Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Ürdün Vilâyeti Medya Bürosu

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]



 

-Basın Açıklaması-

Ürdün İçişleri Bakanı ‘Iyd el-Fâyiz, Birleşmiş Milletler İşkence Özel Raportörü Manfrick Novak ile görüşmesi sırasında, “Ülkede herhangi bir siyâsî tutuklu veya düşünce tutuklusunun bulunmadığını” açıkladı. İçişleri Bakanı’nın bu açıklaması, Ürdün yönetiminin “Utanmaz Yalancılık” konusunda son derece uzmanlaştığını teyit etmektedir. Çünkü bu sav, Ürdün yönetiminin İngilizler eliyle ortaya çıkarıldığı günden bugüne kadar Ürdünlü yetkililer tarafından tekrarlanadurmaktadır. Mâdem öyle, bu Ürdün Yönetimi, zindanlarında tutuklu bulunan Hizb-ut Tahrir şebâbını ne diye isimlendirmektedir?

Hizb-ut Tahrir’in şebâbı, siyâsî meselelere ve Müslümanların önemsediği meselelere ilişkin görüşlerini ortaya koydukları için tutuklanmaktadırlar. Yine sırf Hizb-ut Tahrir’e üye oldukları için tutuklanmaktadırlar. Oysa Hizb-ut Tahrir, tüm ölçülere göre ve İslâmî Ümmet’in düşmanları olan Kâfir devletlerin itiraflarına göre de siyâsî bir partidir. Ve yine Hizb-ut Tahrir’in şebâbı, başka bir şey için değil, yalnızca Rasulullah [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem]’in Râyesi’ni, Râyet-il ‘Ukâb’ını yükselttikleri için tutuklanmaktadırlar. ‘Iyd el-Fâyiz’in bu yalan açıklamasını yaptığı sırada, Askerî Devlet Güvenlik Mahkemesi; ‘AbdurRahîm Merrâr, Suheyb Fâhûrî, Halîl Zellum, Mu’tâz Zellum, Muhammed Zellum ve Takiyyuddîn ‘Ayiş hakkında bir buçuk yıl ve Doktor Zekeriyyâ Fâlih hakkında da iki ay hapis cezâsı hükmünü verdiğini açıklıyordu. Onların, Mübârek ‘Iyd-ul Edhâ [Kurban Bayramı] sabahı mescidler üzerine Râyesini asmaktan başka hiçbir suçları yoktu! Mâdem hiçbir siyâsî tutuklu veya düşünce tutuklusu yok, o halde Yönetim ve İçişleri Bakanı, bu tutukluları ne diye isimlendirmektedir?!

Gerçekten Hizb-ut Tahrir ve şebâbı ile bu mevcut yönetimin misâli, Mûsâ [‘Aleyhi’s Selâm] ile Fir’avn’un misâli gibidir: (Fir’avn) dedi ki: “Benden başkasını ilah edinirsen and olsun ki seni zindandakilerden ederim. [eş-Şûrâ 29]

İşte bunun gibi Ürdün Fir’avn’u olan “Kraliyet Rejimi” de, İslam’a, yalnızca İslam’a dâvet ettiği için Hizb-ut Tahrir’den intikam almaktadır. Yine bu Fir’avn’u, Kâfir devletlerdeki efendilerinin uykularını kaçıran Râşidî Hilâfet Devleti’nin kurulması için Hizb-ut Tahrir’in dâvet etmesinden başka bir şey de çıldırtmamaktadır.

Daha ne zamana kadar, Ey Müslümanlar! Bu yönetim sizi yalanlar ve saptırmalar ile aldatacak, kavminin Fir’avn’dan korktuğu gibi sizi de korkutacak? Rabbinizi râzı edip bu yönetime haddini bildirecek bir tavır takınarak, tüm râyelerin üzerine râyesini çıkarmak üzere Hizb-ut Tahrir ile birlikte çalışmanızın zamanı gelmedi mi?

 

 HİZB-UT TAHRİR
 Ürdün Vilâyeti Medya Bürosu
H. 01 Cumâde’l Âhira 1427
M. 27 Haziran 2006