Anasayfa arrow Yazarlar arrow Editör arrow Allah'ın düşmanları aşağılık varlıkları karşılamak böyle mi olmalı?!
 [Detaylı_Ara]
Anasayfa
HİLÂFET ÖZEL
Beyanname
Siyâsi Tahlil
Kitaplar
Haber - Yorum
İktibas
Dünyada Dava
Multimedya
Fikir - İnceleme
Kavram
Sohbet
Soru-Cevap
Sizden Gelenler
Linkler
İletişim
Detaylı Arama

 Yazarlar

Editör
Esad Mansur
Esma Sıddık
Fuad Hamidoğlu
Mahmud Gıtal
Mehmed Aydın
Saliha Aydın
Sümeyye AVCI
Tahir Şanlı
Zeynep Afra
Bir Ayet

11/101 Onlara Biz zulmetmedik, fakat onlar kendilerine yazık ettiler. Rabbinin buyruğu gelince, Allah'ı bırakıp taptıkları tanrılar kendilerine bir fayda vermedi, kayıplarını artırmaktan başka bir şeye yaramadı.
Kur'an'da Ara
Aranacak kelimeyi giriniz
  
Al-islam.com'a teşekkür ederiz.
Bir Hadis

Sirkat haddi Yüce Allah'ın; "Hırsızlık yapan kadın ve erkeğin ellerini kesiniz." (Maide: 38) ayetine göre elin kesilmesidir.
Kitap

Siyasi Meseleler [İşgâl Edilmiş Müslüman Beldeler]

Allah'ın düşmanları aşağılık varlıkları karşılamak böyle mi olmalı?! Yazdır E-Posta
Editör
14 Ocak 2008 Pazartesi

Aşağılık varlıklar şereflendirilmek için karşılanmaz

Dünyanın en aşağılık varlığı ABD Başkanı Bush (bundan önceki ABD başkanları da) dış ziyaretlerle onurlanır, rahatlık duyar, kibir ve güç gösterisi sergiler ve en üstün ağırlama ve karşılamalardan haz alarak memleketine geri döner. Günümüzde buna diplomatik nezaket diyorlar.

Kanlı ellerle, işgallerle, işkencelerle insanlığın önüne çıkan bu varlıklara maalesef nezaket gösteriliyor. Hele bu nezaket gösterenler İslam beldelerindeki ayak takımının (sözde siyasetçilerin) daha da ileri giderek şeref madalyası takarsa Allah'ın düşmanları neden şımarmasın!

O, yahudi varlığının ağzına bal sürerken Müslüman evlatlarının toplanıp hapislere tıkılması neden Allah'ın düşmanını onurlandırmasın?!

Ebu Guraib, Guantanamo işkence yuvalarını, Afganistan, Irak işgalini arkasına alıp gelen bu şahsa karşı İslam beldelerinde, bu denli karşılama tarihe kara bir sayfa olarak geçecektir. 

İslam tarihi böylesi bir olayla ve böylesi bir karşılama ile asla karşılaşmamıştır.

Ne zaman ki; bu ümmetin sefilleri iktidar oldu (veya iktidara taşındı) 80 küsur yıl bu ümmetin tarihi her gün kara sayfa ile doldu. 

Ne zaman ki; İslam devleti Hilafet yıkıldı akabinde ümmetin hayata ve zalim kafirlere karşı bakışları değişti. 

Memleketinde siyasetinden sıkılan-yorulan kafir idareciler bu yorgunluklarını İslam beldelerinde atıyorlar. Üstüne üstelik görkemli karşılamalarla, ağırlamalarla,  hediyelerle (iktisadi anlaşmalar, silah anlaşmaları vb.) huzura, rahata kavuşup memleketlerine dönüyorlar. Kendi memleketlerinde görmedikleri ilgiyi görmeleri,  ayaklarının altına serilen kırmızı halılar üzerinde yürürkenki gururları ta yüzlerine yansıyor.

Bir işgalci ve eli kanlı kafire karşı bu denli bir karşılama; Osmanlı devletinin yıkılış döneminde dahi İstanbul'u işgal eden İngiliz kafirlerine yapılmamıştı. 

Günümüz sözde siyasetçilerinin düştüğü bu zillet ümmetin gururu ile oynamaktan başka bir şey değildir.  Şunu biliyoruz ki; onlar izzeti kafirlerin yanında arıyorlar. Oysa izzet ancak Allah'ın yanındadır.  Onursuz Kâfirleri Dost Edinenler, İzzet ve Şerefi Onların Yanında mı Arıyor?

"Münâfıklara, kendileri için acı bir azap olduğunu müjdele! Mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç, onur ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet, yalnızca Allah'a aittir." (4/Nisâ, 138-139)

"Kim izzet ve şeref istiyorsa bilsin ki izzet ve şerefin hepsi Allah'ındır..." (35/Fâtır, 10)

"...İzzet, üstünlük ancak Allah'ın, Peygamberinin ve mü'minlerindir. Fakat münâfıklar bunu bilmezler." ( 63/Münâfıkûn, 8)

Kâfirlerin, özellikle de yahûdilerin savaş ve fitne ateşi yakmaları hiç eksik olmamıştır. Asırlar boyu binlerce planlar yapmış, tertip ve düzenler hazırlamışlardır. Onların bu topraklara gelişi fitne ve fesat getirmiştir. Düşman iyilik değil kötülüklerle gelir. Batılılar bu topraklara adım attıktan sonra İslam beldelerinin hiçbir tanesi ne istikrara ne de huzura kavuşmuştur. Onlarla diplomatik ilişki kurmak için değil düşmanca ilişkiler kurmak için geliyor.  Kâfirler, apaçık düşmanımızdır. Allahu Teala onların düşman olduklarını bildirdi:

"...Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır." (4/Nisâ, 101)

İslam hiç bir şekilde zalimlerle dostluğa izin vermez:

"...Zâlimler için hiç bir velî/dost ve yardımcı yoktur." (42/Şûrâ, 8)

Düşmanlar törenle karşılanmaz. Hatta bu sulh için gelseler dahi. İşte bunun bir örneği:

Hicretin 6. senesi, Zilkâde ayı. (Milâdî 628 )Rıdvan bîatı, Kureyşlileri fazlasıyla korkutmuştu. Peygamberimizin üzerlerine yürüyeceği endişesine kapılarak, alelacele sulh teklifinde bulunmak gayesiyle bir heyet gönderdiler. Heyette şu isimler vardı: Süheyl bin Amr (başkan), Huveytip bin Abdü'l-Uzzâ ve Mikrez bin Hafs. Kureyş müşrikleri üç kişilik bu heyete şu direktifi vermişlerdi:

"Gidin, Muhammed'le sulh anlaşmasında bulunun. Fakat buradan dönüp gitmek şartıyla. Eğer bu şartı kabul etmezse anlaşmaya yanaşmayın."

Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Süheyl'in gelişini, isminin "kolaylık" mânâsını ifade etmesinden dolayı hayra yorarak, Sahabîlerine;

"Artık, işiniz bir derece kolaylaştı! Kureyşliler, sulh yapmak istedikleri zaman hep bu adamı gönderirler" buyurdu.

Heyet Peygamberimizin Huzurunda

Kureyş elçisi Süheyl bin Amr, Resûlullahın huzuruna vardı. Önünde iki dizinin üzerinde diz çöktü. Peygamber Efendimiz ise bağdaş kurmuştu. Müslümanlar da çevresinde oturmuşlardı.

Oysa Bush Haçlı seferini yeniden başlatan düşmandır. Ramazan iftarları verse de düşmandır, Kudüs'ü ziyaret etse de düşmandır. O yaptığı işlerle ve kazançları ile böbürlenmek için buralardadır.

Yaptıkları cürümler ortada dururken onu bu şekilde karşılayan hain, satılmış yöneticilere yazıklar olsun diyoruz.

Editör

< Önceki   Sonraki >
20 Kasım 2008 Perşembe

Tarihin En Büyük Hilâfet Konferansı Gerçekleştirildi

.:: ALINTI ::.
 
Laik değerlerin kadınlara yeni eziyeti
Asma Saleem | 26.10
 
Kapitalizmin son aşaması: Birleşik devletçi devletler topluluğu
Kaan Benli | 24.10
 
İslam Medeniyeti ve Bilim
| 18.10
 
Halifeye ne kadar ödeme yapılır?
Abdul Kareem | 12.05
 
Filistin'in Tibet'ten eksiği ne?
| 23.04
 
FATİH SULTAN MEHMED'İN AYASOFYA VAKFİYESİ
| 15.04
| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |