|
Özbekistan'da faaliyet gösteren Hizb-ut Tahrir hareketi, Özbekistan'ın Andican vilayetinde önceki gece meydana gelen olayların arkasında kendilerinin olmadığını belirtti. Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un suçlamaları reddedilerek, "Hizb-ut Tahrir; şiddeti, silahlı mücadeleyi kesin olarak reddeder" denildi. Bildiride, "Andican'daki katliam, Kerimov'un yolsuzluklarına ve zorbalıklarına tahammül edemeyenlere karşı düzenlediği şiddet kampanyasının son başlığıdır" ifadesine yer verildi. (TAŞKENT 14.05.2005)
İslam Kerimov Özbekistan’daki olaylardan Hizb-ut Tahrir'i sorumlu tuttu. Hizb-ut Tahrir/Özbekistan yaptığı açıklamada olaylarla ilgilerinin olmadığını beyan etti. (ajanslar, trt1/ 14/05/2005) KANLI BASKIN Olayların çıkışı Özbekistan’da radikal dinci oldukları gerekçesiyle 23 kişinin yargılandığı dava, ülkede kanlı olayların çıkmasına neden oldu. Gösterilerin çıkma nedeni ülkenin doğusunda aşırı dinci oldukları gerekçesiyle 23 kişinin yargılanmaya başlaması. İşadamı olan bu kişilerin radikal dinci Akramiye grubunun üyesi olduğu iddia ediliyor.. (Dw-world 15/02/2005) Mahkeme binası önünde uzun sıralar oluşturan protestocular caddenin bir tarafında erkekler, diğer tarafında kadınlar olmak üzere yayılmış durumda. Üzerlerinde en güzel kıyafetleri bulunan protestocuların verdiği görüntü sakin ve eğlenceli. Bu eşi benzeri görülmemiş "adalet çağrısı" son derece iyi organize edilmiş. Özellikle kadınların oturabilmesi için uzun tahta sıralar hazırlanmış ve ayrıca yiyecek içecek servisi de var. Ayrıca askerin herhangi bir müdahalesine karşılık kendi korumaları ve kameramanları da hazır bekliyor. Şu ana kadar bir polis aracı geçti ancak kimse müdahale etmedi. Özbekistan'da geçtiğimiz yıllar içinde çok sayıda dava görüldü, ancak ilk kez bir dava bu çapta protesto ediliyor. Gösteri, başka çocukları da tutuklu olan sanık aileleri tarafından düzenlendi. Bu kişilerin yargılanmasını protesto için gösteri yapan 4 bin kişi, söz konusu 23 kişinin de bulunduğu cezaevini basarak 2000 tutuklu ve hükümlüyü serbest bırakmıştı. Bu gelişme üzerine olay yerine gönderilen askerler göstericilerin üzerine ateş açmıştı. Ülkedeki insan hakları organizasyonlarından birinin yöneticisi Lutfulo Şamsutdinov, Andican’da çıkan olaylarda ölenlerin sayısının açıklandığından çok daha fazla olduğunu söyledi. Şamsutdinov, yaklaşık 200 cesedin bir kamyona yüklendiğini gördüğünü belirtti. Görgü tanıkları ise ölü sayısının 300 olduğunu ifade etti. Ölenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğu kaydedildi. Görgü tanıkları ayrıca askerlerin üzerlerine ateş açarak öldürdüğü kişilerin acilen kamyonlara yüklendiğini ve bilinmeyen bir yere götürüldüğünü bildirdi. Olaylarda ölenlerin ailelerinin, cesetleri almasına izin verilmediği de gelen haberler arasında. 500 Özbek’in de zorla Kırgızistan sınırından geçtiği iddia edildi. Kırgız yetkililer sınırdan geçen Özbeklerin içinde durumu ciddi olan yaralıların da bulunduğunu açıkladı. Bu arada göstericilerden bazılarının Kırgız görevlilere iltica talebinde bulunduğu bildirildi. Kırgız görevliler, bu kişilerin talebi için Kırgız hükümetinden gelecek yanıtı beklediklerini açıkladılar. 