Vakit Gazetesi’nde
Yayınlanan Bir Makâleye Reddiye
Kerim Kardeş, Vakit Gazetesi Genel Yayın
Yönetmeni, es-Selâmu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh,
Gazetenizin 05.02.2008 tarihli nüshasında,
yazarınız Sayın Serdar Arseven’in “Baykal’a Değil, Erdoğan’a
Kızgınlar” başlıklı makâlesini mütâlaa ettik. Yazar kardeş
makâlesinde, Hizb-ut Tahrir’in Türkiye Vilâyeti’ndeki Resmî Sözcü
Yardımcısı tarafından CHP lideri Deniz Baykal’a gönderilen mektubu
değerlendirmektedir. Fakat yazıktır ki bu değerlendirme, mektubun
maksadından ve ekseninden uzak, yalnızca Erdoğan-Baykal çekişmesi
ile sınırlı tutulmuştur. Buna göre Serdar Kardeş, mektubu bir bütün
olarak ve Müslümanca bir bakış ile değerlendirmemekte, aksine
Baykal’ın “Hizb-ut Tahrir AKP tarafından destekleniyor”
mânâsındaki iddiasının yanlışlığına delîl gösterip AKP’yi haklı
çıkarma gayretine girmektedir. Dahası Hizb ile CHP arasında tuhaf
paralellikler kurarak okuyucuların zihinlerini karıştırmaya
çalışmaktadır. Yazar kardeşimiz makâlesinde öyle bir izlenim
uyandırıyor ki AKP’nin Hizb-ut Tahrir’e yönelik zâlimâne
operasyonlarını âdeta haklı bulmakta, Hizb’in güya AKP öncesi
dönemlerden memnun olduğunu göstermeye uğraşmakta, sanki Hizb,
Erdoğan aleyhine Baykal’a akıl veriyormuşçasına bir îmâda
bulunmaktadır. Oysa yazar kardeşimiz, mektubu bir bütün olarak
değerlendirse, Müslümanca bir bakışla baksa, değerlendirmesinde
insaf hudutlarında kalsaydı, bütün bu mânâları çıkarmanın mümkün
olmadığını görür, zulme rıza göstermez, hakkı bâtıldan ayırt ederdi.
Mektup, Baykal’a hitap etmekle birlikte, mektubun sonunda geçtiği
gibi, Erdoğan-Baykal arasındaki kirli çekişmenin bir parçası olma
maksadı taşımamaktadır. Aksine AKP ile CHP arasında İslâm’a ve
Müslümanlara saldırı bakımından bir fark olmadığı, AKP’nin Amerika
ve CHP’nin İngiltere güdümünde olduğu, çatışmanın kuklalar arasında
süren devletlerarası bir çatışmanın yansıması olduğu, muhatap alınan
Baykal’ın bu çatışmanın bir parçası olarak önemli rol
oynayabileceği, Hizb’in ise bu laik (dinsiz) cumhuriyet rejimini
eninde-sonunda yıkmak ve yerine yeniden Hilâfet’i kurmak üzere
çalıştığı… beyân edilerek hakkın ve hakîkatin anlaşılması temennisi
ile tamamlanmıştır. Yazar kardeşimiz makalesini yazarken adil
davransaydı, mektupta gerçeği açıklanan AKP Hükümeti’nin
avukatlığına soyunup İslâm’a ve Müslümanlara karşı küstahlaşan,
İslâm’ın ve Müslümanların Amerika, “İsrail”, Avrupa Birliği gibi
düşmanlarını dost edinen böylesi bir oluşumun ardında yer
almaktansa, Allah için hakkı ayakta tutan âdil şâhitlerden olur,
doğruluk ve insaf ile değerlendirmede bulunur, zâlime karşı mazlumun
yanında dururdu. Hizb-ut Tahrir, bağımsız ve küresel İslâmî siyâsî
bir partidir. Hiçbir küfür fikrine, hiçbir küfür nizâmına, hiçbir
haram fiile, hiçbir zulme, hiçbir zâlime rızâ göstermez. Allah buna
şâhittir, târih bunu yazmıştır, iki gözü olan bunu görmektedir.
Üstelik Hizb, Rabbi ile güçlü, Rasulü ile şerefli ve dînî ile
izzetlidir. Kerîm Kardeş Serdar Arseven, makâlesinde Baykal ile
görüştüğü zaman kendisine AKP Hükümeti’nin Hizb-ut Tahrir’i himâye
ettiğine dair belgeleri isteyeceğine söz vermektedir. Kendisinden
yalnızca Baykal ile yetinmemesini, bunu ayrıca Genelkurmay Başkanı
Büyükanıt ile Başbakan Erdoğan’a da sormasını talep ediyoruz.
Bakalım, onlar ne diyecek?
Muhterem Kardeş, Vakit Gazetesi Genel Yayın
Yönetmeni, sizden de bu reddiyemizi yayınlayarak cevap hakkımızı
yerine getirmenizi talep ediyor, yayın ilkeleriniz doğrultusunda
korkusuzca yayınlamanız halinde şimdiden teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Ve’s Selâmu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakâtuh.
