Libya lideri Albay Muammer Kaddafi'nin "çadır" haberleri ve protestolar gölgesinde Pazartesi günü başlayan beş günlük Fransa ziyareti devam ediyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Elysee Sarayı'nda Kaddafi'yi karşılarken gazetecilere, "Nükleer silahtan vazgeçmiş bir devlet başkanını karşılıyoruz" dedi. Sarkozy bu sözleriyle tepkileri savuşturmaya çalışırken, aslında Kaddafi'ye bakıştaki değişimin temel nedenini açıklıyordu. Batı'da yıllarca "şeytan" olarak tanıtılan ve ülkesi teröre destek veren ülkeler listesinin en başında anılan Kaddafi ne oldu da uğruna Paris'in göbeğine çadır kurulacak kadar makbul bir lidere dönüştü? Irak'ın işgali ve Saddam'ın çukurdan çıkarılış görüntüleri birçok Arap lidere mesaj niteliğindeydi. Bu mesajı en iyi okuyanlardan biri de Kaddafi oldu. Libya lideri, Aralık 2003'te nükleer programdan vazgeçtiklerini ilan etti ve Libya'nın nükleer tesisleri birer birer sökülerek Washington'a teslim edildi. Pan American Havayolları'na ait bir yolcu uçağı, 23 Aralık 1988'de İskoçya'nın Lockerbie kasabası üzerinde düşürülmüş ve olaydan Libya sorumlu tutulmuştu. Libya, uzun yıllar bu iddiayı reddettikten sonra, Ağustos 2003'te sorumluluğu üstlendi ve kurbanların ailelerine toplam 2.7 milyar dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Son olarak Batı'yla ve özellikle de Amerika'yla çatışmaktan tamamen vazgeçtiğini tüm dünyaya ilan eden Kaddafi, Arap milliyetçiliği döneminin bittiğini söyleyerek ideolojik dönüşümünü de tamamlamış oldu. O artık Batı'nın sevdiği bir liderdi. Bütün bu evrim süresince demokrasi ve insan hakları alanında Libya'da en ufak bir gelişme yaşanmadı. İşkenceler, yargısız infazlar, düşünce özgürlüğünün önündeki engeller, korku ve baskı rejimi olduğu gibi devam etti. Örneğin Şubat 2006'da İslam'a hakaret eden İtalya Reform Bakanı Roberto Calderoli'yi protesto için Bingazi'de toplanan halkın üzerine polisin açtığı ateşle -insan hakları örgütlerinin verilerine göre- 25 kişi hayatını kaybetti ve onlarca kişi yaralandı. HIV virüsü bulaştırılan çocuklar davası ve yüzlerce zavallı çocuğun ve ailelerinin trajedisi Batı'yla yapılan kirli pazarlıklara alet edildi. Olayın sadece Bulgar hemşirelerin serbest bırakılması yönüyle ilgilenen Batı ülkeleri için Sarkozy'nin arabuluculuğu sayesinde hemşirelerin Sofya'ya ulaşmasıyla o dosya da kapanmış oldu. Libya lideri Kaddafi ilginç ve medyatik bir kişilik... Konuklarını beş yıldızlı çadırda kabul etse de, sanıldığı gibi çadırda yaşamıyor. Kaddafi de tüm diktatörler gibi son model saraylarda hayatını sürdürüyor ve arada bir "Fatımi Devleti yeniden kurulmalı" ve İsrailliler ile Filistinliler bir araya gelerek 'İsratin' devletini kurmalı" gibi görüşler serdederek kendini hatırlatıyor. Ceketinin yakasına Afrika haritası takarak Afrika Birliği'ni savunuyor ve Afrikalı liderleri arkasında toplayarak onlara imamlık yapıyor, namaz kıldırıyor. Libya liderinin Elysee Sarayı'nda ağırlanmasının ve Paris'e çadır kurmasının ardında elbette sadece bu dönüşüm yatmıyor. Fransa'daki sıcak karşılamanın 10 milyar avroluk "tamamen duygusal" bir nedeni de var. Kaddaf'inin Fransa gezisi sırasında imzalanacak anlaşmalarla Fransa Libya'ya 21 Airbus, 14 adet Rafael tipi savaş uçağı, 35 helikopter, 6 savaş gemisi, zırhlı askeri araçlar, hava savunma radarları ve deniz suyu arıtımında kullanılacağı söylenen bir nükleer reaktör satacak. "Libya'nın bütün bunlara gerçekten ihtiyacı var mı, yoksa Fransa'da karşılanmanın hatırına mı bu alışveriş yapılıyor?" sorusunun cevabı ise tam olarak belli değil. Gözlemcilere göre Libya lideri Kaddafi'nin Batı'ya açılımı Fransa'yla sınırlı kalmayacak. Paris sadece bir ara istasyon, son durak ise Washington... Fransa gezisinin ardından er ya da geç Amerika gezisi gelecek ve Paris'in göbeğine kurulan çadır Washington'un göbeğine de kurulacak. Ünlü bedevi çadırı Kaddafi'nin av gezisiyle son bulacak Fransa ziyaretinden sonra dürülüp Beyaz Saray eteklerinde kurulacağı günü bekleyecek. (dunyabulteni) |