümetini Sırbistan'dan bağımsızlığını ilan etmesi için teşvik etmesi ve ardından bağımsızlığın tüm dünyaya ilanı Rusya ve onun kukla devleti Sırbistan'ı çileden çıkarmıştır.
Yugoslavya'nın dağılmasının ardından Amerika Avrupayla birlikte Rusya'nın Balkanlar'da ki etkisini frenlemeye başladı. Misilleme olarak Sırbistan Yugoslavya'nın eski vilayetlerine savaş açtı. Kosova'daki Müslümanlar, ne Avrupa'nın ne de Amerika'nın onların güvenliklerini sağlayamayacaklarını, garanti edemeyeceklerini idrak etmeleri gerekmektedir. Onların güvenliği sadece İslam Devleti'ndedir. Sadece onların değil aynı zamanda Balkanlarda yaşan tüm gayri Müslümanların güvenliği sadece İslam Devletindedir. Bu noktada 1463 Yılındaki Osmanlı Sultanı ve Hristiyan Bosna arasındaki ahidname'den bahsetmek istiyoruz. Peygamber Efendimiz S.A.V. bir gün Müslümanların Kostantiniye'yi fethedeceklerini haber etmişti. Bizans başkentini fethedecek komutan için Peygamber Efendimiz S.A.V "ne güzel komutan" buyurmuştur. Bu şerefe Fatih sultan Mehmet nail olmuş ve adını tarihe yazdırmıştır. Söz konusu ahidname ise Fatih sultan Mehmet tarafından yazılan bir anlaşmadır. Fatih sultan Mehmed'in büyük büyük dedesi sultan 1. Murat Balkanların kapısını İslam'a açmak için ilk seferleri başlatan ve ilk fetihleri gerçekleştiren sultan idi. 1. Murat Kosova alanında Sırpları mağlup edip 138'da İslam otoritesini Kosova üzerine hakim kılmasıyla meşhurdur. Allah (CC) Sultan 1. Murat'ı bu savaşta şehitlikle şereflendirmiştir. Fatih Sultan Mehmed'in babası II. Murat II. Kosova savaşında savaştı ve Bosna'yı fethedip orada İslam'ı hakim kıldı. Büyük büyük dedesinin ve babasının adımlarını takip eden Sultan Mehmet onların başlattığı bu güzel işi tamamladı ve o bölgenin tamamını İslam'a açtı. Tüm insanlık için gönderilmiş olan son vahiy İslam, İslam Devlet'inde yaşayan Hristiyanların ve Yahudilerin hangi haklara sahip olduklarına dair detaylı ve net kurallar koymuştur. Bu ahidname İslam kanunları altında yaşayan Hristiyanlara verdiği haklarla alakalı net ve kesin tarihi bir kayıttır. Bu ahidnamenin orjinali günümüzde halen Bosna'da Franciscan Manastırında bulunmaktadır. 1463'de İslam Devleti'nin Bosna'daki Hıristiyanlara karşı tutunduğu adaletli tavrı ve bundan 39 yıl sonra İspanya'daki Hıristiyan engisizyonunun Müslümanlara verdiği ültimatomu bir kıyaslayın! Müslümanlardan dinlerinden dönmeleri veya İspanya'yı terk etmeleri istenmiştir. Realitede bu ültimatom; ‘ya dininden dön yada öl' şeklinde idi. Bu meşhur ahidname şöyleydi: "Murat Han'ın oğlu, daim muzaffer Mehmed, hürmete layık yüce sultan'ın emri, imzası ve cihan fatihinin parlayan mührü aşağıdadır: Ben, Sultan Mehmed Han, bu Ferman-ı Hümayunu'mu haiz Bosnalı Fransiskanların lütfuma sahip olduklarını ve bu emri verdiğimi bütün dünyaya duyuruyorum. Hiç kimsenin bahsi geçenleri veya kiliselerini taciz veya rahatsız etmesine izin verilmeye... Onların Devlet-i Al-i Osmaniye'de sulh içinde ikamet etmelerine izin verile... Devlet-i Aliyem hudutları dahilindeki bütün memleketlerde mevcut manastırlarına herhangi bir korku taşımaksızın geri dönmelerine ve yerleşmelerine izin verile... Ne şehzadem ne vezirlerim veya vazifelilerim, ne de hizmetçilerim veya devletimin vatandaşları onlara hakaret etmeyecek ve onları taciz etmeyecektir. Hiç kimsenin onlara tecavüzüne, hakaret etmesine ve canlarına kastetmesine, mallarına ve mülklerine veya kiliselerinin mal ve mülklerinin tehlikeye atılmasına izin verilmeye... Memleketime hariçten herhangi birini getirmelerine dahi müsaade edilmiştir. Böylece, bu ferman-ı hümayunu lütufkâr şekilde yayınladım ve işbu büyük yemini ettim: Dünya ve ahiretin Yaradanı, bütün canlıların rızıklandırıcısı adına, yedi Mushaf ve Muhbir-i Sadık (Hz. Peygamber s.a.v ) ve koyduğum kılıç adına, onlar hakimiyetime itaatkar ve sadık kaldıkları sürece, hiç kimse yazılanın aksine hareket etmeyecektir." (28 mayıs 1463) İşte 1463'lerde böyle adilane bir düzen hakim idi. Sadece Balkanlar'da ki Müslümanların ve gayri Müslimlerin değil, bütün insanlığın kurtuluşu ve huzuru ancak ve ancak İslam Devleti'ndedir. Tüm Müslümanları Rusya, ABD ve bunlar gibi bir çok zalimlerin başlarına tek bir yumruk indirmeye davet ediyoruz. Tüm Müslümanları Balkanlar'da ki ve dünyanın diğer ülkelerinde acı çeken kardeşerini korumayı davet ediyoruz. Tek bir Ümmet olmaya davet ediyoruz. Nübüvet mettodu üzere Raşidi Hilafet'i kurmaya, kurmak için çalışmaya davet ediyoruz. Allah sabredenlerledir! Zafer ancak davalarında sebat gösterenlerindir! Esma Sıddık 07.03.08 |