Kudüs’te 88 yıl kaldıktan sonra zillet içinde geldikleri yere dönen Haçlılar, yenilginin acısını yıllarca unutamamışlardı. Ellerine geçen her fırsatı değerlendirerek tekrar Kudüs’e dönmenin yollarını aramışlar ve bu gaye ile tam yedi Haçlı seferi daha yapmışlardı...
İsrail’le ilişkilerin kesilmesini isteyenlere “Bekâra karı boşamak kolaydır” diyor Başbakan Erdoğan… Daha önce de “Bakkal dükkânı yönetmiyoruz, Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetiyoruz” demişti… Bunlar ne anlama geliyor?
Ashabın büyüklerinden ve Aşere-i Mübeşşere’nin yıldızlarından olan Sa’d b. Ebi Vakkas, siyerin ve özellikle de siyer içerisinde önemli bir yer tutan Efendimiz’in (s.a.v) savaşlarının ne kadar mühim olduğunu öğretme adına bir gün şöyle diyecektir: “Biz çocuklarımıza Kur’an’dan herhangi bir sûre öğretir gibi, Efendimiz’in (s.a.v) savaşlarını öğretirdik.”
Filistin Ulusal Haber Merkezi’nin raporuna göre İsrail ordusu İkinci İntifada’nın başladığı 29 Eylül 2000′den 27 Aralık 2008′e kadar 4.032 Filistinliyi öldürdü, 44.666 kişiyi yaraladı, buna ek olarak 8.435 kişi sağlık ekipleri tarafından tedavi gördü.
İsrail’in Gazze saldırısında baştan beri olup bitenlere bakıldığında, Ankara’nın Gazze saldırısı karşısındaki tutumu, beraberinde bir dizi soruyu gündeme getiriyor.
Siyonist İsrail devletinin yaptığı her katliamın ardından tepkiler yükseliyor. Gösteriler, yürüyüşler yapılıyor, İsrail ve Amerikan bayrakları yakılıyor. İsrail'in koşulsuz destekçileri ABD ve Avrupa lânetleniyor, insanlar Filistin'de ölenler, yaralananlar, evleri yıkılıp aç, susuz, çaresiz kalanlar için ağlıyor...
Cumhurbaşkanı Gül’ün Kasım 2007’de dâvet ettiği İsrail Cumhurbaşkanı Peres’i milletvekillerine ayakta alkışlatıp TBMM Genel Kurul Salonu’nda konuşturan AKP siyasî iktidarı, Gazze katliamı için Meclis’te “kınama kararı” çıkartmıyor. Demek milletin karşısında İsrail’i “kınama konuşmaları”, bir siyasî şovdan ibâret…
Bir asra yakındır Filistin’de katliam, soykırım ve vahşet var. İnsani mevhibeleri mevcut hiçbir ademoğlunun yapamayacağı derecede vahşice olan bu zulmü ancak Yahudi yapabilir. Neden mi? Çünkü Yahudi tarih boyu yapageldiği benzeri katliam ve vahşetlerle insani duygulardan sıyrılarak vahşi bir canavara dönüşmüştür.
Başbakan Erdoğan, Gazze saldırısını haber vermediler diye kızıyor. Ama İsrail’in kurucusu David Ben Gruion, yıllar önce ilan etmişti: Türkiye bize metres gibi davranıyor. Halbuki evlendik, evliliğimizi bir türlü açıklamıyor.
Beni hal’ den çok, hal’in bana ulaştırılma biçimi üzdü. Ayandan, mebuslardan bir heyet seçmişler. Paldır küldür odama kadar geldiler. Bunların içinde bulunan Tiranlı Esat Paşa, gayet kaba, küstah bir tavırla yüzüme karşı: SENİ MİLLET AZL ETTİ dedi.
Yeme bozukluğu hastalığı Batı dünyasındaki kadınlar arasında, gittikçe artan, yaygın bir hastalık haline geldi. Geçtiğimiz aylarda bir çok medya ajansı, Batı toplumlarında artan, hamilelik esnasında yeme bozukluğu fenomenini, aktardı.
Kapitalizm bu haliyle taşınamayacak bir yüke dönüştü; işlerin yolunda gitmesi için ara ara ona müdahale etmek, rasyonalite ekseninde kotarılmış ekonomik kararlarla, pazarın düzenlenmesi ve ayarlanması gerekiyor
Geçtiğimiz iki asır içerisinde dünya, demir yollarının gelişimi, uçak teknolojisi, nükleer teknoloji, internet, İVF, genetik yapısı değiştirilmiş gıdalar, penisilin, klonlama ve mikroskobik küçüklükte olan nesnelerin imalatı ve ölçümü teknolojisi gibi bilim ve teknolojide benzeri görülmemiş ilerlemelere şahitlik etti.
Çoğu İslam topraklarındaki liderler ve geniş aileleri şuan ülkelerinin, hatta bazıları dünyanın en zengin şahıslarıdırlar. Forbes dergisinin 2006 yılında yayınladığı, en zengin dünya liderleri resmi listesine göre, ilk üç en zengin lider, İslam topraklarındadır.
Çin'in Tibet üzerinde kurduğu baskıyı eleştirmek için birbiriyle yarışan Batılı ülkeler, iş Filistin sorununa geldiğinde işgalciyi değil, işgal altındaki halkı boykot ediyor. İsrail hükümetinin ve pek çok İsrailli'nin Çin'i kınamasıysa trajik. Arapların Filistin'i korumak adına adım atması şart