Ebiyi
Meselesinin Çözümü, Self-Determinasyon [Ayrılık] Hakkını Kaldırmada
Yatmaktadır
Ebîyi meselesi, “Amerikan” dayatması işbirliği gölgesindeki Güney’in
İsyancı Hareketi ve Hükümet için halen aşılması zor bir engel
görümündedir. Çünkü İsyancı Hareket, Ebiyi bölgesini Güney’den bir
parça sayan uzmanların raporuna tutunmakta ısrâr ederken, Hükümet
uzmanların kendilerine verilen yetkinin sınırını aştıkları
gerekçesiyle bu raporu reddetmektedir!
Başkanlık İşleri Bakanı Dink Elver’in sürekli olarak vurguladığı
İsyancı Hareket’in bu ısrârı, Güney’in ayrılmasında ilerleme
kaydedildiğini teyid etmektedir. Ebîyi bölgesinde devâsâ petrol
serveti olduğu sürece Güney’e bağlanmasında bu şekilde ısrâr
sürecektir. Nitekim bu durumu, Cumhurbaşkanı Danışmanı Dr. Mustafâ
‘Usmân İsmâ’îl’in de katıldığı 21.03.2006 tarihindeki Millî
Prodüktivite Merkezi’nin seminerinde, Dink Elver bizzat şöyle
diyerek vurguladı: “Vatanî Kongre Ebiyi’nin petrolüne göz
dikmesinden dolayı Kuzey’e bağlanmasında ısrâr etmektedir.” Onun
bu sözü üzerine Dr. Mustafa şöyle diyerek cevap verdi: “Sizler
el-Mesîriyye -ilgili kabilelerden biri- ile anlaştığınız sürece bize
ihtiyacınız kalmaz.” Ebiyi konusunda Hükümetin tavrı, sırf
el-Mesîriyye kabilelerinin isyanından korkmasından
kaynaklanmaktadır. Zîra bunlar, Hükümet ile Güney’deki İsyancı
Hareket arasındaki savaş boyunca, bu bölgedeki Güney isyancılarının
saldırılarına karşı engelleyici bir set mesâbesindeydiler. Ebiyi
meselesinin çözümüne ilişkin olarak “Vatanî Kongre - İsyancı
Hareket” ortaklığının son toplantılarında ortaya koydukları öneriler
sorunu asla halletmeyecektir. Anayasa Mahkemesi de üzerinde mutâbık
olunan üçüncü bir taraf da veya bir başkası da buna güç yetiremez.
Dolayısıyla tüm bu çözüm önerileri sorunu daha
karmaşıklaştıracaktır.
Ebîyi meselesinin köklü çözümü, İslâmî ‘Akîde’nin sorunların çözümü
için esâs kılınmasıyla birlikte, aslen bu sorunu ortaya çıkaran
sebebin yani self-determinasyon [ayrılık] hakkı diye bilinen şeyin
yok edilmesiyle mümkündür. Eğer Hükümet gerçekten bu açmazı çözmek
istiyorsa, iptal edilmesiyle ortada sorun kalmayacak
self-determinasyon [Parçalanma] hakkını kaldırmalıdır. Çünkü bu
durumda Ebiyi, Sudan’ın toprak bütünlüğü içinde kalacak ve Sudan’ın
toprak bütünlüğü içerisinde kaldığı sürece de ne Güney’e ne de
Kuzey’e bağlı kalması herhangi bir zarar verecektir. Bu çözüm,
herkesin haklarını garanti edecek, ülkeyi parçalanmaktan,
bölünmekten ve dağılmaktan koruyacaktır. O halde Hükümete düşen,
Allah [Subhânehu ve Te’alâ] ve Rasulü [SallAllahu ‘Aleyhi ve
Sellem]’in emrine icâbet etmesidir. Allah [Subhânehu ve Te’alâ]
şöyle buyurmuştur:
Ey îman edenler! Allah ve Rasulü sizi, size hayat verecek şeylere
çağırdığı an icâbet edin! Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına
girer ve siz, muhakkak O’nun huzurunda toplanacaksınız.
[el-Enfâl 24]
