Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Resmî Sözcülüğü
Türkiye Vilâyeti

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]



 

Avrupa Birliği’ne Üyelik, Ucuz Bir Aldatmacadır!

Başbakan Recep Erdoğan, İslambul’da düzenlenen bir toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerine değindi. Konuşmasında, Avrupa Birliği ile üyelik müzâkerelerinin sıkıntılı ve uzun vâdeli olacağını, 3 Ekim 2005 Zirvesi’nde büyük bir başarı(!) yakaladıklarını, bilim-araştırma ile eğitim-kültür gibi fasıllarda fiilî müzâkere aşamasına geçildiğini, AB müktesebâtına uyumun (fiilî değil) teknik düzeyde hızla gerçekleştiğini, heyecanlarının ilk günkü gibi taze(!) olduğunu, “AB gündemden düştü” yorumlarının haksız olduğunu… cafcaflı sözlerle uzun uzun anlattı. Hatta Avrupalı liderlerle birliktelik için Viyana’ya futbol oynamaya gitmesiyle övünecek kadar bayağı bir savunma sergiledi.

Hâlbuki Avrupa Birliği’nin geçen Haziran ayında yaptığı zirvede, üyelik kriteri haline getirdiği “hazım kapasitesi”nden yani Türkiye müzâkereleri başarıyla tamamlasa dahi “Avrupa’nın koşulları uygun değil” denilerek Türkiye’nin üyelik dışı bırakılacağından bahsetmedi. Avrupa Birliği’nin hazım kapasitesi, anayasa ve bütçe krizi gibi nedenler ile genişleme politikasını askıya aldığından, buna karşın meselâ Sırbistan’dan yeni ayrılan Karadağ’ın üyelik sürecinin hızla başlatılarak çifte standart uyguladığından bahsetmedi. Türkiye’nin üyelik müzâkerelerinin, “ilk kez Türkiye’ye uygulanan” kriterlere bağlı olduğundan ve bu müzâkerelerin “ucu açık” yani “her an sona erdirilebilir” olduğundan bahsetmedi. Müzâkereler başarıyla tamamlansa dahi, Türkiye’nin üyeliğinin, Avrupa halklarının referandumuna sunulacağından, tek bir halkın reddetmesi halinde bile Türkiye’nin tam üye olamayacağından, meselâ Fransız halkının da ebediyen bunu kabul etmeyeceğinden, dolayısıyla Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin “ham hayâl” olduğundan hiç bahsetmedi. Avrupa’nın kırk yıldır Türkiye’yi kapısında “dilenci” durumuna soktuğundan, bu süründürme politikasını sürdüreceğinden, “uzun ve sıkıntılı sürecek” dediği müzâkerelerin en az 10-15 yıl süreceğinden, yine de “imtiyazlı ortaklık” veya “özel statü” gibi bir şeyden öte lütufta bulunulmayacağından hiç bahsetmedi.

Tüm bu gerçekler, akıl ve basîret sahibi herkes için açıktır, nettir. Başbakan Erdoğan, bu süslü sözleriyle insanları aldatacağını sanmaktadır, oysa ancak kendisini aldatmaktadır. Aslında Erdoğan da bunları bilmektedir. Ancak Amerika’nın dayattığı reformların sürdürülmesi ancak Avrupa Birliği’ne üyelik bahanesinin pazarlanmasından geçmektedir. Dolayısıyla Avrupa, Türkiye’yi açıkça kovsa bile, AKP Hükümeti, sırf Amerika’nın emirleri ve plânları doğrultusunda Avrupa Birliği’nin peşinden koşmayı sürdürecektir. Muhakkak ki bu bir zillettir, rezâlettir, ihânettir. Türkiye’nin insaflı aydınları, hayırlı düşünürleri ve Allah’tan korkan siyâsetçileri bu gerçekleri görmeli, bu şerir gidişâtı durdurabilmelidir. Onlar bunun için çalışsalar da çalışmasalar da, Râşidî Hilâfet Devleti Allah’ın izniyle mutlaka kurulacak ve Avrupa’nın örümcek ağı zayıflığındaki birliğini, Amerika'yı ve taşıdığı çürük Kapitalizm ideolojisini süpürüp çöpe atacak; yerlerine İslam adaletini, hidayetini ve nurunu getirecektir.

  Yılmaz Çelik  
Hizb-ut Tahrir
Resmi Sözcüsü

Türkiye Vilâyeti

H. 15 Cumâde’l Ûlâ 1427
M. 11 Haziran 2006

Adres: Kâzım Karabekir Caddesi, Öğün İşhanı No: 40/71 İskitler / Ankara
Telefon: +90 312 311 61 13   Web: www.turkiye-vilayeti.org
E-mail: yilmazcelik@turkiye-vilayeti.org / yilmaz_celik1924@yahoo.com.tr