Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Türkiye Vilâyeti.org
Resmi Sözcülüğü
Sudan Vilâyeti

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]


 

İslâm’ı Dünyaya Yaymak, Bir Devletin Varlığını, İslâm’ın Anlaşılması İçin Müslümanların Dâvetini ve Bir Kitle Tarafından Taşınmasını Gerektirir

 

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilâyeti heyetleri, İslâmî Dâvet Üst Meclisi’nin dâveti üzerine, “Sudân’da İslâmî Dâvet’in Meseleleri” konulu uluslararası bilimsel sempozyumun faaliyetlerini gözlemlediler, hazır bulundular, katıldılar, izlediler ve verilen aralarda bazı konuklar ile görüştüler. Bu vâkıa bağlamında şu hususları açıklıyoruz: 1) İslâm’a Dâvet; Hizb-ut Tahrir’in uğrunda doğduğu gâyedir. Zîra idârî kânununda Hizb’in gâyesi şöyle ifade edilmiştir: “a) İslâmî hayatı yeniden başlatmak, b) İslâmî Dâvet’i âleme taşımak, c) Toplumun fikrinin ve hissinin bekçiliğini yapmak.” Bunları gerçekleştirmek üzere Hizb’in metodu ise Râşidî Hilâfet Devleti’nde yönetimdir. 2) İslâm’a dâvet; iki şekilde olur: Birincisi: Müslümanları, İslâm ile mukayyet olmaya ve ona göre yaşamaya, yani Hilâfet’i kurarak İslâmî hayatı yeniden başlatmaya dâvet; İkincisi: Gayri Müslimleri, İslâm’a girmeye dâvet.

Hilâfet’i kurarak İslâmî hayatı yeniden başlatmaya dâvete gelince; bunun metodu, Rasulullah [SallAllahu Aleyhi ve Sellem]’in sîretinden alınır ve bünyelerinde İslâm’ın cisimleştiği, dolayısıyla İslâm’a ve nizâmlarına dayalı genel uyanıklıktan kaynaklanan bir kamuoyu oluşturmak üzere toplum ile kaynaşmaya elverişli yetkin şahsiyetler [devlet adamları] haline geldikleri ve bunun sonucunda İslâm’ın yönetim konumuna gelmesi, dolayısıyla Rasulullah [SallAllahu Aleyhi ve Sellem]’in ثُمَّ تَكُونُ خِلافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّة Sonra da Nübüvvet Minhâcı üzere [Râşidî] Hilâfet olacaktır.” kavliyle müjdelediği Nübüvvet Minhâcı üzere Râşidî Hilâfet’in kurulması için güç ve iktidar sahiplerinin kendilerine icâbet edeceği bir cemaat oluşturulması şeklinde özetlenir.

İslâm’ın yayılmasına ve âleme taşınmasına gelince; bu, İslâmî Devlet’in, Dâvet ve insanlar ile akılları arasında serbest bırakılıncaya değin maddî engelleri kaldırmak üzere Cihâd yoluyla yürüteceği aslî iştir. İşte o zaman insanlık fevç fevç Allah’ın dînine girerler ve İslâm, amelî olarak devlet ve toplum içerisinde tatbîk edilir, insanlar İslâm’ın adâletini, doğruluğunu ve çözümlerini somut olarak hissederler. Kezâ Ehl-il Kitâb ile en güzel bir şekilde tartışmakla olur. Allah [Azze ve Celle] şöyle buyurmaktadır: ادْعُ إِلِى سَبِيلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُم بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ “Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğüt ile dâvet et ve onlarla en güzel bir şekilde tartış!” [en-Nahl 125]

Bugün, üzerinde yoğun uğraşlar verilmesi gereken Müslümanların hayatî meselesi; hiç kuşkusuz, Hilâfet Devleti’nin kurulmasıyla İslâm’ın devlet ve toplum bazında dönüşü için çalışmaktır ki İslâm âleme Dâvet ve Cihâd ile taşınsın ve Allah bizlere muhkem nusretini nasip etsin. بِنَصْرِ اللَّهِ يَنصُرُ مَن يَشَاء وَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ “İşte o gün, mü’minler de Allah’ın nusretiyle, zaferiyle ferahlayacaklardır. Allah dilediğine nusret, zafer verir. O, ‘Azîz’dir, Rahîm’dir.” [er-Rûm 4-5]

 

 

İbrâhim ‘Usmân [Ebu Halîl]

Hizb-ut Tahrir
Resmi Sözcüsü
Sudan Vilâyeti
H. 10 Safer 1429
M. 17 Şubat 2008
 
Adres: East Malik Street, Imarat al-Vaqf, Ground Floor, East Khartum / Sudan
Tel (Mobil): +(249) 012-24-01-43
Web: www.turkiye-vilayeti.org E-mail: spokman_sd@dbzmail.com