Böyle Devlet Olmaz
Olsun!
Başbakan Erdoğan, evvelki gün yaptığı bir
konuşmada, Yahudi varlığının Gazze’de işlediği katliamlar sonucu
yaşlı, kadın ve çocuklar çoğunlukta olmak üzere yüzden fazla
Müslümanın katledilmesini sert ifadeler ile kınadı. Bakanlar Kurulu
toplantısında öncelikli olarak bu konunun ele alınacağını açıkladı.
Bakanlar Kurulu sonrasında açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Cemil
Çiçek de Gazze’deki insanlık dramının ele alındığını, Yahudi
varlığının katliamlarına son vermesi gerektiğini, Türkiye olarak
Gazze’ye sekiz kamyonluk bir yardım göndererek Filistin halkı ile
dayanışma içerisinde olduklarını, Filistin-“İsrail” barış
görüşmelerini desteklediklerini söyledi. Ayrıca Erdoğan’ın, Yahudi
ve Filistin yetkilileri ile telefonda görüşerek konu hakkında bilgi
aldığı bildirildi.
İsterdik ki Erdoğan’a ve Türk Ordusu’na sert
ifadeler ile kızalım, neden Filistinli Müslüman kardeşlerimize
askerî, siyâsî, ekonomik ve diplomatik tüm imkânlarla harekete
geçerek yardım etmiyorsunuz, diye soralım. Fakat yazıktır ki Türk
Ordusu daha birkaç gün önce Kuzey Irak’tan hor ve hakir bir biçimde
Amerika’nın emriyle çıkarılmış, Genelkurmay Başkanı kendi koltuğunun
derdine düşmüş, Hükümet Amerika’nın, Avrupa’nın ve bilhassa Yahudi
varlığının stratejik dostluğuna nâil olmuş, kendi halkının derdine
bile derman olamayan bir yönetici topluluğu ile yönetiliyoruz. Ege
kıyılarındaki irili-ufaklı adalarımızı bile almaktan on yıllardır
âciz kalmış, Kıbrıs’ta bir avuç Rum’un esiri olmuş, kendi
Boğazlarını bile kontrol edemeyen, ekonomisi haciz altında, öz
iradeden mahrum, her sorunda Kâfire ve Sömürgeci kurumlarına koşan
Laik (Dinsiz) bir devlet tarafından yönetiliyoruz.
Böyle devlet olmaz olsun! Ne kendine hayrı var,
ne halkına hayrı var, ne de Filistin’de vücutları paramparça edilmiş
zavallı yavrucaklara hayrı var! Bu yöneticiler, Bakanlar
Kurullarında konuyu ele alarak Filistin ile dayanışma içerisinde
olduklarını mı sanıyorlar? Kamyonlarla yardım göndererek yardım
ettiklerini mi sanıyorlar? Barış görüşmelerini destekleyerek iyi bir
iş yaptıklarını mı sanıyorlar? Onların durumu, Allahu Te’alâ’nın
buyurduğu gibidir: قُلْ هَلْ نُنَبِّئُكُمْ بِالأَخْسَرِينَ
أَعْمَالاً 103 الَّذِينَ ضَلَّ سَعْيُهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا
وَهُمْ يَحْسَبُونَ أَنَّهُمْ يُحْسِنُونَ صُنْعًا “De ki: Size
(yaptıkları) işler bakımından en çok hüsrâna uğrayacak olanları
bildirelim mi? Onlar iyi işler yaptıklarını sandıkları halde dünya
hayatında çabaları boşa gidenlerdir.” [el-Kehf 103-104]
Gerçekte Filistin’e ve mazlum halkına yardım,
ancak ve sadece Yahudi varlığına karşı cepheler açmak ve orduları
harekete geçirmek ile olur. Bu ise yürek ister, adam gibi adamlar
ister, âdil bir Halîfe liderliğinde Râşidî Hilâfet ister.
Kâfirler karşısında el-pençe divan duranlar, halkın karşısına
geçince köpürdüğü halde Yahudi kâtillerin yanına gidince yılışıp
duranlar, her Kasımpaşalılığın ardından taviz üstüne tavize
koşanlar, on bin askeri sekiz günlüğüne kar kış içinde dağ başlarına
gönderenler, bir tane F-16’yı Yahudi varlığının üzerinden
uçurabilirler mi hiç?
