Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Ürdün Vilâyeti

Ürdün Yönetimi, Müslüman Çocukları ve Kadınları Katlettiği Halde Yahudiler ile İlişkilerini Güçlendiriyor!


 

Çocukların, kadınların ve sivillerin kâtili, mücrim Olmert ellerinden kan damladığı halde Ürdün Yönetimi tarafından azîz bir misâfir olarak aklanıp paklandıktan sonra ebeveynlerin kâbusu ve saçlarını ağartan katliamlarını yinelemek üzere Filistin’e geri döndü. Ürdün Ordusu’nun da aralarında bulunduğu Müslümanların orduları ise çocukların ve kadınların cesetlerini gördükleri, çocukların ve yas tutanların feryatlarını ve annelerinin, babalarının, kardeşlerinin katledilmesinden ötürü ağlayışlarıı işittikleri halde, Müslümanların bu orduları Müslümanların paralarının heder edildiği ama Müslümanları katleden Kâfirleri korkutmayı, onlara gözdağı vermeyi amaçlamayan askerî gösterilere hazırlıklar yapmakla meşguldürler. Çünkü bu ordular, Müslümanları katletmek üzere Kâfirler ile birlikte komplolar kuran yönetimlerin tahtlarını korumak için hazırlanmışlardır. Dolayısıyla ne tanklarında ne de göz-alıcı uçaklarında bir hayır vardır. Bunlar ancak Müslümanları zapt etmek için kullanılmaktadır. Me’an olayları sizden hiç de uzak değildir!

İnsanlar; Deyr Yâsin’de, Kıbye’de, Bahr-ul Bakar’da, Sabra ve Şatilla’da… Cenîn’de ve son olarak ama sonu olmayan, Ğazze sahillerinde mâsumların, kadınların ve çocukların acımasızca öldürüldüğü ve tüm dünyanın televizyon ekranlarından izlediği katliamda, mâsum sivilleri katleden o terör odaklarına kucak açan bu Ürdün Yönetimi’ni nasıl görüyorlar? İnsanlar; işgâlin yüz binlerce erkeği, kadını ve çocuğu katlettiği Irak’taki Amerikan işgâline yardım ve yataklık sağlayan bu Ürdün Yönetimi’ni nasıl görüyorlar? İnsanlar; Yahudi ve Amerikan kasapları, “barışsever” ve “yakın dostlar” olarak karşılayan ve onlara, İslam’a ve Müslümanlara karşı savaşlarında yaltaklık yapıp dayanak olan bu yönetimin, Irak’taki ve Filistin’deki Mücâhidlerin terörist olduklarına dâir iddialarına nasıl kanabiliyorlar?

Daha da ötesi bu Ürdün Yönetimi, Yahudilerle “karşılıklı ekonomik ilişkileri geliştirmek için” anlaşmakta ve Ürdün’deki Müslümanların çıkarları için değil de sırf Yahudilerin çıkarları için kurulmuş Nitelikli Sanayi Bölgeleri’nin genişletilmesini görüşmektedir. Dahası bu yönetim, Vâdî ‘Arabe ve Ölü Deniz’deki sınır bölgelerini geliştirmenin yollarını arayarak “İsrâil”i tanımaya ne kadar düşkün olduğunu göstermektedir. Kaldı ki bu yönetimin yalanları ve laklakaları, artık halkın gözünde iğrençliğin daniskası haline gelmiştir.

Hiç şüphesiz tek çözüm, tüm bu kokuşmuş yönetimlerin kökünden sökülmesi ve işleri özüne döndürecek Râşidî Hilâfet’in kurulmasıdır. İşte, Müslümanların canlarını, mallarını ve nâmuslarını korumaya muktedîr olan tek başına Hilâfet Devleti’dir. Müslümanların intikamını alacak ve onlara izzetlerini, üstünlüklerini ve haysiyetlerini yeniden iâde edecek olan da tek başına O’dur. Öyleyse daha ne bekliyorsunuz, Ey Müslümanlar? Haydi, Hizb-ut Tahrir ile birlikte, Râşidî Hilâfet Devleti’ni geri getirmek için çalışmaya koşun!

 

 HİZB-UT TAHRİR
 Ürdün Vilâyeti
H. 15 Cumâde’l Ûlâ 1427
M. 10 Haziran 2006