Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Lübnan Vilâyeti Medya Bürosu

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]



 

“İsrail” Saldırıları Hakkında Açıklama

 

Kimileri görmezden gelse de, tüm Ümmetin gözleri önünde “İsrail” savaş araçlarının başlattığı saldırılar silsilesi açıklığa kavuşturmuştur ki Yahudi varlığı ile birlikte yaşamak onun siyâsî literatürden silinmesini, aşağılık müzâkere salonlarına koşanların herkesin önünde ifşâ edilmelerini ve zehirli dilleriyle günahkâr normalizasyon eylemlerine çağıran sürüngenlerin, ister şahıslar ister kuruluşlar isterse yönetimler olsun, açık düşmanlık tavrı ile muâmele edilmelerini gerektirir.

Yine bu saldırılar, Yahudi varlığı liderlerinin psikolojilerini bozan kin ve nefretlerinin boyutunu da gün ışığına çıkarmıştır. Bu da Ümmet içerisinde, Filistin’e ve Filistin’den başkasına saldırandan intikam alabilen ve pervâsızca dilediğini “yola getirmeye” devam etmekten caydırıp aklını başından alacak kadar bu saldırgana korku salan muazzam bir enerji olduğu anlamına gelmektedir. Ancak sanki Yahudiler cürümleri ve ihanetleri için bir bahaneye muhtaçmışçasına ve sanki Filistin’de meydana gelenler, özellikle son haftalarda şâhit olduklarımız bu varlığın karanlık sayfalarına şâhit değilmişçesine, bazı cılız sesler ümitsizce insanlar arasında hezîmet havası yaymaya çabalamakta ve azgın bir tepki vermesinden korkarak Yahudiler ile kavga etmenin yanlış olduğunu iddia etmektedirler.

Bize sormak düşer, hatta sormalıyız, sorgulamayız: İslâmî Âlemin toprakları üzerindeki karar sahipleri, onlara bağlananlar ve onlara karşı çıkanlar cevap versin: Nerede devletlerin hazînelerini iflâs ettiren o silah cephanelikleri, nerede?! Şâibeli mukâveleler ile satın alınıp da gün yüzü görmeyen depolara atılmış o mühimmatlar nerede?! Şâyet korunabilseydi, Müslümanların topraklarında bol miktarda yoğunlaşan enerji kaynaklarının, bilhassa petrolün küresel güç odaklarını etkileme kudreti yok mudur? İslâmî Âlemin devletlerindeki liderler, on yıllardır devletlerarası platformlarda varlıklarını gösterip de Küresel Siyonizme ve tüm varlık araçlarıyla yayılmakta olan Kapitalist Sömürgecilik sürüngenine karşı zıt bir görüş sergileyebilmişler midir?

Bu da demek oluyor ki Yahudi varlığının ortadan kaldırılması; İslâmî âlemimizde masanın tersine çevrilmesini ve kendilerini “İsrail”in sınırlarını korumaya adayan yöneticiler kâbusunu kaldırıp atacak ve toprakları boyunca -velev ki azgın sömürgeci devletin zihninden geçen soyut bir saldırı vehmi olsa bile- her tür saldırıya karşı İslâmî Ümmeti koruyan tek bir adamın, Halîfe’nin liderliğinde Allah ve Rasulü’nü seven adamları ortaya çıkaracak geniş çaplı siyâsî bir kampanya başlatılmasını gerektirmektedir.

 

 HİZB-UT TAHRİR
 Lübnan Vilâyeti Medya Bürosu

Telefon: 03 – 77 67 92 veya 03 – 09 44 04

H. 18 Cumâde’s Sâniye 1427
M. 13 Temmuz 2006