3 Ağustos’ta Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da, Lübnan gündemi
ile toplanan İslam Konferansı Örgütü [İKÖ] toplantısında konuşan
Türkiye Başbakanı Recep Erdoğan, Amerikan Kâfirinin Lübnan’a yönelik
Yahudi azgınlığına dâir yaklaşımını nev’î şahsına münhasır
üslubuyla, hem de vahşi yahudi varlığını hiç incitmeden, suya-sabuna
dokunmayan tiksindirici bir kurnazlıkla, bir de küstahça ahkâm kesip
bilgelik taslayarak uzun uzadıya anlattı.
Artık laf ebeliğinin, diplomatik ağızların, göz boyamalarının, sahte
güç gösterilerinin, Kâfirlerin sömürgeci politikalarını “çözüm”
olarak sunmanın anlamı yoktur! Yaklaşık bir asırdır, yeryüzü fitne,
fesat, katliam, keder ve pislik ile doldu! Yaklaşık bir asırdır,
çekilmeyen acı, tadılmayan zillet, görülmeyen musîbet kalmadı!
Yaklaşık bir asırdır, işgâl edilmeyen toprak, yağmalanmayan servet,
katledilmeyen millet kalmadı! Yaklaşık bir asırdır, dünya Küfrün
zulümâtı, Sömürgeci Kâfirlerin tasallutu ve ajan yöneticilerin
ihânetleri ile doldu!
Lübnan ne ilktir -zelzele başlamazsa- ne de son olacaktır! Filistin,
Irak, Afganistan, Keşmir, Çeçenistan... ve daha niceleri... Artık
imân sahibi herkes, akıl sahibi herkes, merhamet sahibi herkes,
insanlık sahibi herkes... tüm bu gerçekleri biliyor ve görüyor...
Hâlâ görmeyen, duymayan, anlamayan, anlamaya yanaşmayan varsa,
bilsin ki kördür, sağırdır, dilsizdir, değilse ahmâktır, zâlimdir,
değilse ajandır, hâindir! Başımızdaki yöneticiler gibi...
Artık harekete geçme zamanıdır! Evvelâ ordular! Müslümanların
ordularındaki askerler, subaylar, generaller... azıcık îman, azıcık
akıl, azıcık duygu, azıcık insaf, azıcık merhamet, azıcık insanlık
varsa! Artık Yahudi pisliğini,
Amerikan-İngiliz-Fransız-İspanyol-Rus-Hindu-Çin işgâlcilerini ve en
önemlisi bu Kâfirlerin bu topraklara çöreklenmesine zemin hazırlayıp
tam-destek veren başımızdaki hâin ve ajan yöneticileri, İslâmî
topraklar üzerinden tümüyle kaldırıp atmanın zamanıdır! Asla
dönmemecesine... Artık Kâfirlerin Sömürgeci araçlarını, Birleşmiş
Milletler’ini, NATO’sunu, Avrupa Birliği’ni, İslam Konferansı
Örgütü’nü, Arap Birliği’ni, Bağımsız Devletler Topluluğu’nu, G8’ini,
D8’ini... entrikalarını, çözümsüz kararlarını, ikiyüzlü
tutumlarını... birini, ikisini değil, tümünü dağıtıp atmanın
zamanıdır! Artık Küfrün bataklığını kurutmanın, kollarını
koparmanın, varlığını yok etmenin zamanıdır… Sadece Müslümanlar için
değil, Müslüman olsun-olmasın tüm insanlar, hatta hayvanlar,
bitkiler ve taşlar için...
Artık korkulardan sıyrılmanın, gür sedâları yükseltmenin, yeryüzünü
önceden olduğu gibi İslam’ın Nûru ve Hidâyeti ile aydınlatmanın
zamanıdır... Nübüvvet Minhâcı üzere Râşidî Hilâfet Devleti’ni
kurmanın zamanıdır! Allah’ın izniyle, lütfuyla, yardımıyla …
Sâdık-ul Emîn [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem]’in müjdesini
doğrulayarak... Rabbi’ne, Kitâbı’na, Rasulü’ne, Dînine, nâmusuna,
şerefine, haysiyetine, topraklarına, servetlerine, yiğit gençlerine,
genç kızlarına, mâsum yavrularına, tertemiz hanımlarına, ak sakallı
dedelerine, evlerine, yollarına, ağaçlarına, hatta taşlarına
saldırılmış şu Kerîm İslam Ümmeti’nin yeniden “İnsanlar için
çıkarılmış en hayırlı Ümmet” haline gelmesi için... Tüm insanlığa,
Allah katında tek dîn olan İslam ile şâhitlik eden “Vasat Ümmet”
olması için... Lâyık olduğu izzetine, kuvvetine, mecdine, azametine
kavuşması için... Artık kendisiyle savaşılan ve ardında korunulan
Râşid Halîfe liderliğinde, îmanı kalplerine ziynet yapmış İslam
Ordusu’nun cengâverleri eliyle, Hakkı üstün kılmanın tam zamanıdır!
Size ne oluyor da Allah yolunda ve “Rabbimiz! Bizi halkı zâlim
olan bu beldeden çıkar, bize katından bir velî, koruyucu gönder ve
bize katından bir yardımcı gönder” diyen zavallı erkekler,
kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?! [en-Nîsa 75]