Anasayfa arrow Sizden Gelenler arrow Yazı arrow İslam'ın Öncüleri
 [Detaylı_Ara]
Anasayfa
HİLÂFET ÖZEL
Beyanname
Siyâsi Tahlil
Kitaplar
Haber - Yorum
İktibas
Dünyada Dava
Multimedya
Fikir - İnceleme
Kavram
Sohbet
Soru-Cevap
Sizden Gelenler
Linkler
İletişim
Detaylı Arama

 Yazarlar

Editör
Esad Mansur
Esma Sıddık
Fuad Hamidoğlu
Mahmud Gıtal
Mehmed Aydın
Saliha Aydın
Sümeyye AVCI
Tahir Şanlı
Zeynep Afra
Bir Ayet

41/41-42 Kitap kendilerine gelince, onlar, onu inkar etmişlerdir; oysa o, değerli bir Kitap'dır. Geçmişte ve gelecekte onu batıl kılacak yoktur. Hakim ve övülmeye layık olan Allah katından indirilmedir.
Kur'an'da Ara
Aranacak kelimeyi giriniz
  
Al-islam.com'a teşekkür ederiz.
Bir Hadis

Rasulullah (sav) Yemen'e Muaz b. Cebel'i gönderirken ona söylediklerinden bir kısmı şudur: "Sen Kitab ehli olan bir kavme gidiyorsun. Kendilerini ilk davet ettiğin şey Allahu Teâlâ'ya ibadet olsun. Bunu kabul ederlerse Allahu Teâlâ'nın, zenginlerinden alınıp, fakirlerine verilmek üzere zekatı farz kıldığını haber ver. Eğer kabul eder ve itaat ederlerse onlardan al, en iyi mallarını almaktan çekin. Mazlumun duasından sakın. Çünkü onun duasıyla Allah arasında herhangi bir perde yoktur." (Buhari, K. Tevhid, 6824)
Kitap

Siyasi Meseleler [İşgâl Edilmiş Müslüman Beldeler]

İslam'ın Öncüleri Yazdır E-Posta
Enise Y.
07 Mayıs 2007 Pazartesi

“Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman, Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere! Soldakiler, ne bahtsızdırlar onlar! (Hayırda) önde olanlar, (ecirde de) öndedirler. İşte bunlar, (Allah'a) en yakın olanlardır, Naîm cennetlerinde. (Onların) çoğu önceki ümmetlerden, Birazı da sonrakilerdendir.” (Vakıa 7-14)

“Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere! Düzgün kiraz ağacı, meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları, uzamış gölgeler, çağlayarak akan sular, sayısız meyveler içindedirler; tükenmeyen ve yasaklanmayan.” (Vakıa 27-33)

“Soldakiler; ne yazık o soldakilere! İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde, kapkara dumandan bir gölge altındadırlar; serin ve hoş olmayan.”  (Vakıa 41-44)

Her şeyin sahibi Allah’a sonsuz hamdu senalar olsun. Sadece O’nun önünde eğilir, sadece O’nu yegâne Rab biliriz. İnsanlığa bu Şanlı Yaratıcının emir ve nehylerini bildiren  ˝Ümmetim Ümmetim˝, diyen, O’nun kulu ve Rasulüne salatu selamlar olsun.

Vakıa suresinde Allahu Teala hesap gününde insanları sınıflara ayıracağını haber vermektedir. İnsanlar; öncüler, sağdakiler ve soldakiler olmak üzere üç grup halinde kabirlerinden çıkıp Yaratıcılarına koşacaklardır. Sağdakiler cennetlikler, soldakiler ise cehennemliklerdir.

Öncüler yani Sabikun ise dünyada Allahu Teala’ya kavuşmaya arzulayan ve Allahu Teala’nın kendilerine kavuşmak istediği insanlardır.

