Anasayfa arrow Yazarlar arrow A. Yusuf TUĞTEKİN arrow Saddam'ın İdam Edilmesi, İç Çatışma Ateşini Körüklemek İçindir!
 [Detaylı_Ara]
Anasayfa
HİLÂFET ÖZEL
Beyanname
Siyâsi Tahlil
Kitaplar
Haber - Yorum
İktibas
Dünyada Dava
Multimedya
Fikir - İnceleme
Kavram
Sohbet
Soru-Cevap
Sizden Gelenler
Linkler
İletişim
Detaylı Arama

 Yazarlar

Editör
Esad Mansur
Esma Sıddık
Fuad Hamidoğlu
Mahmud Gıtal
Mehmed Aydın
Saliha Aydın
Sümeyye AVCI
Tahir Şanlı
Zeynep Afra
Bir Ayet

53/26 Allah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaatı bir şeye yaramaz.
Kur'an'da Ara
Aranacak kelimeyi giriniz
  
Al-islam.com'a teşekkür ederiz.
Bir Hadis

"İmam (Halife) bir kalkandır. Onun arkasında savaşılır ve onunla korunulur." Buhari, 2737; Müslim, 3428; Nesei, 4125; Ahmed b. Hanbel, 10359
Kitap

Siyasi Meseleler [İşgâl Edilmiş Müslüman Beldeler]

Saddam'ın İdam Edilmesi, İç Çatışma Ateşini Körüklemek İçindir! Yazdır E-Posta
A. Yusuf Tuğtekin
30 Aralık 2006 Cumartesi

Bu sabah, el-Medîne saatiyle 04:00'de Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin, Şii bölgesi olan Kâzımiyye'deki eski bir Irak istihbarat binasında idam edildi. Bu idamın infazında dikkat çeken hususlardan bazıları aşağıdaki gibidir:

1. Saddam'ın idam cezasına çarptırıldığı ve cezasının Irak Yargıtay'ı tarafından onaylandığı dava, Şiilerin katledilmesine ilişkin Duceyl Davası idi. Oysa Saddam'ın cürümleri sadece Duceyl'den ibaret değildi. Saddam, iktidara geldiği andan itibaren sayısız katliamlar ve zulümler yapmış, I. ve II. Körfez savaşlarına katılmış, Sömürgeci Kâfirler ile haince işbirliği yapmış, İslam'ı ve Müslümanları demir yumruk ile ezmeye çalışmış bir diktatör idi. Saddam'ın idamının bu kadar hızlı ve ani bir şekilde idam edilmesi, Saddam'ı, cürümlerini, sırlarını ve Amerikalılar ve bilhassa İngilizler ile birlikte çevirdiği entrikaların ve plânların üzerini örtmektedir.

2. Saddam'ın idam kararı alınmadan önce iki önemli yasa çıkarılmıştır. Bunlardan biri eski Irak Ordusu mensuplarının geri dönüşüne ilişkin yasa, diğeri de Baas Partisi'ne ilişkin bir yasadır. Bu da idam kararının infazının Amerika'nın ve belki Baas unsurlarının muvâfakati ve "kukla Irak Hükümeti eliyle değil" Şiiler eliyle gerçekleştirilmesi üzerinde anlaşma yapılmış olabileceği anlamına gelmektedir.

3. Saddam'ın idamı, devletlerarası düzeyde Amerika tarafından, bölgesel düzeyde Şiiler tarafından infaz edilmiş olarak algılanacaktır. Dolayısıyla Saddam'ın âkıbeti, çok yönlü bir mesajdır:

a. Devletlerarası düzeyde: Amerika'nın devletlerarası kanunları ve örfleri küstah bir kibir ile çiğneyerek kendisine dünyanın tek süper gücü ve jandarması olarak itibar ettiğine dair bir mesajdır.

b. Bölgesel düzeyde: Genel olarak Müslümanların başındaki yöneticilere, özel olarak Arap yöneticilere, akıbetlerinin Saddam gibi olmaması için Amerika'ya ve projelerine ağırlık vermeleri, işbirliklerini daha da artırmalar gerektiğine dair bir mesajdır.

c. Yerel düzeyde: Bunca cürüme rağmen sadece Şiileri hedef alan bir cürümden ötürü yargılanıp apar topar idam edilmesi, hem Şiilerin ön plâna çıkarılması hem de Sünni-Şii çatışmasını körüklemek içindir. Zira bu infaz, Amerikalılar eliyle değil, Şiiler eliyle Saddam'ın birçok katliamlar ve işkenceler yaptırdığı eski bir istihbarat binasında âdeta intikam niteliğinde gerçekleştirilmiştir. Oysa bunun kukla da olsa, "Irak Hükümeti eliyle" yapılmış gibi gösterilmesi de mümkündü. Fakat Şiiler eliyle cezanın infaz edildiği üstüne basa basa vurgulanmaktadır. Bu ise açıktır ki fitne ateşini yakmak içindir. Nitekim idam kararının infaz edilmesinden hemen sonra sabah saatlerinde bir Şii bölgesinde, bomba yüklü bir araçla gerçekleştirilen bir patlamada yaklaşık 30 kişi katledilmiştir.

d. Ümmet düzeyinde: Saddam ne kadar diktatör ve zalim olursa olsun, onun cezasını vermek Müslümanların hakkıdır, işgâlcilerin veya işgâlci payandalarının değil! Dolayısıyla Saddam'ın idamı genel olarak Müslümanlara, özel olarak Araplara yapılmış bir hakârettir. Bu idamın Bayram arafesinde yapılmış olması da ayrıca mânidardır.

4. En önemlisi, Amerika önümüzdeki günlerde, Baker-Hamilton Raporu'nun değerlendirilmesinden sonra yeni Irak stratejisini açıklayacaktır. Muhtemelen bu yeni strateji Baker-Hamilton Raporu'nun genel esaslarını dikkate almakla birlikte daha farklı ve bilhassa asker takviyesini içerecek bir strateji olacağı için, bu yeni strateji üzerindeki tartışmaların Saddam'ın idamı hakkındaki tartışmaların gölgesinde kalması amaçlanmış olabilir.

< Önceki   Sonraki >
04 Aralık 2008 Perşembe

Tarihin En Büyük Hilâfet Konferansı Gerçekleştirildi

.:: ALINTI ::.
 
Laik değerlerin kadınlara yeni eziyeti
Asma Saleem | 26.10
 
Kapitalizmin son aşaması: Birleşik devletçi devletler topluluğu
Kaan Benli | 24.10
 
İslam Medeniyeti ve Bilim
| 18.10
 
Halifeye ne kadar ödeme yapılır?
Abdul Kareem | 12.05
 
Filistin'in Tibet'ten eksiği ne?
| 23.04
 
FATİH SULTAN MEHMED'İN AYASOFYA VAKFİYESİ
| 15.04
| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |