Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Resmî Sözcülüğü
Türkiye Vilâyeti

Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenleri, kendilerinden öncekileri yeryüzünde Halife kıldığı gibi onları da yeryüzünde Halife kılacağını, onlar için seçtiği dinlerini yeryüzünde hakim kılacağını, (geçirdikleri) bu korku durumlarını güvene çevireceğini vaâdetti. Zira onlar yalnız Bana ibadet eder ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Her kim de bundan sonra inkâr ederse işte onlar fasıkların ta kendileridir. [Nur 55]



 

“29 Ekim Cumhuriyet Bayramı” Bayram Değildir!

29 Ekim 1923’de Kâfir İngilizlerin yerli işbirlikçileri tarafından Cumhuriyet îlân edilerek Osmanlı Hilâfet Devleti yıkıldı. Ardından yine aynı tâife tarafından Müslümanların kalkanı ve kâfirlerin boğazındaki keskin kılıcı Hilâfet halledildi. Ardından Küfrün okları Ümmetin her zerresine yağmaya başladı. Ara vermeksizin 82 yıldır da yağmaya devam etti.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da 29 Ekim günü Cumhuriyet çığırtkanlığına ve İslam düşmanlığına dönüştü. Laik tâife bu günü fırsat bilerek kalbinin derinlerinde saklamaya pek de uğraşmadığı ve hiçbir zaman dilinden düşürmediği İslam düşmanlığını çirkin sözlerle dile getirerek arttırdı. Meselâ Cumhuriyet Halk Partisi lideri Deniz Baykal şöyle diyordu: “29 Ekim’de denilmiştir ki Türkiye’de egemenlik ne Saltanatta ne de Hilâfet’tedir. Türkiye’de egemenlik, [haşa!] gökyüzünde değildir, yeryüzündedir. Saltanat, Hilâfet yok! Milletin egemenliği var, egemen olan millettir.”

Bütün bunları da Müslüman Türkiye halkının gözlerinin içine bakarak yaptılar. Gerçekte ise Cumhuriyet’in îlânı hiçbir zaman kutlanacak bir bayram değildir. Çünkü Cumhuriyet, Ümmetin boynundaki zillet halkasının ismi ve “halkın egemenliği” yalanını, Allah Subhânehu’nun egemenliğinin üstünde gören sevimsiz, necis kokulu bir küfür projesidir. Oysa Müslümanlar için ancak iki bayram vardır: Mübarek Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı. Müslümanların bundan başka bayramları yoktur. Dolayısıyla Cumhuriyet Bayramı, cahiliyye bayramıdır ve Müslümanların onu kutlaması haramdır. Medine’ye vardığında orada iki günün bayram olarak kutlandığını gören Rasulullah [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem] şöyle buyurmuştu: Allah bunları sizin için daha hayırlı olanlar ile değiştirdi: (Bunlar) Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı'dır.

Cumhuriyet’in îlânını kutlamak laik taifenin ve onların efendilerinin istediğini yerine getirmektir. Biz Müslümanların yapması gereken ise, Rasulullah [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem]’in  “Sonra da Nübüvvet Minhâcı üzere [Râşidî] Hilâfet olacaktır” müjdesini gerçekleştirmek için çalışmak ve bu hayırda öncülerden olmak için yarışmaktır. Tıpkı Fatih Sultan Muhammed’in  “Onu fetheden komutan ne güzel bir komutandır ve Onu fetheden ordu ne güzel bir ordudur” buyuran Rasulullah [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem]’in müjdesine nail olabilmek için çalıştığı gibi! Çünkü biz laik (dinsiz) değiliz.

Andolsun ki bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşitli şekillerde anlatmışızdır. Ama insanların çoğu ille nankörlük edip diretmiştir. [el-Furkân 50]

 

Hizb-ut Tahrir
Resmi Sözcüsü Yardımcısı ve Vekîli
Türkiye Vilâyeti
H. 26 Ramazan 1426
M. 29 Ekim 2005
Adres: Mithatpaşa Caddesi No: 45/1 Kızılay / Ankara
Tel & Faks: +90 312 431 72 24 GSM: +90 538 681 02 62
Web: www.al-ummah.org E-mail: yilmazcelik@al-ummah.org / yilmaz_celik1924@yahoo.com.tr