Demokratlar ve Laikler, Kendi Pis İşlerine Hizb-ut
Tahrir’i Bulaştırmasınlar!
17 Mayıs sabahı Danıştay binasında meydana gelen fecî olay, tüm
Türkiye’de geniş yankı uyandırdı. Türkiye medyası, olayın
detaylarına geniş yer verdi. Fakat “bir kısım medya” bu arada olaya
Hizb’in ismini karıştırmayı da ihmâl etmedi. Bugün Gazetesi ile Flaş
Televizyonu, olayın fâili olarak yakalanan avukatın, Hizb-ut
Tahrir'in avukatlığını yaptığı için izlendiğini haber vererek,
dolaylı bir biçimde Hizb’in ismini bu çirkin olaya bulaştırmaya
çalıştı.
Hizb-ut Tahrir, ideolojisi İslam olan siyâsî bir partidir.
Hedefinde, çalışmalarında ve düşüncelerinde kesinlikle şiddeti
benimsemez. Zîra İslam, mâsum insanlara yönelik tüm şiddet
eylemlerini haram kılar. Hiçbir Müslümanın bunları tasvip etmesi
mümkün değildir. Hizb-ut Tahrir’in İslam’a dört elle sarılan,
İslâmî ölçüden kesinlikle tâviz vermeyen, İslam’ın aleyhine olan her
şeyin karşısında duran, şiddetten uzak siyâsî bir parti olduğu ve bu
gerçek, tüm dünya çapında bilindiği halde bu ne pervâsız ve
saldırgan bir yaklaşımdır?! Hizb-ut Tahrir’in heyetleri
belirli aralıklarla medya temsilcileri ile görüşüp Hizb-ut Tahrir’in
fikirlerini, mefhumlarını ve amaçlarını kendilerine en güzel bir
üslupla aktardığı halde, bu ne çirkin bir iftira ve ne şerir bir
ilişkilendirmedir?
Bilinmelidir ki Hizb-ut Tahrir’in avukatı yoktu, olmamıştır
da! Çünkü Hizb, avukata muhtaç değildir, kendisini savunmaya muhtaç
değildir. Hizb-ut Tahrir’in şebâbı ise Laik [Dinsiz] devletin
ve hükümetlerin zulmüne uğramalarından ötürü, şer’an câiz olduğu
gibi, üzerlerinden zulmü kaldırmak ve haklılıklarını ortaya çıkarmak
için kendi avukatlarını tutmaktadır. Bu avukatlar, hiçbir zaman
Hizb’in avukatı olmamışlardır, olmamaktadırlar da!
Laikler bu kadar çıldırmış bir halde iken içlerinden bazılarının,
Hizb-ut Tahrir’in Türkiye Vilâyeti’ndeki Resmî Sözcüsü Sayın
Yılmaz Çelik’in tahliye edilmesini de fırsat bilerek, bu çirkin
hâdiseye Hizb’in ismini karıştıracakları mevcut görüntüden zaten
belliydi. Nitekim Laiklerin, Amerikan uşağı AKP’ye saldırmakla
yetinmeyecekleri, kendi yandaşlarını bile yuhalamalarından
anlaşılabiliyordu.
Tekrar ediyoruz: Hizb-ut Tahrir, İslâmî İdeoloji’ye dayalı
maddî eylemlerden ve şiddetten uzak bir Siyâsî Parti’dir. Kim, ne
zaman, ne şekilde, ne maksatla yaparsa yapsın, İslam’ın haram
kıldığı şekilde yapılmış böylesi bir şiddet eylemini hiçbir zaman
tasvip etmemiştir, etmeyecektir!
