Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Resmi Sözcülüğü
Sudan Vilâyeti

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]


 

İslam, Çekişmenin Kaldırılması İçin İslâmî ‘Akîde’nin Esâs Alınmasını Gerektirir

Hartum Gazetesi, 19 Haziran 2006 Pazartesi günü yayınlanan 6064 sayılı baskısının ilk sayfasında, “Doğu Cephesi, Nifâşâ Anlaşması’nın müzâkerelere esâs olmasını reddediyor” başlıklı bir haber yayınladı. Haberde şöyle denildi: “Hartum, Nifâşâ Barış Anlaşması’nın müzâkerelerin esâsı olması hakkındaki anlaşmazlığın hâlen mevcut olduğunu belirtmiştir. Hükümet bu görüşü desteklerken Doğu Cephesi, Nifâşâ Anlaşması’nın Güney sorunuyla alâkalı olduğunu ve Sudan’ın diğer vilâyetlerine tatbikinin mümkün olmadığını düşünmektedir.” Hükümet ile Doğu Sudan’daki İsyancı Hareket arasında Eritre’nin başkenti Esmerâ’da süren müzâkerelerin üzerinden yaklaşık bir hafta geçmiştir. Yukarıda geçen habere göre, hâlen sıfır noktasındadırlar ve müzâkerelerin esâsı yani çözümün üzerine oturacağı esâs hakkındaki anlaşmazlıklar sürmektedir. Şimdi soruyoruz: Sizler Müslüman değil misiniz? Allah’a ve Rasulü’ne inanmıyor musunuz? İslam, hasımlaşma ve çekişme esnasında mürâcaat edilecek esâsı sınırlandırmamıştır?

Muhakkak ki İslam, İslâmî Akîde’nin yani Allah [‘Azze ve Celle]’nin Kitâb’ını ve Rasulü [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem]’in Sünneti’nin çekişme yaşandığında, hakem olmasını kesin bir şekilde sınırlandırmıştır. Zirâ Allah [‘Azze ve Celle] şöyle buyurmuştur: Eğer herhangi bir hususta çekişirseniz, -Allah’a ve Âhiret Günü’ne gerçekten inanıyorsanız- onu Allah’a ve Rasul’e götürün. Bu, hem daha hayırlı hem de netice bakımından daha güzeldir. [en-Nisâ 59] Üstelik Allah [Subhânehu ve Te’alâ] hasımlaşma ve çekişme esnâsında İslam’ın dışında bir şeye muhâkeme olan kimseden imânı nefyetmiştir. Zirâ Allah [Azze ve Celle] şöyle buyurmuştur: Hayır! Rabbine andolsun ki onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda Seni hakem kılıp sonra da içlerinden hiçbir sıkıntı duymaksızın verdiğin hükme tam bir teslimiyet ile teslim olmadıkça îmân etmiş olmazlar. [en-Nîsa’ 65]

Nifâşa ve Abuca’da Allah’ın Kitâb’ı ve Rasulü [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem]’in Sünneti dışındakilere muhâkeme neticesinde meydana gelenler bizleri bu kötü hale ulaştırmıştır. Yine bu, orduları ve toplulukları ile Sömürgeci Kâfir’in pençesini beldemiz üzerine hâkim kılmıştır. Öyleyse Allah’a ve Rasulü’ne itaat edin ve hevâya tâbi olmayın. Yoksa daha önce Nifâşa ve Abuca’da dalâlete düştüğünüz gibi dalâlete düşersiniz. Şu halde hem yönetiminiz için hem sorunların ve meselelerin çözümü için, hem de çekişmenin kaldırılması için İslâmî Akîde’yi tek esâs haline getirin! Allah [‘Azze ve Celle] şöyle buyurmuştur: Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Rasulü’ne dâvet edildikleri zaman, mü’minlerin sözü ancak “İşittik ve itaat ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir! [en-Nûr 51]

 

 

İbrâhim ‘Usmân [Ebu Halîl]

Hizb-ut Tahrir
Resmi Sözcüsü
Sudan Vilâyeti
H. 23 Cumâde’l Ûlâ 1427
M. 19 Haziran 2006
 
 
Adres: East Malik Street, Imarat al-Vaqf, Ground Floor, East Khartum / Sudan
Tel (Mobil): +(249) 012-24-01-43
Web: www.turkiye-vilayeti.org E-mail: spokman_sd@dbzmail.com