Soldakiler sürünerek, yollarını kaybetmiş bir şekilde Allah Azze ve Celle’ye doğru giderken, Allahu Teala en önce, alınlarında secde nurlarıyla Rablerine koşan öncüleri karşılayacaktır. Öncüler, Rahman’ın cennetin zirvesine layık gördüğü kullarıdır.
Öncüler sadece hayır yapmayı değil hayırda da en önde olmayı hedefleyen insanlardır. Önceki ve sonraki ümmetlerden öncü olan izzetli ve şerefli insanlar hep var ola gelmişlerdir.

Peygamberimizin Sallallahu Aleyhi Ve Selem Sahabeleri hayırda en önde olabilmek için birbirleriyle sürekli olarak tatlı bir yarış içerisinde idiler. Allahu Teala’nın rızasını kazanabilmek, buldukları her fırsatı ecire dönüştürebilmek için çabalamışlardır. Çünkü Allahu Teala  şu emrini beyinlerine ve kalplerine iyice nakşetmişlerdi.

"İyiler kesinkes cennettedir. İşte yarışanlar ancak onda yarışsınlar." (Mutaffifin 22 - 26)

İslam tarihi böyle şanlı insanların destanlarıyla doludur. Sahabeler birbirleriyle sadece yarış içerisinde değillerdi. Bu değerli insanlar aynı zamanda İslam adına, korkusuzca, birçok ilklere imza atmışlar ve diğer Müslümanlara öncü olmuşlardır. Kendileri, örnek alınması ve isimleri beyinlerimize mıh gibi çakılması gerek insanlardırlar. Çünkü şanlı Rasul onları doğru yola iletebilecek yıldızlar olarak vasıflandırmıştır.

Maalesef günümüzde durum çok farklı ve vahimdir. Ümmet bu kahramanların destanlarını bilmemekte hatta onların isimleri dahi yabancı gelmektedir. Çünkü ümmetin televizyon, internet, radyo gibi teknolojik aletlerle maruz kaldığı kirli bilgi bombardımanında eşcinselliğe davet eden insanların, kamu malı olan sanatçıların, her şey sanat için deyip ahlaksızlığa çeşitli kılıflar giydiren oyuncuların, Allah’a savaş açmış hain liderlerin isimleri öne çıkmaktadır. Tüm Ümmete ve özelde gençlere yönelik bu fikri saldırı maalesef müthiş zararlara yol açmaktadır.

Gençlerimiz örnek aldıkları şahısların yaptıkları gibi cesurluğun soyunup dökünmekte, başarının ukalalıkta olduğunu sanmaktadırlar. Atalarının onlara bıraktıkları, dünyanın tüm müchevverlerinden değerli, mirastan habersizdirler. Çünkü bu miras arşivlerde, müzelerde ve üzeri 10 parmak toz tutmuş, raflara kaldırılmış kitaplarda gizlenmektedir. Müslümanlar, asıl örnek alınması gereken ve örnek alınmaya layık insanlardan habersizdirler.

Gençlerimiz bir Hubeyb’den, bir Sa’d b. Ebi Vakkas’dan, bir Zübeyr b. Avvam’dan, bir Safiyye’den, bir Ebu Bekir’den bir Ömer’den, bir Osman’dan, bir Ali’den, bir Zeyd’den, bir Bilal’den, bir Hamza’dan, bir Abbas’dan ve bunlar gibi birçok sahabelerden habersizdirler.

Fakat ümmet artık bu derin gaflet uykusundan uyanmaktadır. Tekrar dirilişe doğru yol almaktadır. Bu dirilişe, Sabikun vasfını kendilerine kazandıran sahabenin, İslam tarihinde öncülük yaptıkları bir kaç mevzuyu aktararak katkıda bulunmak istiyoruz.

Sahabeler bir tarihe sahip olmamıza vesile olmuşlardır. Onlar bize bir tarih kazandıran, İslam’ın ve İslam tarihinin temel direkleridirler.

