Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Yemen Vilâyeti Medya Bürosu

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]



 

-Basın Açıklaması-

Yeniden-Adaylık Tiyatrosunu Reddettiği İçin San’a’daki Siyâsî Güvenlik Hapishanesinin Zindanlarına Atıldı

28.06.2006 Çarşamba günü öğle vaktinde, başkent San’a’nın orta kesiminden olan 42 yaşındaki Mühendis Şefîk Hamîs Yuslim, Siyâsî Güvenlik Birimi “timleri” tarafından kaçırılarak Birim’in San’a’daki zindanlarına götürüldü. Kendisi, Ebyan -Zencibar- el-Husn bölgesinin evlatlarından olup Petrol ve Maden Bakanlığı’na bağlı Jeolojik Etütler Enstitüsü’nde görevliydi.

Mühendis ne savaş suçlusu idi, ne yol kesen bir gaspçı idi, ne kamu mallarını hortumlayan bir harâmî idi, ne de yeryüzünde bozgunculuk yapan bir müfsid idi! Bilakis onun tek suçu; ’Alî ‘AbdAllah Sâlih’in ucuz “Yeniden-Adaylık Tiyatrosu”nu reddetmesi idi. Tam da bu zorla kaçırma sırasında Cumhurbaşkanı; “Ben hiç kimseyi öldürmedim, hiç kimseyi kaçırmadım ve hiç kimseyi hapsettirmedim” şeklinde açıklamalar yapıyordu. Tam da bu sırada yine 25-26 Haziran tarihlerinde düzenlenen ve katılımcıların konferanstan beklentilerini içeren sonuç bildirisinde anlaşmaya varamadıkları için başarısızlığa uğrayan demokrasi konferansı yapılıyordu.

Yani öyle bir demokrasi ki kamu mallarından harcanarak ’Alî ‘AbdAllah Sâlih lehine gösteriler yapılıyor, mitingler düzenleniyor, halk yığınları seferber ediliyor, konferanslar ve seminerler toplanıyor, ama muhâlif görüşler tutuklanıp hapsediliyor! Yani öyle bir demokrasi ki Devletin ve Cumhurbaşkanı’nın lehine olduğu zaman düşünce ve ifâde hakkına izin veriliyor, ama bunların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranların aleyhine olduğu zaman ne düşünce ne de ifade hakkı tanınıyor! İşte bu, haksız bir paylaşım ve zulüm üstüne zulümdür! Bu da Devletin ve Cumhurbaşkanı’nın demokratik oldukları ve insan haklarını çiğnemedikleri iddialarının fasa-fiso saçmalıklar olduğunu kanıtlamakta, devletin martavalcı olduğunu ve ’Alî ‘AbdAllah Sâlih’in kendisini aday göstermeme kararından vazgeçeceğini göstermektedir. Zaten yalancının ipi kısadır ve günlerden bir gün ifşâ olacaktır!

Sizi, Ey Gazeteci Kardeşler, düşünce tutuklusu Mühendis’in yanında ve kendisi ile ailesini yıldırmaya yönelik bu zulmün karşısında tavır almaya çağırıyoruz. Nitekim hiç kimsenin haberi olmaksızın kaçırılıp kaybolmasının üzerinden uzun zaman geçtiği halde, zindandaki yeri hâlen bilinmemektedir. Velâkin Allah her şeyi bilmektedir. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. [İbrâhîm 38]

Belki de Siyâsî Güvenlik Birimi, Hizb-ut Tahrir şebâbını kaçırılmaksızın yerinde oturamıyor, rahat edemiyor veya uyuyamıyordur. Çünkü Şeyh İbrâhim ‘AbdulBârî el-Ehdel henüz serbest bırakılmamışken bu kez Mühendis Şefîk Yuslim tutuklanmıştır. Şu halde Güvenlik Birimlerine Allah [Subhânehu ve Te’alâ]’nın şu kavlini hatırlatıyoruz: Sakın Allah’ı, zâlimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak Allah onları (cezalandırmayı) gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne ertelemektedir. [İbrâhim 42]

 

 HİZB-UT TAHRİR
 Yemen Vilâyeti Medya Bürosu
H. 07 Cumâde’l Âhira 1427
M. 04 Temmuz 2006