- Basın Açıklaması -
Hizb-ut
Tahrir / Endonezya’dan
Sapık Ahmediyye Grubu Hakkında Bir Basın Açıklaması
Cakarta / Endonezya
H. 09 Muharrem 1429
M. 17 Ocak 2008
Akîdevî fırkaları denetlemekten sorumlu Eşgüdüm
Komisyonu, 05.01.2008 Salı günü Başsavcının bürosunda yaptığı
oturumun ardından Ahmediyye fırkasının yasaklanmamasına karar verdi.
Bu karar, Ahmediyye / Endonezya Lideri olması itibariyle AbdulBasît
tarafından cemaatin îtikâdî ve ictimâî usûlü hakkında yapılan
Ahmediyye / Endonezya Merkez Yürütme Kurulu açıklamalarının 12
bendinin oturumda kabul edilmesinden sonra geldi.
Ahmediyye / Endonezya açıklamalarında, Muhammed [SallAllahu
Aleyhi ve Sellem]’in Nebîlerin sonuncusu ve Ahmediyye’nin
kurucusu Mirza Gulam Ahmed’in ise Ahmedîlerin mürşidi, muallimi ve
örneği olduğunu ifade ederek, (Ahmediyye’nin en önemli kitabı olan)
Kitâb-ut Tezkira’nın ancak Mirza’nın mânevî birikiminin mecmuu
olduğunu, mukaddes bir kitap olmadığını, mukaddes kitabının yalnızca
Kur’ân-il Kerîm olduğunu ve bunun da Nebî [SallAllahu Aleyhi ve
Sellem]’in Sünneti ile birlikte, bağlı kaldıkları İslâm’ın
kaynakları olduğunu vurguladı. Yine Ahmediyye’nin kendileri
dışındaki Müslümanları asla tekfir etmeyeceğini ve mescitlerinin tüm
Müslümanlara açık olduğunu belirtti.
Komisyon, bu açıklamaların hakka dönüşe yönelik
bir iyi niyet taşıdığı kanısına vardı ve ardından Ahmedîlere,
açıklamalarında geçen bu 12 bendin uygulanması için 3 aylık bir süre
tanıdı. Bu açıklamalarında ciddi olmadıklarının ve haklarındaki
“sapık” değerlendirmelerini önlemek için sırf politik manipülasyon
yaptıklarının açığa çıkması halinde, Komisyon -müdürü Vusno
Suprata’nın belirttiği gibi- başka tedbirler alacaktır.
Bunlara binâen Hizb-ut Tahrir / Endonezya,
aşağıdaki hususları beyân eder:
1. Diğer Müslüman kardeşlerini hatadan ve
dalâletten uzaklaştırmak üzere uyarılarda ve hatırlatmalarda
bulunmaları, Müslümanların yükümlülüklerindendir. Yine hata
ettiklerini yahut dalâlete düştüklerini fark ettikleri anda,
onları hakka döndürmede acele etmeleri de yükümlülüklerindendir.
Hakka dönüşe yönelik bu açıklamalarına binâen, bunu hüsn-ü zann
olarak değerlendirerek kabul etmek kaçınılmazdır. Zîra İslâm,
Müslüman bir kimsenin Müslüman kardeşi hakkında, gerçekte içinde
ne olup olmadığına göre değil, zâhirine göre hükmetmesine karar
kılmıştır. Zîra kalplerin içinde neler olduğunu bilen yalnızca
Allah [Tebârake ve Te’alâ]’dır.
2. Ancak önceki kâidenin, bu Ahmediyye
meselesinde tahakkuku mümkün değildir. Zîra onun meselesi,
Komisyon’un oturumunda, 12 bentlik açıklamasının ardından
sapıklığından dönmüşçesine ele alındığı kadar basit bir mesele
değildir. Nitekim Ahmediyye/Endonezya, küresel Ahmediyye’nin bir
koludur ve Endonezya’da da -kitaplarında ve referans kaynaklarında
geçtiği gibi- Merkezî Yürütme Kurulu tarafından kararlaştırılmış
öğretilerinde, mefhumlarında ve inançlarında küresel Ahmediyye’ye
bağlıdır. Hakkında farklı çevrelerce dalâlet (sapıklık) hükmü
verilen hususlara göre sürdürülen bu inançlarından herhangi bir
şekilde döndüğü vâki olmamıştır, ne 1980 tarihli Kurul kararında
geçtiği gibi ülkeler bazında, ne de 1985 tarihli İslâm Konferansı
Örgütü’nün kararında geçtiği gibi küresel bazda!
3. Buna göre Hizb-ut Tahrir / Endonezya,
Endonezya Âlimler Kurulu’nu, bu öğretilerini, mefhumlarını ve
sapık inançlarını değiştirinceye dek Ahmediyye’nin sapıklığı
hakkındaki fetvâlarını değiştirmemeye teşvik eder. Hükümet de
Endonezya Âlimler Kurulu’nun bu fetvâlarını referans almalı,
Ahmediyye’nin sapıklığı hakkındaki hükmü benimsemeli,
faaliyetlerini men etmeli ve üyelerini mürted oldukları
gerekçesiyle yakalamalıdır. Tamamen hakka dönmeleri halinde bu
engellemeler kaldırılabilir olmalıdır.
4. Bütün bunlara karşın, sapık bir grup olarak
yayılması nedeniyle kendilerine karşı şiddetli bir öfke duyan
fertlerin yaptığı gibi, Ahmediyye meselesinin şiddet eylemleri ile
çözülmesi doğru değildir. 1980 senesinde Endonezya Âlimler Kurulu
tarafından ve 1985’te Cidde’deki İslâmî Fıkıh Birliği’nde İslâm
Konferansı Örgütü tarafından hakkında sapıklık fetvâsı verilmesine
binâen Hükümet, bu grubun üyelerine karşı sert önlemler almalı,
bürolarını kapatmalı, inançlarına çağırmaktan men edilmeli ve
üyeleri yakalanmalıdır. Yani öncelikli olarak fertler veya
topluluklar değil devlet harekete geçmelidir.
5. Hizb-ut Tahrir / Endonezya, Endonezya
Hükümeti de dâhil tüm Müslümanlara, Ahmediyye’ye ilişkin sapıklık
hükmünü kaynak alan önceki fetvâları benimseme çağrısında
bulunmaktadır. Çünkü bunlar haklıdır ve şer’î ehliyet ve mârifet
sahibi âlimler tarafından yayınlanmıştır. Zaten İslâmî Akîde’nin
sâfiyetini saptırmaya yahut ona ve Müslümanların mukaddesâtına
saldırmaya yönelik girişimlerden korumak maksadıyla fetvâlar
yayınlanması ve önlemler alınması gâyet doğaldır.
6. Yine tüm Müslümanları, İslâm Şeriatı ile
yönetimin ve Hilâfet’in geri getirilmesinde acele etmeleri
çağrısında bulunmaktadır. Zîra artık Laik sistemin fesâdı ayyuka
çıkmış, İslâm’ı ve inançlarının kudsiyetini savunmaktan uzak ve
âciz olduğu ifşa olmuştur.
Allah’tan hepimize merhamet etmesini, hepimizi korumasını ve
hepimizi, bilhassa ülkelerde İslâm’ın ikâme için ihlasla çalışan
dosdoğru âlimleri hayra muvaffak kılmasını niyâz ediyoruz ki
âlemlere rahmet İslâm’ın hedefleri tahakkuk edebilsin.