300 bin nüfuslu kentin askeri kamyon ve zırhlı araçlarla çevrildiği belirtilirken, kentte görev yapan yabancı gazetecilerin bölgeyi terk ettiği kaydediliyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir doktor, cesetlerin, Andican’daki bir okulda sıraların üzerine serildiğini açıkladı. Okul, Özbek askerler tarafından koruma altına alındı. Aynı doktor, Cuma günkü olaylar sırasında yaklaşık 2 bin kişinin de yaralandığını duyurdu. Bağımsız İnsan Hakları Örgütü'nun Özbekistan sorumlusu Lütfullah Şamsudinov, Andican'da, 200 kadar cesedi kamyonlara yüklenirken gördüğünü söyledi. Şamsudinov, cesetleri, güvenlik kuvvetlerinin, göstericilerin üzerine ateş açtığı meydanda gördüğünü belirtti. Bu arada, AFP muhabirinin bildirdiğine göre, görgü tanıkları, Andican'da bastırılan ayaklanmada 200-300 ceset gördüklerini belirttiler. Appeltsia insan hakları örgütünün başkanı Saidcihan Zaynobidinov, geçen gece hükümet güçlerinin sivillerin üzerine ateş açtığını ve yüzlerce kişinin öldüğünü belirterek, gündoğumunda cesetlerin 4 kamyon ve otobüsle götürüldüğünü kaydetti. Görgü tanıklarından Abdülvahid Gasurov, "200 ceset gördüm. Bu, gerçek bir savaş" dedi. İsmini sadece Bahadır olarak veren diğer bir şehir sakini de, belediye başkanlığı binasının önünde 300'den fazla ceset gördüğünü söyledi. Bahadır, bölgenin tamamen kanla kaplandığını ifade etti. ANDİCAN - Özbekistan'da protestoların sert bir şekilde bastırıldığı Andican'da, askerler halka sert bir şekilde müdahalede bulunuyor. Şehirdeki ana meydanda 20 ceset yerde yatarken, sessizlik, askerlerin zaman zaman "Kıpırdamayın, yoksa öldürürüm" naralarıyla bozuluyor. Görgü tanıklarından Abdülvahid Gassurov, "200 ceset gördüm. Bu gerçek bir savaş" derken, başka bir görgü tanığı ise en az 300 ceset gördüğünü söyledi. Bir insan hakları yetkilisi ise, kamyonlar ve bir otobüsle 300 kadar cesedin Andican'dan askerler tarafından çıkarıldığını gördüğünü ifade etti. Şehir merkezinde helikopterler havada uçarken, zırhlı araçlar bir yerden başka bir yere hareket ediyor. Kontrol noktalarında askerlerin sık sık havaya ateş açmaları da halkta paniğe yol açıyor. Çoğunlukla camları kırılmış olan binalarda da kan izleri görülüyor. (Dünya 15/05/2005) Bu arada, asker ve polis birliklerine bağlı kamyon ve zırhlı araçlarla kuşatma altına alınınan ve dünyayla bütün ilişkisi kesilen şehri, dün yabancı gazeteciler de terketmek zorunda kaldı. Muhabirler, tüm yollara polis ve ordu birliklerinin kontrol noktaları kurduklarını ve kimsenin geçişine izin verilmediğini bildirdi. Öte yandan, bölgeden kaçmaya çalışan en az 4 bin kadar Özbek'in ,600 kadarının muhafızların engellemelerine rağmen Kırgızistan sınırını geçtiği kaydedildi. (Tercüman 15/05/05) 'Saldırıları Kerimov yönetiyor' Bölgeye giden Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov, kenteki saldırıları bizzat yönetiyor. Hükümet durumun kontrol altına olduğunu açıklasa da şehirden hâlâ silah seslerinin duyulduğu, insanların evlerinden çıkmadığı belirtiliyor. Devlet Başkanı İslam Kerimov beraberinde bazı politikacılarla birlikte dün Andican’ı ziyaret etti. Hükümet Andican’da kontrolün tamamen sağlandığını açıkladı. Güvenlik güçleri kenti abluka altına aldı. Birçok yerde kontrol noktaları kuruldu. Andican’da incelemelerde bulunan Kerimov’un akşam saatlerinde başkent Taşkent’e döndüğü bildiriliyor. Kerimov, olaylardan radikal dinci Hizb'ut Tahrir örgütünü sorumlu tutarak, örgütün Özbek yönetimini devirmeye çalıştığını iddia etti!.. Andican karantinada Andican kentinin, asker ve polis kuşatması altına alındığı ve dünyayla ilişkisinin kesildiği bildirildi. Kentin dış kesimlerine gelen AFP muhabirleri, tüm yollara polis ve birliklerinin kontrol noktaları kurduklarını ve kimsenin geçişine izin vermediklerini belirttiler. 