Haçlı Kâfir Cheney
Türkiye’de
Modern Haçlı Savaşları’nın mimarlarından Amerikan
Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Ortadoğu’ya yönelik meşum ve şerir
ziyâretlerinin son durağı olan Türkiye’ye gelip gitti. Ziyaretinde
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ve
Başbakan Recep Erdoğan ile görüştü. Fakat görüşmelerinde ele aldığı
konular pek açıklanmadı ve ağırlıklı olarak Afganistan’daki durum,
Irak’taki Kürt yönetimi ile temas kurulması ve PKK ile mücâdele gibi
hususlara değinildiği belirtildi. Bununla birlikte bazı önemli
noktalara bakıldığında, ziyaretin içeriği ve maksadı az çok
kestirilebilir.
Cheney, ziyaretinin “sürpriz” ilk durağı olarak
Irak’ı seçti. Irak’tan ayrılmasından kısa bir süre sonra kukla Irak
Hükümeti, ülkedeki silahlı grupların ortadan kaldırılmasına karar
verildiğini açıklayıp ilk hedef olarak Mukteda es-Sadr’ın el-Mehdî
Ordusu belirlendi. Halen süren çatışmalarda onlarca Müslüman
katledildi yüzlercesi de yaralandı. Ardından yine sürpriz bir
biçimde Afganistan’a gitmesinden sonra kukla Karzai Hükümeti
operasyonlarını artırdı. Ardından vazgeçilmez duraklarından Körfez
ülkelerinden Umman ve Suudi Arabistan’a gitti. Sonra işgâl altındaki
Filistin topraklarına giderek Yahudi varlığının mücrim eylemlerine
ve ilerideki operasyonlarına tam destek verip kukla Filistin
yönetimini, “acı verici tavizler gerekeceğinden” haberdar
etti. Ardından Türkiye’ye gelip kısa bir süre durduktan sonra gitti.
Medyada, ziyaretin Afganistan’a muharip asker talebi hakkında
olabileceği yorumları yapıldı, ancak Başbakan Erdoğan, -siyasi bir
ağız oyunu ile- Cheney’nin muharip asker talebinde bulunmadığını
açıkladı. Oysa daha önce Dışişleri Bakanı yakında asker gönderme
konusunda bir karar verileceğini bizzat söylemişti.
Dikkatli gözlemciler biliyorlar ki kısa bir süre
sonra önümüzdeki ayın başında Romanya’da NATO tarihinin en büyük
zirvesi toplanacak ve zirvenin başlıca konusu, Afganistan’a ek asker
talebi ile Gürcistan ile Ukrayna’nın NATO üyeliği olacaktır.
Dolayısıyla Cheney’nin illa “Afganistan’a muharip asker gönderin”
demesine zaten gerek yok, aksine “NATO’nun zirvede alacağı
kararlara ve tavsiyelere uyun” demesi buna yeter. Genelkurmay
Başkanı ise, daha önce yaptığı açıklamada, “Afganistan’a tek bir
muharip asker göndermeyiz” derken, Cheney’den sonra bu kararın
ordunun değil, devletin kararı olacağını söyledi. Hafızamızı biraz
yoklarsak görürüz ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti, NATO üyeliği
pahasına 1950’li yıllarda Kore Savaşı’na beş binden fazla asker
göndermiş, Türkiye ile uzaktan-yakından hiçbir ilgisi bulunmayan bu
savaşta, Amerika’ya hizmet uğrunda bine yakın asker katledilmiş, üç
bine yakını yaralanmış, üç yüze yakını esir alınmış, iki yüze
yakınının akıbeti öğrenilememiştir. Ayrıca Cheney’nin, Türkiye’nin
satın almayı planladığı füze kalkanı sisteminin NATO ile (yani
Amerika ile) ortak kullanılmasını da istediği de mâlumdur. NATO’nun
Türkiye üzerindeki bu ağırlığının yanına Amerika’nın sözde PKK ile
mücâdele konusunda verdiği istihbarat desteği de eklendiğinde,
Cheney’nin buraya turistik bir gezi için değil bilakis NATO
zirvesinin önündeki yolu düzleştirmek için geldiği görülür. Velhâsıl
Cheney sıradan bir turist değildir, bilakis gittiği hemen hemen her
yerde fitne çıkaran, şerir plânlar çizen ve kan akıtan azgın bir
Haçlı komutanıdır.