Peygamber Efendimiz ve o’nun tüm sahabesinin öncülük yaptıkları, İslam tarihinin ilk önemli olayından bahsetmek istiyoruz. Miladi 622 yılında, Medine’de İslam devletinin kurulmasında öncülük yapmışlardır. Hilafet’in kurucularından olma şerefine nail olmuşlardır.  

-Allah’a ve din gününe iman etmiş bu öncü sahabelerden biri Hubeyb Radiyallahu Anh idi. Kendisi şehit edilmeden az önce İslam tarihinde ilk defa 2 rekat namaz kılan Sahabedir.

Ebu Hureyre’den: Benü Lihyan denilen Hüzeyl’li bir kabile Hubeyb ve Zeyd’i esir aldı. Hubeyb ve Zeyd’i götürüp Mekke’de sattılar. Hubeyb’ i Haris b. Nevfel oğulları satın aldı. Hubeyb, Bedir’de Haris b. Amir’i öldürmüştü. Onların yanında bir müddet esir olarak kaldı. Nihayet öldürmeye karar verdiler. Öldürmek için Mescid-i Haram’dan çıkardılar Hubeyb; “bırakın, iki rekat namaz kılayım” dedi. Sonra onlara dönerek; “eğer ölümden korktuğum için namazı uzattığımı düşünmeseydiniz daha fazla kılardım” dedi. İdamdan önce ilk defa iki rekat namaz kılma adetini ihdas eden odur. Namazını bitirdikten sonra; “Allah’ım. Sen de onların cezasını ver!” Dedi ve devamla şunları söyledi: “Mademki Allah yolunda öldürülüyorum, ölümün şekli ne olursa olsun. Önemli değil. Allah dilerse vücudumun her bır azasını mübarek kılar.” Hubeyb sözlerini bitirince Ukbe b. Haris yanına gitti ve onu öldürdü.

-Bir diğer öncü sahabe Sa’d b. Ebi Vakkas Radiyallahu Anh’dır. Kendisi İslam adına ilk ok atan sahabedir.

Allah’ın Resulü, içlerinde Sa’d b. Ebi Vakkas’ın da bulunduğu bir seriyyeyi, Hicaz taraflarında Rabiğ denilen bir yere gönderdi. Burada müşrikler, Müslümanlara saldırılar. Sa’d b. Ebi Vakkas o sırada müşriklere karşı oklarını kullandı. Allah yolunda ilk ok atan o oldu.

Canından bile değerli gördüğü Rasul için, İslam adına, ilk defa kılıcını çeken sahabe Zübeyr b. Avvam Radiyallahu Anh’dır.

Urve anlatıyor: “Zübeyr b. Avvam, Müslüman olduktan sonra, Muhammed Salallahu Aleyhi Ve Sellem’in müşrikler tarafından yakalanıp götürüldüğünü işitmişti. O zaman henüz oniki yaşındaydı. Kılıcını sıyırarak, Mekke sokaklarında etrafına dehşet saçarak dolaşmaya başladı. Elinde kılıç, Mekke’nin yüksekçe bir yerinde Resulüllah Salallahu Aleyhi Ve Sellem ile karşılaştı. Zübeyr’i gören Resulüllah Salallahu Aleyhi Ve Sellem; “Bu ne hal?” diye sordu. “Senin yakalanıp, götürüldüğünü duydum da!” diye cevap verdi. Bunun üzerine Resulüllah Salallahu Aleyhi Ve Sellem: “Peki, ne yapacaktın?” deyince: “Seni yakalayanı işte bu kılıcımla doğrayacaktım” dedi. Resulallah Salallahu Aleyhi Ve Sellem, Zübeyr’e ve kılıcına hayır duada bulundu.

İşte Zübeyr, Allah yolunda ilk kılıç çeken kimsedir.