300 bin nüfuslu kentin askeri kamyon ve zırhlı araçlarla çevrildiği belirtilirken, birçok gazetecinin de gözaltına alınarak kent dışına çıkarıldığı kaydedildi. 500 kişi öldürüldü iddiası Özbekistan'da 'Appeal' adlı bir insan hakları kuruluşunun yerel yöneticisi, Andican'daki olaylarda can kaybı sayısının 500 olabileceğini öne sürdü. Saidcakon Zeynetbitdinov adlı insan hakları savunucusu, Andican'da askerlerle göstericiler arasında çıkan çatışmalarda toplam ölü sayısının 500'e ulaşabileceğini söyledi. Zeynetbitdinov, tahminini kendi gözlemlerine ve görgü tanıklarının ifadelerine dayandırdığını belirtti. Kentten yüzlerce cesedin kamyonlarla taşındığı bildirildi. Göstericiler kim ve ne istiyorlar? BBC'nin Taşkent muhabiri Jenny Norton Özbekistan'daki gelişmeleri şöyle yorumluyor: Özbekistan'ın üçüncü büyük kenti Andican'da kent merkezini işgal eden birkaç bin kişinin eylemi sürüyor. Kent, askerlerce kuşatılmış durumda. Peki bu göstericiler kim ve ne istiyorlar? Andican kent merkezinde toplanan göstericilerin büyük bölümü kadınlar, erkekler, yaşlı insanlar hatta çocuklardan oluşuyor. Gündelik yaşamlarının bir parçası olduğunu söyledikleri, 'yoksulluk ve adaletsizliğe son verilmesi' çağrısıyla toplandılar. Ülkenin bu kesiminde işsizlik oranları hayli yüksek ve pek çok genç gelecekleri olmadığı düşüncesi içinde. Andican, Özbek hükümetinin İslamcı örgütlere karşı düzenlediği çökertme operasyonlarından da ağır biçimde etkilendi. Yüzlerce genç erkek tutuklandı. Kentte dolaşırken, kocası, kardeşi ya da babası hapiste olmayan kadın yok gibi. Hapisten çıkan pekçok erkek de kendilerine kötü davranıldığından şikayet ediyor, öldüresiye dövülmenin alışıldık bir uygulama olduğunu belirtiyorlar. Bütün bunlar, öfkenin giderek daha da artmasına neden oluyor. Andican'da gösterilere liderlik edenlerin bazıları, dün sabah erken saatlerde kent hapishanesini basan kişilerce serbest bırakıldı. Bu kişilerden bazıları, İslamcı örgüte dahil oldukları gerekçesiyle davaları süren önde gelen yerel işadamları. Son dört aydır kendilerini destekleyen mahkeme binası önünde barışçıl eylemler gerçekleştiriyorlardı. Şu aşamada hapishaneyi basan silahlı kişilerin kimlikleri ya da gösterileri düzenleyen kişilerle ne ilişkileri olduğu henüz belli değil. Rusya'dan Kerimov'a tam destek Ukrayna, Gürcistan ve Kırgızistan olaylarının ardından şimdi de Özbekistan'da yaşanan gerginlik nedeniyle bir müttefikini daha kaybetme korkusuyla endişeye kapılan Rusya Hükümeti, yayınladığı bildiride, İslam Kerimov yönetimindeki Özbekistan Hükümeti'ni tam olarak desteklediğini açıkladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın resmi temsilcisi Aleksandr Yakovenko, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, Rusya Hükümeti'nin, Özbekistan'ın Andican kentinde kendi politik menfaatleri için anayasaya aykırı yollara başvurarak çok sayıda kişinin ölümüne neden olan muhalefeti kınadığını belirtti. Putin bugün Özbekistan Devlet Başkanı Kerimov'u arayarak ülkedeki son durum hakkında bilgi aldı. Birçok ülkenin tersine Rusya Özbek askerlerinin göstericilere müdahalesini övdü. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Rus tarafı bu zor günlerinde dost Özbek yönetimini destekliyor" denildi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise gelişmelerin Özbekistan'ın iç işi olduğunu belirtti. Gül: Hiçbir ülke artık kapalı değildir Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Özbekistan'daki olaylara ilişkin olarak, "Hiçbir ülke artık kapalı, kendi başına hareket eder durumda değildir'' değerlendirmesinde bulundu. Özbekistan'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Gül, Türk cumhuriyetleri de dahil olmak üzere, bu bölgedeki ülkelerin ne kadar çok özgürlükçü ve demokrat hale gelirlerse kendilerini o kadar çok sağlamlaştıracaklarını kaydetti. "Güç kullanımı söz konusu olduğunda bunun çok dikkatli bir şekilde yapılması lazım'' diyen Gül, özellikle sivillere karşı güç kullanımının bütün dünya tarafından ve Türkiye tarafından dikkatle takip edildiğini bildirdi. Gül, "Dediğim gibi, hiçbir ülke artık kapalı, kendi başına hareket eder durumda değildir. Her ülkede olup biten olaylar bütün dünyayı ilgilendirmektedir'' diye konuştu. Yabancı gazeteciler sınırdışı edildi Andican kentinde görev yapan yabancı gazeteciler bölgeyi terketti. Güvenlik kuvvetlerinin, gözaltına alınan gazetecilere, kenti terk etmek için 30 dakika verdiği, aksi taktirde rehin alınabilecekleri uyarısında bulunduğu bildirildi. Andican'da, geçen gün başlayan ayaklanmayı izleyen 7 yabancı gazeteci olduğu, devlet tarafından kontrol edilen Özbek basın çalışanlarının kent içinden haber bildirmediği kaydedildi Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te ÖNLEMLER Kentteki anayolların bazılarının yerlerini parklar alırken, bazı caddeler de kapatıldı.Taşkent'teki dönüşüm hayret verici bir hızla gerçekleşiyor. Anayolların bazıları kelimenin tam anlamıyla ortadan kaybolmuş durumda, yerlerine birkaç saat içinde parklar oluşturuldu. Hükümetin ana binasının yanından geçen yol kapatıldı, tramvay hatları da söküldü. Kentin dışına yönlendirilen trafik akışı ise, ara sokaklarda sıkışmış durumda, çileden çıkan trafik polisleri de, sürücülere, artık varolmayan güzergahları kullanmamaları yönünde işaretler yapıyor. Kentte bir kaos yaşanıyor. Kent sakinlerine, olanlar hakkında ya da planın ne olduğu konusunda herhangi bir bilgi verilmiş de değil. İnsanlar, hükümetin, resmi binaları, olası siyasi gösteriler ya da başka türlü bir saldırıya karşı korumaya çalıştığını varsayıyor. Kırgızistan'da geçen ay onbine yakın gösterici başkent Bişkek'e yürümüş ve yalnızca birkaç saat içinde başkanlık sarayını ele geçirmişti. Sovyetler Birliği döneminde en kalabalık kentlerden biri olan, Orta Asya'nın şu anda en büyük nüfusa sahip kenti Taşkent'te 2 milyon 500 bin kişi yaşıyor. (BBC 14/05/2005) ABD ve AB’nden tepki Amerikan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Richard Boucher, dün göstericilerin bastığı cezaevinden örgüt üyelerinin de serbest bırakılmış olabileceğini dile getirdi. Boucher Amerikan yönetiminin şiddet olaylarından üzüntü duyduğunu ifade ederek, Washington’un ülkedeki insan hakları ihlallerini uzun süredir yakından tatip ettiğini ifade etti. AB Komisyonu’ndan da konuyla ilgili bir açıklama geldi. Komisyon sözcüsü bugün yaptığı açıklamada, „AB Komisyonu ülkede dün meydana gelen şiddet olaylarında hükümetin de sorumluluk taşıdığı inancında“ dedi. Bu arada AB Komisyonu sözcüsü de, göstericiler üzerine hükümet güçlerince ateş açılmasını kınadı. (Ajanslar) 







 |