Amerikan Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Müslümanların
Hilâfet’i Kurmaya Yönelik Silahsız Siyâsî Mücâdelelerini Terörizm
ile İlişkilendiremez!
Fukahâ [Müslüman fâkihler] Hilâfet terimini, “Umm-ul Ferâid”
[Farzların Anası] ve İslam’ın tatbiki için olmazsa olmaz olan
“el-Fard-ul Esâsî” [En Temel Farz] olarak tanımlamışlardır.
Dick Cheney ise CNN’deki röportajında şöyle demiştir: “… Onların
[el-Kâide tipi unsurların], Amerikalıları Ortadoğu’dan kovmak,
İsrail’i yok etmek, dünyanın bu parçasındaki rejimlerin çoğunu
devirmek üzere İspanya’dan Endonezya’ya kadar yayılan Hilâfet’i
kurmak için bir plânları var.”
Dick Cheney, Hizb-ut Tahrir’i “el-Kâide tipi unsur” olarak
tanımlayarak ne Hizb’in Hilâfet’i kurmaya yönelik
şiddet-dışı, fikrî-siyâsî mücâdelesini terörizm ile
ilişkilendirebilir, ne de Müslümanlar arasında bu mücâdeleye karşı
bir güvensizlik oluşturabilir.
Sayın Dick Cheney de dâhil olmak üzere tüm Kâfirler şunu iyice
akıllarına soksunlar ki Hilâfet’in kuruluşu olmazsa olmazdır,
Allah’ın izniyle kaçınılmazdır. Doğrusu, her kimin bundan en ufak
bir şüphesi varsa, budaladır ve mevcut dünyanın siyâsî akışından
gâfildir.
Biliyoruz ki Amerikan Yönetimi’ndeki diğer birçok yetkili gibi Dick
Cheney’nin de onun yeniden kurulacağına dâir hiçbir şüphesi yoktur
ve bu sebeple Hilâfet-sonrası dönemin plânlarını ve
hazırlıklarını yapmaktadırlar.
Tek bir gün geçmiyor ki bu Sömürgeci Kâfirler, Hilâfet’in
yeniden kurulmasını engellemenin derdine düşmesinler. Bu olasılığın
önünü tamamen kesemedikleri için, onun kuruluşunu geciktirmek
maksadıyla şu anda bu çabalar iyice hız kazanmıştır.
Zîra onlar biliyorlar ki Hilâfet’in kuruluşu, en asgari
haliyle aşağıdaki adımlara yol açacaktır:
1. Irak, Afganistan, Hicâz, Ortadoğu, Orta Asya ve Afrika dâhil
olmak üzere Müslümanların tüm topraklarından kuvvetleri zelîl bir
şekilde çekilmek zorunda kalacak
2. Yabancı yatırım, karşılıklı ticâret, küreselleşme ve Dünya
Bankası rejimi adı altında Müslümanların kaynaklarının
Sömürgeciler arasında paylaşılmasına, parçalanmasına ve
yağmalanmasına artık bir son verilecek
3. Birleşmiş Milletler, Devletlerarası Kânun/Hukuk ve Güvenlik
Konseyi’nin beş dâimî üyesinin omuzlarında taşınan hâlihazırdaki
Zâlim Dünya Düzeni târihe karışacak
4. Halk kitleleri, mevcut durumda Müslümanların boyunlarına binmiş
Sömürgecilerin ajanları olan yöneticilerden kurtulacak
5. “İsrail”pisliği yeryüzünden temizlenecek ve el-Kuds-uş Şerîf
asıl sahipleri olan Müslümanlara döndürülecek
6. Hilâfet’in varlığı ile tüm dünyada boyunduruk altına
alınmış tüm mazlumlar için güçlü ve koruyucu bir kalkan kurulmuş
olacak
7. Böylece insanlık, fâsid Kapitalist nizamın zulümâtından
İslam’ın Nûru’na ve Hidâyeti’ne çıkacak, inşaAllah.
Müslümanlar, Küfrün ele başlarının açıklamalarından çok şey
öğrenebilirler. Hizb-ut Tahrir, Müslüman dünyasının en büyük
tek siyâsî partisi olduğu halde, son 53 yıldır dünya medyasında
Hizb-ut Tahrir’i ve Hilâfet mefhumunu karalayan Kâfirler
işte o Kâfirlerdir! Velâkin tüm bu çabalarına rağmen Hilâfet’in
parıltısı ufukta görülmeye başlamıştır. Ve Kâfirler, Hilâfet
hakkında mühürlenmiş dudaklarını kıpırdatmaya başlamışlardır.
Gözlerinizi açın, Ey Müslümanlar! Çünkü şafak ağardıktan sonra
açmanızın hiçbir esprisi kalmaz. Hatırlayın ki es-Sâdık-ul Emîn
[SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem] Hilâfet’in yeniden
kurulacağının müjdesini şöyle buyurarak zaten vermiştir:
Sonra da Nübüvvet Minhâcı üzere [Râşidî] Hilâfet olacaktır.