Öncü olan bir çok kadın sahabenin ismi İslam tarihne kaydedilmiştir. Bunlardan biri, İslam’da ilk defa bir yahudi erkeği öldüren , Safiye Radiyallahu Anhuma’dır.

Abdülmuttalib’in kızı Safiyye anlatıyor: Hassan b. Sabit Radiyallahu Anh kalede, bizim yanımızda kadınların ve çocukların başındaydı. Uzaktan bir yahudi gelerek, kalenin etrafında dolaşmaya başladı. Beni Kureyza da Resulüllah Salallahu Aleyhi Ve Sellem’e karşı savaşıyordu. Kale ile Resulüllah Salallahu Aleyhi Ve Sellem arasında bu yahudiler bulunuyordu. Dolayısıyla, civarımızda bizi koruyabilecek kimsecikler yoktu. Resulüllah Salallahu Aleyhi Ve Sellem ve Müslümanlar göğüs göğüse düşmanla çarpışıyorlardı. Düşmanı bırakıp bizim imdadımıza koşmaları imkânsızdı. Tam böyle bir anda, bu yahudi gelmişti.

Ben, Hassan’a: “Ya Hassan, gördüğün gibi, bu yahudi kalenin etrafını dolaşıyor. Bunun, bizim hakkımızda yahudilere malumat götürmesinden korkuyorum. Şu anda Resulallah Salallahu Aleyhi Ve Sellem ve eshabı da meşgul. Sen aşağıya in ve bunu hakla” dedim.
Hassan ise: “Allah hayrını versin, Abdülmuttalib’in kızı! Sen, benim yiğit olmadığımı bilmiyor musun?” diye karşılık verdi.

Hassan’ın bu işi yapamayacağından ümidimi kesince, bana bir cesaret geldi. Elime bir direk aldım. Kaleden dışarı çıkarak yahudiye yaklaştım ve elimdeki direkle vura vura işini bitirdim. Tekrar kaleye döndüm...

Bir diğer rivayette, Safiye Radiyallahu Anhuma’nın müşrik erkeği öldüren ilk kadın olduğu kaydı vardır.

İşte, bu şanlı insanlar asıl örnek alınması gereken insanlardır. Çünkü onların, kendilerini İslam uğruna, canlarını ve mallarını hiçe sayıp, öne atmalarının sebebi Allahu Teala’ya karşı olan büyük sevgileridir. Onlar bizim tarihimiz, hatta tarihimizin temel direkleridirler. Onlar bizlere, izzet ve şerefin Allahu Teala’ya koşmakla geleceğini gösteren yıldızlardırlar.

Ve bugün yapılabilecek birçok öncülük vardır!

Bu şanlı sahabelerin öncülükleriyle temelleri atılmış binayı (Hilafet’i) yıkıp ilga etmiş olanlar çok fazla sevinmesinler!

İslam ümmetinin temelleri henüz sapa sağlam mevcutturlar. Tüm saflığıyla Kur’anı Kerim halen ellerimizdedir. Rasulullah Salallahu Aleyhi Ve Sellem’den gelen bir Raşidi Hilafet kurma emri, tüm zaman ve mekanlarda geçerli olan İslam ideolojisinde, halen mevcuttur. Allah Subhanuhu Ve Teala’nın;

"Allah sizlerden iman edip, salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hâkim kılacağını (geçirdikleri) bu korkularını güvene çevireceğini vaat etti. Zira onlar yalnız bana kulluk ederler ve hiçbir şeyi bana ortak koşmazlar. Artık kimde bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir." (Nur 55) vaadi halen Kur’anı Kerim’de mevcuttur.

Evet, Müslüman Ümmet’in, aslan parçalarının öncülük yapabilecekleri birçok husus mevcuttur.

-Kimileri Irak’taki bacılarımızı, çocuklarımızı, kardeşlerimizi kurtarmayı ve Allahu Teala’ya Irak öncüsü olarak kavuşmayı arzulamaktadır. 

