Hizb-ut Tahrir.org Hizb-ut Tahrir.info Al-Ummah.org
Ürdün Vilâyeti

Bedrân Hükümeti’nin Açıklaması, Uygulanmak İçin Değil Güvenoyu Hazırlığı İçindir!



 

14.07.2005 tarihinde Ürdün Başbakanı Dr. Adnân Bedrân, Temsilciler Meclisi önünde Hükümeti hakkında uzun bir beyânat verdi. Orada milletvekillerinin zihinlerine gelebilecek bütün reformları ve iyileştirmeleri ortaya yığdı. Meselâ: fakirlik ve işsizlik ile mücâdele etmek maksadıyla vatandaşların hayat standartlarının yükseltilmesi ve gelirlerinin artırılması… Sorumluluk dışında herhangi bir şart koşmaksızın özgürlüklerin yerleştirilmesi yoluyla fikrî ve siyâsî çoğulculuğun zenginleştirilmesi… Tüm yönlerden yolsuzluk ile mücâdele… Yargı alanına yönelik yenilikler ve iyileştirmeler… Özgüven oluşturulması… Mahalli idârelere güvenilirlik sağlanması… Basın-medya özgürlüğü sağlanması ve ürünler üzerindeki rekâbet denetiminin kaldırılması… Bu bağlamda şöyle deriz:

1. “İyileştirme, zenginleştirme ve yükseltme” gibi ifadeler, açıklamada belirtilen konuların Ürdün’de mevcut olduğunu ve daha iyi bir hale getirmek için sadece ilerletmek ve geliştirmek gerektiği anlamına gelmektedir. Fakat vâkıa bu açıklamanın yalan olduğu suçlamasına götürmektedir. Zîra Ürdün’deki vâkıa -genel olarak- kurulduğu günden beri hep kötüden daha kötüye gitmiş, bütçe açığa sürekli artmış ve borçlar da olduğu gibi kalmış, belki biraz daha fazlalaşmıştır. Oysa siz hâlâ fakirlikten, işsizlikten ve yolsuzluktan hiç utanmadan bahsedebiliyorsunuz. Yönetimin öne sürdüğü düşünce ve basın özgürlüğüne gelince, böyle bir şey yoktur. Bunlar ya baskı altındadır yada yasaklanmıştır. Sadece yetkililerin istekleri ile sınırlandırılmıştır ki bunlar da büyütmekten ve abartmaktan ibârettir. Başta geçenlerde yapılan Birinci Devletlerarası İslâmî Konferans oturumu sırasında Hizb-ut Tahrir şebâbından üçünün tutuklaması olmak üzere zindanlar ve tutuklamalar bunun en açık delilidir. Onların, konferans salonundaki ilim ve fikir adamlarına Allah’tan korkmalarını öğütleyen bir açık mektup vermekten başka suçu yoktu. Ayrıca başlıca gazeteler Hizb-ut Tahrir adına Üstâz Yûsuf es-Sebâtin için verilen tâziyeyi yayınlamadılar. Çünkü onlar bu tâziyeyi yayınlamayı kabul etmeleri halinde, sorumlu yetkililerin emriyle bunu yayınlayamayacaklarını biliyorlardı.

2. Bedrân Hükümeti, diğer hükümetleri gibi güvenoyu alacaktır. Bu, Temsilciler Meclisi’nden alabileceği muhtemel oyların miktarından dolayı değildir. Açıkladığı Hükümet Programı’nda bahsettiklerinden dolayı da değildir. Bilakis devlet sisteminin ona güven duymasından dolayıdır. Ürdün’de ve diğer İslâmî beldelerdeki gelenek işte budur!

3. Muhakkak ki Hilâfet’in yıkılmasından sonra Sömürgeci Kâfir devletlerin İslâmî beldelere empoze ettiği beşerî nizamlar, Müslümanlara ancak hezîmet, sefâlet ve musîbet getirmiştir. Başlarına nice belâlar ve cürümler saçmıştır. Oysa tüm bunların sebebi olanlar, halk için daha iyi bir gelecek arzuladıklarını iddia eder hale gelmiştir. Fakat onların yaptıkları sadece insanların kötü durumunu daha da kötüleştirmektir.

Gerçek şu ki tüm bu acı tecrübelerden sonra hem Müslümanlar hem de Temsilciler Meclisi’ndeki milletvekilleri için, bu beşerî nizamların çürüklüğünü ve tehlikesini idrak etmenin, İslam ‘Akîdesi’ne dayalı olandan başka kendileri için hiçbir üstün hayât olmadığını anlamının, bu insan-ürünü sistemleri köklü bir değişim ile değiştirmek üzere ciddiyetle çalışmaya kendilerini dâvet edenlere icâbet etmenin ve böylece Rasulullah [SallAllahu ‘Aleyhi ve Sellem]’in şu hadis-i şerîfi ile müjdelediği Nübüvvet Minhâcı üzere Râşidî Hilâfet Devleti’ni geri getirmek üzere Hizb-ut Tahrir ile birlikte çalışmanın tam zamanıdır!

… Sonra da Nübüvvet Minhâcı üzere [Râşidî] Hilâfet olacaktır.

 

 HİZB-UT TAHRİR
 Ürdün Vilâyeti Medya Bürosu
H. 09 Cumâde’l Âhira 1426
M. 16 Temmuz 2005