Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Lübnan Vilâyeti Medya Bürosu

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]



 

- Basın Açıklaması -

Münâsebetsiz Tartışma

 

Yerel bir gazetenin ilk sayfasında şöyle geçti: “Fransız Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jean-Baptiste’in; henüz tamamlanmayan Başbakan el-Harîrî suikasti soruşturmasından dolayı Başbakan Fuad Sinyora’ya çağrı yapıldığı halde Cumhurbaşkanı Emil Lehud’a yapılmamasına dikkat çekmesinden sonra Frankofon Krizi şahsî bir boyut kazandı.

Eğer akıllarda Ümmeti dışa bağımlılık tehlikesinden koruma düşüncesi varsa, bu konu cevaplamakta fazla zorlanılmayacak birçok soruyu beraberinde getirmektedir:

Konunun, politik ağızları bu kadar meşgul etmesinin ne mânâsı vardır? Frankofon Zirvesi üzerine, misyon şeflerinin ortaya çıkarıp günlerdir medya organlarında ve kısır tartışmalarda devlet başkanlığı makâmı ve geleceği etrafında dönüp duranlar neyin nesidir?

Koltuklar ve kontenjanlar üzerine şekillenen çatışmanın dâhili çekiciliği, bazıları nezdinden büyük musîbetten daha öncelikli olmadı mı? O büyük musîbet ki tüm tarafların Lübnan’ın, orada-burada sömürgeci devletlerin gözetiminde -ki bu durumda, bu Lübnan siyâsî varlığnı fırkacı bir bileşim olarak îcad edip bu ülkenin halkına mîras olarak on yıllardır yıkım, katliam ve terör bırakan Fransa’dır- düzenlenen zirvelere aşağılık bir halde çekilip götürülsün diye boynuna bağlı yular ile kalmasına râzı olmasıdır. Lübnan halkını aralarındaki yakın ilişkilerden soyutlayıp tutkularını dar sınırlara hapsedilmiş bırakan Sykes-Picot anlaşmasını dayatan devlet Fransa değil midir? O Fransa, Lübnan’ı, Cezayir’i veya … ilişkilerinde yeni bir sayfa açmak üzere Bush’un teröre [İslam’a] karşı savaşında katıldığı Afganistan’a yönelik saldırıya kadar işgâl ettiği tüm diğer beldelerde işlediği cürümlerinden, bıraktığı eserlerden dolayı özür diledi mi?

Bizler bu duruma o veya bu tarafın baktığı açıdan bakmadığımız gibi tarafların, hangi Batılı sömürgeci devletin tutumu ile Cumhurbaşkanlığı konusunda kumar oynadıkları da bizi ilgilendirmemektedir. Çünkü sadece Fransa’nın değil, aynı zamanda Lübnan’daki hasmı Amerika’nın da bu ülkenin işlerine yönelik küstah müdâhalelerinin hiçbirini kabul etmiyoruz. Nitekim her iki tarafın da uzaktan kumanda cihazları ile çalışan yerli işbirlikçileri vardır. Büyük oyuncular bizi hezeyâna uğratıp çatışmalarında kullanırlarken, Lübnan’daki siyâsî çalışmalar, daha ne zamana kadar dar bakışlı ve geçici çıkarlara dayalı projelere mahkum kalacaklar?

Şu bir gerçek ki hangisi olursa olsun her Sömürgeci devletin uzanan kollarını kesip atmak üzere Ümmeti şemsiyesi altında toplamaya hırs gösteren, geniş hedeflere sahip, izolasyondan uzak, kapsamlı bir siyâsî projeden başka hiçbir alternatif yoktur.

Tüm siyâsî fırkalara, Ümmetin izzetini gerçekleştirmek için çağrıda bulunuyoruz ki İslâmî Hilâfet Devleti Projesi’ni benimsesinler ve gece-gündüz bu uğurda çalışsınlar.

 

 HİZB-UT TAHRİR
 Lübnan Vilâyeti Medya Bürosu

Telefon: 03 – 77 67 92 veya 03 – 09 44 04

H. 29 Cumâde’l Ûlâ 1427
M. 25 Haziran 2006