-Kimileri Filistin öncüsü olarak Allah’a koşmayı arzulamaktadır.

-Kimileri Keşmir’in öncü kahramanı olmak istemektedir.

Evet, öncülük gerektiren birçok ülke mevcuttur. Ve bu öncülüğü başarabilmek sadece otorite ile yani bir İslam devleti ile mümkündür. Çünkü Peygamber Efendimiz Salallahu Aleyhi Ve Sellem:

“Halife kalkandır. Arkasında savaşılır ve korunulur” buyurmaktadır.

-Kimileri bu davanın öncülüğünü yapmaya hazırdır.

-Kimileri Allahu Teala’ya 21. asrın kahramanı, İslam devletini, Raşidi Hilafet’i kuran öncü olarak kavuşmayı arzulamaktadır?

İşte tutup kaldırılması gerek bir dava sizleri beklemektedir.

Ey Müslüman Ümmet!

Çağrımıza ses ver ve en ön saflarda Allah’a kavuşmaya muktedir ol.

Ey Rabbimiz! Bizleri Sahabe-i Kiram'ı, doğruları örnek alan insanlardan eyle. Sana en önce kavuşmayı nasip eyle! Bizlere, cennette sana en yakın olan yerleri ver.

Ey Rabbimiz! Bizleri Sabikun’dan (öncülerden) eyle! Âmin…

 

Enise Y. (4/5/2007)

< Önceki   Sonraki >
04 Aralık 2008 Perşembe
6 Zilhicce 1429

Tarihin En Büyük Hilâfet Konferansı Gerçekleştirildi

.:: ALINTI ::.
 
Laik değerlerin kadınlara yeni eziyeti
Asma Saleem | 26.10
 
Kapitalizmin son aşaması: Birleşik devletçi devletler topluluğu
Kaan Benli | 24.10
 
İslam Medeniyeti ve Bilim
| 18.10
 
Halifeye ne kadar ödeme yapılır?
Abdul Kareem | 12.05
 
Filistin'in Tibet'ten eksiği ne?
| 23.04
 
FATİH SULTAN MEHMED'İN AYASOFYA VAKFİYESİ
| 15.04
Fikirlerden
İSLÂM İLE YÖNETMEYEN HERKES YA FASIKTIR YA KAFİRDİR

İslâm, kendisinden önce gelen yahudilik, hıristiyanlık ve diğer dinlerden farklıdır. Allahu Teâla İslâm'ı, kendisinden bütün beşeri hayatın tüm problemlerine çözüm içeren bir nizamın çıktığı aklî bir akide üzerine kurulu bir ideoloji kılmıştır. Nitekim Allah, müslümanlara hayatlarının bütün işlerinde onunla yönetmelerini ve onu yönetime getirmelerini/hakim kılmalarını zorunlu ve farz kılmıştır. Hayatlarının herhangi bir işinde dahi olsa İslâm dışında bir şeyle yönetmelerini ya da yönetime getirmelerini de onlara haram kılmıştır. İslâm'dan başkası ile yöneten veya İslâm'dan başkasını yönetime getireni/hakem kılanı Kıyamet günü azaba müstehak kılmıştır. Bu, yani günahkâr olması, eğer o kişi, İslâm'dan başkasının İslâm'dan daha üstün olduğuna inanmıyorsa geçerlidir. Eğer o kişi, İslâm'dan başkasının İslâm'dan daha üstün olduğuna inanıyorsa o zaman kafir olur. Allahu Teâla şöyle buyurdu: 

"Kim Allah'ın indirdiği ile yönetmezse, işte o kimseler kafirdirler." (Maide: 44)

Hizb-ut Tahrir Kültüründen

| Anasayfa :: Yazarlar :: Beyan /Bildiri :: Basın Açıklamaları :: Siyâsi Tahlil :: Kitap :: Haber - Yorum :: Linkler :: İletişim |