Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Lübnan Vilâyeti Medya Bürosu

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]



 

Onlar Allah’ın Nûru’nu Ağızlarıyla Söndürmek İstiyorlar. Oysa Kâfirler Kerih Görse de Allah, Nûrunu Mutlaka Tamamlayacaktır. [es-Saff 8]

Bir Ümmet, Mağrur ve cömert, Allah’ın izniyle, önlerindeki nurlarıyla, Bir Hakkı yükleniş, Zorbalığın ve Zulmün karanlığını darmadağın etmeye uğraşan, Bâtılı yok etmek için Hakkı taşıyan, Velev karanlık taşıyıcıları kerih görseler de!..

Bir yürüyüş! Ümmetlerine sarılmaktan başkasına râzı olmayan bir şebâbın izlediği, İlerleyen, emin adımlarla, göğüslerini gere gere, Rablerinin Kelâmını yüceltmeye, O’nun Dînini zafere ulaştırmaya, Ümmetlerini coşku ile sevk etmeye, Tüm İslâmî Âlem için tek bir siyâsî projeye, Azametli, sarsıcı, mağrur bir projeye, Âlemlere Rahmet ve Adâlet bir projeye, Nübüvvet Minhâcı üzere Râşidî Hilâfet Projesi’ne…

Lübnan arenası, birkaç aydan beri uyanışına tutunma girişimleri ile kaçınılmaz âkıbeti geciktirme girişimlerine tanıklık etmektedir. Bunu gören basîret sahibi herkes; Lübnan’ın ve halkının, -İslâmî Âlem’den ve İslâmî Ümmetlerinden ayrılmaz bir parça olarak- şer’i, tabiî ve târihî çehresine dönmekte olduğunu görmektedir.

Trablus’da Vesîm Şi’rânî, -Ziyâd Yargıcı’nın kendisi hakkında, Hizb-ut Tahrir’e üyeliğinin yasal olduğuna karar verip yargılanmasını reddettiği- Saydâ’da Şerîf el-Hallâk ve Hizb’in Saydâ’daki Medya Bürosu Temsilcisi Hasen Nehhâs ile halen okulda öğrenci olan oğlu hakkında arama kararı çıkarıldı. Muhammed Savân, Rabî’ el-Hamsî, ‘Abdullah Sadaka ve el-Bika’a’daki diğerleri hakkında da arama kararı çıkartılmasından dolayı dünden bugüne kadar Devlet, Hizb-ut Tahrir şebâbından takrîben on kişiyi izlemeye aldı. Bunlara ilaveten bazıları da sivil giyimli olan güvenlik birimleri, el-Bika’a’daki Hizb-ut Tahrir şebâbından Nâdir Dennî’nin evini basarak herhangi bir arama izni göstermeksizin arama yaptılar ve ev sahibini tutuklayıp götürdüler. Aynı ildeki Yâsir el-Ğandûr’u da tutuklarlarken Ziyâd el-Hamsî’nin evini kuşattılar ve onu bulamayınca annesini, evin kapısını kırmakla tehdit ettiler. Orada bulunan bir kişi, anneye yapılan kötü muameleye karşı çıkınca onu da tutuklamakla tehdit ettiler. Böylece annenin evine girdiler ve herhangi bir resmî arama belgesi göstermeden evi aradılar!

Soruyoruz: Lübnan Devleti bizzat ifade, düşünce ve görüş beyân etme hakkını koruduğunu iddia edip sonra da öteki görüşü haydutça engellemeye ve uğrunda ülkenin servetlerini ve hazinenin mallarını harcadığı ve halen de harcamaya devam ettiği emniyet birimleri, düşünce ve görüş sahiplerini, üstelik kurtuluş projesini ve bu yaralı Ümmet için tek ümit ışığını taşıyanları takip ettirmek üzere kullanmaya daha ne zamana kadar devam edecek?

Soruyoruz: Şu ana kadar birçok kişi tutuklanmadı mı? Önce tutuklanıp sonra serbest bırakılmadılar mı? Sadece bu bile, sözde “kurumlar ve kanun devleti”nde onların suçsuz olduğuna delil değil mi? O halde bu zulme karşı daha ne zamana kadar sessiz kalınacak?!

Zulme karşı koymada bizimle ahitleşen insaflı güç sahipleri ve kanaat önderleri nerede? Dâvetin taşınmasını, “kırık bir âsâya” çevirmeye niçin sessiz kalınıyor?

Dâvet taşıyıcılarına yönelik kötü muameleyi durduruncaya dek, herkesi sorumluları ciddiyetle muhâsebe etmeye çağırıyoruz. Kaldı ki bu, onları Kıyâmet Günü’nde hesâba çekilmekten kurtarmayacaktır. Nebî [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem] şöyle buyurdu:

Zulümden sakının! Muhakkak ki zulüm, Kıyamet Günü’nün karanlıklarıdır. [Muslim rivâyet etti]

Ve şöyle buyurdu:

Mazlumun bedduasından sakının! Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur. [Muttefekun Aleyh, el-Buhârî ile Muslîm’in ortak rivâyeti]

Şüphesiz ki bu Aydınlık Yürüyüş; azîm hedefine, yani dünyayı Zulüm, Elem ve Hüzün ile dolduran şu kapkara Batılı Hadârat’ın târihini, dünyayı Nûr, Adâlet ve Rahmet ile doldurmuş ve yeniden dolduracak olan İslam’ın Hadâratı ile değiştirecek Nübüvvet Minhâcı üzere Râşidî Hilâfet’e ulaşıncaya dek sürecektir.

Şüphesiz bu, Allah’a hiç de zor değildir. [İbrâhîm 20]

 

 HİZB-UT TAHRİR
 Lübnan Vilâyeti Medya Bürosu

Telefon: 03 – 77 67 92 veya 03 – 09 44 04

H. 21 Rabi’-ul Evvel 1427
M. 19 Nisan 2006