Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Hollanda  

 

Hizb-ut Tahrir, İsviçre Federal Polisinin Suçlamalarını Reddeder

Federal Polis’in, 30.05.2006 tarihinde yayınlanan 2005 Yılı İsviçre İç Güvenlik Raporu’nu okurken, “İnternet Üzerinden Şiddete Teşvik: Hizb-ut Tahrir ile Güçlü Bağlantılar” başlığı altında 32. sayfada geçen Hizb-ut Tahrir hakkındaki iftirâlar dikkatimizi çekmiştir. Şöyle denilmiştir:

Kantonlara bağlı polis kuvvetlerinin desteğiyle federal polis, 22 Şubat 2005 tarihindeki tahkikatı çerçevesinde beş şahsı aramış ve geçici gözetim altına almıştır. Ele geçirilen belgelerin teyidi neticesinde, zanlılar ile İslâmî Hizb-ut Tahrir örgütü arasında bağlantılar bulunduğu ortaya çıkmıştır. Yanlarındaki sarılı dokümanların teyit edilmesi neticesinde zanlılar ile İslâmî örgüt Hizb-ut Tahrir arasında bağlantıların olduğu ortaya çıkmıştır. Küresel Hilâfet kurmak amacıyla mücâdele eden bu inkılapçı İslâmî hareket, şiddet kullanımını da yadsımamaktadır.

İsviçre kamuoyuna hakîkati göstermek maksadıyla bu mektubu sizlere gönderiyor ve âdeten medya organları vasıtasıyla yayınlamanızı temenni ediyoruz.

1. Raporda, “Hizb-ut Tahrir ile güçlü bağlantılar” ifadeniz ile Hizb’den bahsedilme keyfiyeti ve “İnternet Üzerinden İslâmî Şiddete Teşvik” başlığı altında bâriz bir şekilde bunun öne çıkarılmasının hedefi, İsviçre vatandaşları nezdinde, Hizb-ut Tahrir’in şiddet çağırdığı intibâını uyandırmaktır. Oysa polis, bu iddiasına yönelik tek bir delil bildirmemiştir.

2. Polis raporu, zanlıların yanında Hizb-ut Tahrir’e ait kitap ve neşriyat gibi dokümanların bulunmasını, Hizb-ut Tahrir’in şiddete çağırdığı iddiasına delil olarak itibar etmiştir! Bu iddianın reddedilmesi için derin düşünmeye ve yasalara aşina olmaya gerek yoktur. Çünkü bu iddianın bâtıl olduğu açıktır. Nitekim Hizb-ut Tahrir’in düşünceleri kitaplarında, yayınlarında ve internet sayfalarında mevcuttur ve bunlara herkesin ulaşması mümkündür. Dolaysıyla polis raporunda bahsedilen şahısların yanında Hizb-ut Tahrir’e ait bazı kitapların veya yayınların bulunması, onlar ile Hizb-ut Tahrir arasında bağlantı olduğuna işâret etmez. Ayrıca Hizb-ut Tahrir, daha önce görüşse bile, bazı Müslümanların davranışlarından sorumlu tutulamaz.

Bununla birlikte ne İsviçre Polisi yakalananların Hizb’e üye olduklarını iddia edebilmiş ne de tutukluların kendileri böyle bir iddiada bulunmuştur. Yine bu da kendilerin isnâd edilenlerden Hizb’in sorumlu tutulamayacağını te’yid etmektedir.

Herkes adı gibi bilmektedir ki Hizb-ut Tahrir 1953 yılından beri fikirlerini yaymak için asla şiddet kullanmamıştır. Bunu da kitaplarında ve yayınlarında benimsemiştir. Dünyaca mâlum bazı istihbârat teşkilatları, maddi eylemlerde bulunma suçlamasını Hizb’e yapıştırmaya çalışmışlarsa da, katiyyen başarılı olamamışlardır. O halde hakîkati bilmesine ve hiçbir kanıta sahip olmamasına rağmen İsviçre polisinin raporunda, Hizb-ut Tahrir’in şiddet kullanabileceğinden bahsetmesi tuhaftır. Bu nedenle böylesi bir teşkilatın, Hizb-ut Tahrir hakkında böylesi çürük bir iddianın propagandasını yapmaya kalkışması ve İsviçre kamuoyunu aldatması yakışmaz.

Dürüstlük, Hizb’in resmi kaynaklarına müracaat etmeyi gerektirir. Hizb’in kültürüne zaten herkes ulaşabilmektedir ve İngilizce ile Almancaya tercüme edilmiştir. Bunlarda Hizb’in değiştirmede, şiddeti benimsediğine delâlet eden hiçbir şey yoktur.

Vakıaya dürüstçe bakıldığında, Hizb-ut Tahrir’in mücâdele tarihi boyunca -şebâbının tutuklamalara ve işkencelere maruz kalmasına rağmen- şiddet eylemlerine hiç başvurmadığı tespit edilecektir. Çünkü Hizb, İslam’ın arz edilmesinde, Rasul [SallAllâhu ve Aleyhi ve Sellem]’in fikir ve iknâya dayalı değiştirme metoduna sarılmaktadır. Şu halde Hizb, insanlığı Kapitalizm zulmünden İslam’ın Adâleti’ne çıkartmak ve Kapitalizm ateşiyle kavrulmasından sonra dünyada hayrı ve adâleti yaymak için Müslümanların beldelerinde Hilâfet’i kurma gayesini gerçekleştirinceye kadar da bu metoda bağlı kalacaktır.

Okay Pala [Ebu Zeyn]

Hizb-ut Tahrir

Resmi Temsilcisi

Hollanda

 

  H. 12 Cumâde’l Ûlâ 1427
M. 08 Haziran 2006